Kalem Sûresi / 32-52.Ayetler

25 Mayıs 2007 tarihinde yayınlandı. görüntülenme Kur'an Sohbetleri

Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdülilllahi Rabbilalemin velakıbetü lil muttakin esselatü vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain

Bugünkü dersimiz Kalem suresinin son bölümü olacak. 24. ayetten itibaren derse girmeden önce biliyorsunuz bu hafta sonu vakfımız bir konferans tertip etmişti. Cumartesi günü Eminönü Belediyesinin, Kadırga Kültür Merkezinde, Celal Bayar Üniversitesi, Öğretim Üyelerinden Prof. Mehmet Çelik Bey. Hıristiyanlıkta Manastır Hayatı konulu bir konferans verdi. Konferansa gelemeyenler için kısaca anlatayım. Mehmet Bey, manastırda beş yıl kadar kalmış. Süryanileri çok yakından tanıma fırsatı bulmuş. Orada Süryani dilini öğrenmiş. Onları kendi kaynaklarından incelemiş. Dolayısıyla bu konunun gerçek anlamda uzmanı. Cuma günü saat yedide vakfa geldi. Daha önce havaalanından aldık. Sonra yedide vakfa geldik. Vakıfta güzel bir sohbet yaptık. Ertesi gün belediyenin kültür merkezinde çok güzel bir konferans verdi. Sonra tekrar vakfa geldik. Uzun uzun sohbetler yaptık. Sonra da Manisa’ya tekrar döndü.

Bu süre içerisinde gerçekten sohbete katılan bütün arkadaşlarımızın ortak kanaati çok güzel geçti. Ben şahsen çok şey öğrendim. Çünkü onun elde ettiği bu fırsatı elde etmek kolay değil. Yakından öğrenmiş olduk. Hıristiyanlarla ilgili bilgilerimiz pekişmiş oldu. Bazı konularda, bazı yeni bilgilerde zihnimize, yani bilgi dağarcığımıza koymuş olduk. İnşallah onu en yakın zamanda internetten yayınlayacağız. Dinlerseniz, tabii tamamını yayınlamamız zor olur ama önemli bir kısmını yayınlayacağız. Yani bu belediye kültür merkezinde yapılan konuşmanın tamamını, bir de vakıfta yapılan sohbetlerin bir kısmını yayınlayacağız. Oradan inşallah dinlersiniz.

Kalem suresinin 34. Ayetinde Allahu Teala şöyle buyuruyor: İnne lilmuttekıyne ‘ınde rabbihim cennatin ne’ıymi” Muttakiler için Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır. Muttaki demek kendisini koruyan kimse demektir. Kendisini salıveren değil, kendisini koruyan… Koruma da her türlü olumsuzluklara karşı olur. Kişi kendisini her şeyden önce ebedi cehenneme karşı korur. Sonra da dünyada saygın bir insan olarak yaşaması için yanlış davranışlara karşı korur. Sonra da Allah’ın yanında değerli bir insan olması için kendisini korur. Dolayısıyla kişi kendisini ne kadar çok korursa o kadar iyi takva sahibi olur. Bu sebeple sizin en büyük dostunuz kendinizsiniz. Yine sizin en büyük düşmanınız kendinizsiniz. Bir insanın kendinden daha büyük düşmanı yoktur ve kendinden daha büyük dostu da yoktur. “İnne lilmuttekıyne ‘ınde rabbihim cennatin ne’ıymi” Muttakiler için Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır. Bahçeler vardır.

“Efenec’alul muslimiyne kel mucrimiyne” Biz Müslümanları, mücrimler gibi mi kılarız? Allah’a teslim olmuş insanları, günaha girmiş kimseler gibi mi yapacağız? “Ma lekum” Size ne oluyor? Neyiniz var? “keyfe tahkumune.” Nasıl hüküm veriyorsunuz? Nasıl karar veriyorsunuz? “Emlekum kitabun fiyhi tedrusune” Sizin bir kitabınız var da yaptıklarınızı oralardan mı okuyorsunuz? Bir kitaba mı dayanıyorsunuz? “İnne lekum fiyhu lema tehayyerune” O kitapta şöyle mi yazıyor? Ne isterseniz onu yapma hakkınızdır. Allah’ın yarattığı bu dünyada kendi arzu ettiğiniz gibi davranma hakkını size kim veriyor? “Em lekum eymanun ‘aleyna baliğatun ila yevmilkıyame” Yoksa sizin lehinize bizi bağlayıcı yeminler mi var kıyamete kadar? “İnne lekum lema tahkumune” Allah size böyle yeminle bu şekilde bir yetki, bir söz mü verdi? “İnne lekum lema tahkumun” Siz ne karar verirseniz bu, sizin içindir. Yani sizin istediğiniz gibi karar verme hakkınız var mı dedik? Bu dünyayı kendi isteğinize göre mi yöneteceksiniz? Kendi arzunuza göre mi yaşayacaksınız? Size böyle bir yeminle verilmiş bir söz mü var? “Selhum” Sor onlara. “eyyuhum bizalike ze’ıymun” Onlardan hangisi bu konuda kefil olur? Allah’a karşı insanların bu davranışlarına kefil olacak kimmiş? Sor bakalım. Herkes Allah’ın yarattığı bu dünyada Allah’ın emirlerine uyma yerine, kendi aklına estiği gibi, kendi hoşuna gittiği gibi, kendi arzusu gibi, arzusuna uygun olarak davranıyor. Karar veriyor, hüküm veriyor. Var mı böyle bir şey?

      “ Emlehum şureka’u” Yoksa onların ortakları mı var? “felye’tu bişurekaihim in kanu sadikıyne” O zaman haklıysalar o ortaklarını getirsinler, bakalım. Yani ortakları var da, Cenab-ı Hakk’ın yetkisini paylaşan kimseler var da onlar mı bunlara bu davranışları yapma imkanını sağlıyorlar? Öyleyse getirsinler bakalım, o ortaklar kimlermiş? Haklıysalar ortaya koyarlar. Dolayısıyla siz bu dünyada yaşıyorsanız düşünün sahip olduğumuz ne varsa hepsi Allah’ındır. Şimdi Allah’ın yarattığı vücudu kullanacaksınız, Allah’ın verdiği nimetleri yiyeceksiniz, Allah’ın yarattığı topraklarda yaşayacaksınız ve kendi arzunuza göre hareket edeceksiniz. “Eyahsebul’insanu en yutreke suden” İnsanoğlu başıboş bırakılacağını mı zannediyor?( Kıyame/36) Hayat benim değil mi? İstediğim gibi yaşarım. İyi, yaşa. Sonucuna da katlanırsın.

“Yevme yukşefu ‘an sak” O gün paçalar sıvanır, artık iş ciddiyete biner. Artık kaçış yok. “ve yud’avne ilessucudi” Bu insanlar secdeye çağırılırlar. Hadi bakayım Allah’ın karşısında secde edin diye “fela yestetıy’une” Ama buna güçleri yetmez ki… Nasıl secde edecekler?  “Haşi’aten ebsaruhum” Gözleri şöyle önlerine inmiş, yani göz kapaklarını açacak halleri yok. Önlerine bakıyorlar. Gözlerini kaldırıp karşıya bile bakamıyorlar korkudan. “terhekuhum zilletun” Onları bir alçaklık sarmıştır. Her şeylerini kaybetmiş olmanın büyük bir çöküntüsü içindeler. Gözlerini kaldıracak halleri yok. “ve kad kanu yud’avne ilessucudi ve hum salimune”  Onlar sağ salimken, bir problemleri yokken secdeye çağırılmışlardı. Ama o zaman secde etmemişlerdi. Şimdi nasıl edecekler ki? Şimdi fırsat yok artık.

      “ Fezerniy ve men yukezzibu bihazelhadiysi” Şu sözü yalanlayanı bana bırak ya Muhammed! Yani bu hadis, bu Kuran-ı Kerim yani, bu söz. Kuran’ı yalanlayanı bana bırak. Onun cezasını ben veririm. “senestedricuhum min haysu la ya’lemune” Onları şöyle fark edemedikleri yerden derece derece, böyle adım adım adım cehenneme doğru sürükleyeceğiz.  “Ve umliy lehum” Ben onlara fırsat da veririm. “inne keydiy metiynun” Benim düzenim sağlamdır. Çok sağlam bir düzen kurmuşumdur. Hiçbir eksik bulamazsınız orada. Bu kişi isterse tevbe de edebilir. Ama isterse yanlış davranışlar yapar ve cehennemi hak eder. Düzen sağlam. Yarın Allah’ın huzurunda hiç şikayet hakkı olmayacak. Çünkü Allah bu insanları öyle yaratmış ki hepsi doğruyu, gerçeği pek ala anlar. Ne yapması gerektiğini bilir. Yarın Allah’ın huzurunda diyemez ki: “Ya, Rabbi! Ben bilmiyordum, farkında değildim. Ne yapayım? Gücüm yetmemişti. İşte falan filan.” deme imkanı olmayacaktır.

Şimdi, burada önemli bir husus var.Bu sözü yalanlayanı bana bırak.” diyor Allah. Yani kafirin cezasını vermek sana düşmez. Kafirin cezasını vermek sana düşmez, onu bana bırak. Biliyorsunuz daha önce bu konuyla ilgili birçok ayetler okumuştuk. 62. Sayfada 86. Ayet. Al-i İmran suresi. “Keyfe yehdillahü kavmen keferu ba’de ımanihim” İnandıktan sonra kafir olmuş bir toplumu Allah nasıl yola getirsin? Nasıl yola getirir? “ve şehidu enner rasule hakkun” Bunlar, rasulün hak olduğuna da şahit olmuşlardır. Yani Kuran’ı okumuş anlamışlar. Yani “eşhedü enne Muhammeden Rasulullah” diyecek noktaya gelmişler. Peygamberin hak olduğunda hiç şüpheleri yok. Çünkü iman ettikten sonra kafir olmuşlar. “La ilahe illallah Muhammeden Rasulullah” demişler. Bunu eşhedüyle söylemişler. Ben şahidim, çok iyi biliyorum. En küçük şüphem yok, diye söylemişler. “ve caehümül beyyinat” Onlara çok açık belgeler gelmiş. Bu dinin hak olduğu ve doğru olduğu hususunda. Şimdi bunlar sağlam mümin mi? Olmuşlar mı? Ama ondan sonra kafir olmuşlar. Biz bunlara ne diyoruz? Mürted. Dinden dönmüş diyoruz. Önce dindar olmuş, sonra dönmüş. Bunların cezası ne? Bunların cezası mezheplerde ölümdür. Bir de bu ayetlere bakalım, nedir cezası?

Şimdi öncelikle “sen yalanlayanları, bu sözü yalanlayanları bana bırak” tan hareket ettik. “vallahü la yehdil kavmez zalimın” Allah zalimler topluluğunu yola getirmez. Kendisi yola gelmek istemiyor, onun için getirmez. Kendisi yola gelmek isterse getirir. Zaten gelecek biraz sonra. Şimdi bunların cezası neymiş? “Ülaike cezaühüm” Bunların cezaları “enne aleyhim la’netellah” Bunların üzerinde Allah’ın laneti olur. Allah’ın rahmetinden uzaklaşırlar. Yani mutlu olmazlar, rahatsız olurlar, huzursuz olurlar. Birçok şeyler olur. “vel melaike” Meleklerin laneti olur. “ven nasi ecmeıyn” ve bütün insanların laneti olur. Niye? Çünkü bunlar, bu davranışlarıyla çok kötü örnek olmuşlardır. “Halidıne fiha” Bu lanet içerisinde sürekli kalırlar. “la yühaffefü anhümül azabü” Bu azap onlardan hafifletilmez. “ve la hüm yünzarun” Onlar gözetilmezler de. Bu azap nerede? Dünyada mı, ahirette mi? Emin misin? Ayete dikkatle bak, bakalım. Bu azap dünyada mı, ahirette mi? Şimdi dikkatle dinleyin, tekrar okuyorum. “Halidıne fiha” Sürekli azapta kalacaklardır. (Dinleyiciler cevap veriyor.) Öyle aceleci olmayın, durun. Düşünerek karar verin. Bak baştan alıyorum. “Ülaike cezaühüm” Bunların cezaları şu. “enne aleyhim la’netellahi” Allah’ın laneti bunların üzerinedir. “vel melaiketi” meleklerin laneti, “ven nasi ecmeıyn” ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir. “Halidıne fiha” Sürekli bu lanette kalacaklar. (Dinleyiciler cevap veriyor.) Herkes kendine göre bir kanaate sahip olmaya başladı. Dur bakalım kimin dediği doğru çıkacak. “La yühaffefü anhümül azabü” Bu azap onlardan hafifletilmeyecektir. “ve la hüm yunzarun” Gözetilmeyecekler de. Şimdi sıkı durun bakalım. Dünya mıymış, ahiret miymiş? “İllellezıne tabu mim ba’di zalike ve aslehu” Bundan sonra tevbe eden ve durumunu düzeltenler hariç. Şimdi bu neredeymiş? Ahirette diyen kaldı mı? Haa, kalmadı değil mi? Bu azap dünyadaymış. “Fe innellahe ğafurur rahıym” Şüphesiz ki Allah ğafur ve rahimdir.

Bakın, meseleyi çok iyi kavramamız lazım. Ayetleri okurken aceleci kararlar vermeyelim. Tekrar okuyorum, çok dikkatle dinleyin. “Keyfe yehdillahü kavmen keferu ba’de ımanihim” İnandıktan sonra kafir olan bir kavme Allah nasıl hidayet verebilir? Bundan ne anlarsınız? Bu hiçbir zaman artık yola gelmez. Öyle mi? Efendim? Şimdi bakalım, ilk görünüşte sanki hiç yola gelmeyecekmiş gibi anlaşılıyor, değil mi? İşte bir çok şeyde böyle aceleci kararlar veriyoruz. Sonra kendi yanlış kararlarımızın altında kalıyoruz. Allah hiç kimseye durup dururken hidayet de vermez, dalalet de vermez. Hidayet de, dalalet de kişinin kendi çabası ve gayretiyle elde ettiği şeydir. Bugün dalalette olan kişi, yarın hidayete gelebilir. Aksi de olur. Ama Allahu Teala durup dururken kimseye bunu vermez. Yani siz hak ederseniz hidayeti verir. Hak ederseniz dalaleti verir. Hak edecek olan kul, neticeyi yaratacak olan Allah’tır.

Şimdi bunlar önce sağlam mümin imişler. “Keyfe yehdillahü kavmen keferu ba’de ımanihim”  İnandıktan sonra kafir olan bir topluma Allah nasıl dirlik ve düzenlik verir? Nasıl huzur verir? Nasıl hidayet verir? “ve şehidu enner rasule hakkun” Böyle bir toplumun iki yakası bir araya gelmez, demektir. Bunlar, rasulün hak olduğuna şahit olmuşlardır. “ve caehümül beyyinat” Açık açık deliller de gelmiştir. Yani bunlar öyle sağlam mümin olmuşlar ki her şeye tamı tamına inanmışlar. “vallahü la yehdil kavmez zalimın” Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. Ama ne zaman zalimlikten vazgeçerler, doğruya yönelirler. O zaman Allah hidayetini de verir.

“Ülaike cezaühüm” Şimdi bunlar kim? Sapasağlam Müslümanken kafir olan insanlar değil mi? Onun için şunu bir kere kafamıza yerleştirelim. Hiçbirimizin Müslüman kalma garantisi yoktur. Dolayısıyla sürekli dikkatli olmamız lazım. İşte takva, bu. Kendimizi sürekli korumamız lazım. Uyanık olmamız lazım ve hani hiç kimsenin hasta olmama garantisi olmadığı gibi bu da bir hastalık işte. Hasta olmamak için kendimizi nasıl korumak zorundaysak; günaha, küfre düşmemek için de korumak zorundayız. Şimdi bunlar mürted. Bunların cezası ne? “Ülaike cezaühüm enne aleyhim la’netallah” Bunların cezası üzerinde Allah’ın laneti vardır. “vel melaiketi” meleklerin “ven nasi ecmeıyn” tüm insanlığın laneti vardır. Çünkü kötü örnek olmuşlardır. “halidine fiha” Sürekli bu lanet altında kalırlar. “la yühaffefü anhümül azabü” Bu azap onlardan hafifletilmez. “ve la hüm yunzarun” ve gözetilmezler de. “illellezine tabu” Tevbe eden başka. Ahirette tevbe var mı? Öyleyse bu lanet bu dünyada. Bu ceza, bu dünyada. O zaman mürtedin cezası neymiş? Biz mi vereceğiz mürtedin cezasını? Hayır, Allah verecek. Onun cezasını Allah verecek. Zaten o lanetin içerisinde kalır yani lanet etmek… Sen gidip de ona aferin, iyi yaptın, diyecek halin yok ya… Şimdi lanet şudur: Allah’ın rahmetinden uzaklaşmak. Şimdi Allah’ın çeşitli rahmetleri var. Yani bir kere iç huzuru meselesi var. Değil mi? Kişinin kendine olan güveni var. Çevresiyle ilişkileri var. Allah’la ilişkileri bozduğu zaman bütün ilişkileri bozulur insanın zaten.

Ondan sonra diyor ki: Tevbe ederse, durumunu düzeltirse başka. Allah gafur ve rahimdir. Demek ki dinden dönmüş, tevbe etmiş, durumunu düzeltmiş. Bu da kendi gayretiyle. Şimdi bizim kitaplarda şu vardır: Bir insan dinden dönerse –ki dinden dönmeyle ilgili hükümlerin birçoğu da biraz sübjektif hükümlerdir- işte şöyle derse dinden döner, böyle derse dinden döner, falan diye o kadar çok şeyler de olur ki bazı kitaplarda. Bazı ulema der ki, Şafiiler der ki çok şey yapmıyor: “Anında öldür gitsin adamı” der. Tevbe teklif etmeye gerek yok. Tevbe ederse diyor Allah tevbesini kabul eder ama o ahirette. Biz her ihtimale karşı öldürürüz. Hanefiler de şöyle, üç gün adama mühlet vereceksin. Üç gün, her gün işte katıksız hapis gibi bir şey. Her gün gideceksin işte tevbe et, tevbe et falan. Sonra tevbe ederse eder etmezse öldürürsün.

Şimdi Allahu Telala Peygamberimize diyor ki “tezekkir inne ma ente muzekkir” Sen hatırlat, sen sadece görevi hatırlatansın. Senin vazifen bu. “leste aleyhim bi musaytir” Sen bunların üzerinde baskıcı değilsin. “Tamam baskı yapmıyorum ki inanmazsa öldüreceğim. Bu baskı mı?” Olur mu böyle şey? Bak, Cenab-ı Hak bunu bana bırak, diyor. Ve bunu bazı hadislerle bu hükmü verirler. Açık ayetler olmasına rağmen. O hadislerin tamamı da sakattır. Yani hadis şeyi açısından, tekniği açısından sakattır. Çok açık ayetler. Bak, diyor ki Allah. Cezasının ne olduğunu burada bildiriyor. Öbür tarafta da diyor ki bu söze inanmayanı bana bırak, diyor. O zaman gayrimüslimlerle ilişkilerimiz ne olacak? Şimdi ayetleri, ilgili olduğu ayetlerden kopardığınız zaman nerede rastlarsanız öldüreceksiniz.

Geçen hafta size söylemiştim ya bu sıralar hep Ürdünlü öğrenciden bahsediyorum. Çünkü benim için ilginç bir örnek. 35 yaşlarında bir doktora öğrencimiz. Ürdün’e gidip gelmişti Kurban Bayramı tatili dolayısıyla. Orada bir hoca bunu imtihan etmek istemiş. “Gel bakayım Türkiye’de neler öğrendin?” demiş. O da demiş ki: “Önce ben sana sorayım.” demiş. Şimdi diyor ki artık bundan sonra ben onlara öğreteceğim, diyor. Tevbe suresinin 5. Ayetinde  “Fe izenselehal eşhürul hurumü faktülül müşrikıne hayüs vecedtümuhüm”  O haram aylar çıktığı zaman müşrikleri nerede bulursanız öldürün, ayetindeki “el müşrikun” kelimesinin başındaki “elif-lam” ne içindir? diye sormuş. “Cins içindir.” demiş. Cins içindir, demenin anlamı bu: Bütün müşrikler demek. Peki, demiş bu dört ayın dışında bulduğumuz her müşriki öldürecek miyiz? “Hıı? Ne dedin?” demiş. “Allah, Allah” Bu defa uyanmış kendisi. “Peki, siz nasıl okudunuz?” demiş. Demiş “şu ayetin üst tarafını okur musun?” demiş. O Tevbe suresinin 1., 2. ayetlerini… “Yaa, gerçekten yaa!” demiş. Bu, öyleymiş, demiş. Sadece Peygamber Efendimize karşı savaş suçu işlemiş olan, bütün savaş suçlarını işlemiş: Müslümanları öldürmeye kalkmış, Medine’ye sürmüş, Medine’de de baskınlar yaparak orada öldürmeye kalkmış, sonra Hudeybiye Savaşında yapılmış olan sözleşmeyi bozmuş, bütün savaş suçunu işlemiş olan o müşrikler. Belli müşriklerden bahsediyor. “Yav, gerçekten doğru. Sen bunları nerden öğrendin? Türkiye’den mi öğrendin?” demiş. “Peki, bunların yazılı olduğu kitap var mı?” demiş. “E, var da tercüme edilmedi, ben tercüme edeceğim.”

Şimdi hakikaten Kuran-ı Kerim’de Allahu Teala hiçbir şeyi eksik bırakmamış. Ama biz dikkat etmediğimiz zaman olmuyor. Şimdi mürtedin hükmü var mıymış? Bak ceza, diyor. Ceza kelimesiyle söylüyor. Sonra Allah peygamberine diyecek ki: “Sen onların üzerinde bir baskıcı değilsin.” diyecek. “Sen sadece hatırlat.” “Tezekkir inne ma ente muzekkir” “Sen hatırlat, sen sadece hatırlatıcısın.” Ondan sonra da diyecek ki bu şeyde, bu imanla ilgili vardı ya… Yahya bu Amenerrasulü’den sonraki ayet  “La ikrahe fid dıni kad tebeyyener ruşdü minel ğayy” Din konusunda herhangi bir baskı söz konusu olamaz. (Bakara/256) diyecek Cenab-ı Hak. Sonra bakın Allah’a ilk baş kaldırıp kafir olan şeytana da kıyamete kadar yaşama imkanı verecek. Üstelik insanları saptırma hürriyeti de verecek. Çünkü Allah’tan müsaade aldığı zaman diyor ki  “le ak’udenne lehüm sıratakel müstekıym” Onlar için senin doğru yolunun üstünde oturacağım. (Araf/16) E, o zaman böyle olmazsa zaten imtihan olmaz ki. Siz insanları Müslüman olmaya zorlarsanız, onlar Müslüman olmaz, münafık olurlar. Bunun da hiç kimseye bir faydası olmaz.

“ Fezerniy ve men yukezzibu bihazelhadiysi” Bu sözü kim yalanlıyorsa sen onu bana bırak diyor Cenab-ı Hak. Yani sen tebliğini yap, karışma. E, tabii, bir takım kırmızı çizgiler var. Kırmızı çizgilerimiz var. Allahu Teala o mesela Mumtehine suresinin 8 ve 9. ayetlerinde bu kırmızı çizgileri açıkça belirtiyor. 60. sure 551. sayfa .  “La yenhakumullahu ‘anilleziyne lem yukatilukum fiyddiyni” Din konusunda sizinle savaşmamış yani inancınızdan dolayı sizi öldürmeye kalkmamış, “ve lem yuhricukum min diyarikum” Sizi ülkenizden çıkarmamış olanlara  “en teberruhum” iyilik yapmanızı Allah yasaklamaz. “ve tuksitu ileyhim” Onların paylarını, haklarını vermenizi yasaklamaz. Bu konuda Allah herhangi bir yasak koymaz. “innallahe yuhıbbulmuksitıyne” Allah, adil olan, her hak sahibinin hakkını verenleri sever.  “İnnema yenhakumullahu” Allah’ın koyduğu yasak sadece şu konudadır. “’anilleziyne katelukum fiydiyni” Din konusunda sizinle savaşmış, “ve ahrecukum min diyarikum” Ülkenizden sizi çıkarmış, “ve zaheru ‘ala ıhracikum” çıkarılmanıza destek vermiş olanlar “en tevellevhum” İşte onları veli edinmenizi, dost edinmenizi yasaklar Allah. Bunlar zaten kıyamete kadar savaş sebepleridir. Adam seni öldürmeye kalkacak da sen “buyur bey efendi, nereden vururdun? Alnımın ortasından mı yoksa kalbimden mi?” böyle mi diyeceksin? Seni ülkenden çıkaracak sen de ona bir teşekkür mektubu yazacaksın, öyle mi? Bunlar savaş sebebidir. Tabii onlara karşı gerekeni yapacaksınız. İşte o Tevbe suresinin 5. ayetinde bu çizgilerin tamamı fazlasıyla çiğnenmişti. Onun için Allahu Teala orada o hükmü koymuştur.

      “ Fezerniy ve men yukezzibu bihazelhadiysi” Bu sözü kim yalanlarsa beni onunla baş başa bırak. “senestedricuhum” biz onu yavaş yavaş celbederiz  “min haysu la ya’lemune” farkına varmadıkları yerde. “Ve umliy lehum” ve bunlara müsaade ederiz. Mesela Mekkeli müşriklere müsaade etmiş. “Kafirler aman işte bu adam şimdi ölse, geberse” falan filan diyenler vardır. İnsanlara kafir olma hürriyetini Allah vermiştir. Hiç kimsenin engellemeye hakkı yok. Bunun neticesini, cevabını ahirette Cenab-ı Hakk’a verecektir. “İnne keydi metin” Benim düzenim sağlamdır, diyor Allah. Ben, çok sağlam bir düzen kurmuşumdur. Burada ben onlara müsaade ederim. Bir de anlama ve kavrama kabiliyeti vermişimdir. İşte ayetler de karşılarına gelir. Ha, burada kararlarını verirler. İnanırlarsa inanırlar. İnanmazlarsa da inanmazlar. Cezayı hak ettikleri kanaati de kendilerinde hasıl olur. Mükafatı hak ettikleri kanaati de kendilerinde hasıl olur. İnsan ne yaptığını çok iyi bilir. “Belil insanü ala nefsihi basirah ve lev elka me’azirah” İnsanın kendisi kendine karşı bir basirettir. (Kıyamet 14/15) Yani kişi ne yaptığının farkındadır. Sana birçok mazeretler sayıp dökse bile işin özünü kendisi biliyor. Seni kandırabilir ama kendini kandıramaz. Herkes ne yaptığını çok iyi bilir. Herkes günahının suçunun farkındadır. “Em tes’eluhum ecren fehum min mağremin muskalune.” Sen şimdi onlardan ücret istiyorsun da onlar bunun borcu altında eziliyorlar mı ki gelmiyorlar? Böyle bir şey de yok. Sen ne ücret istiyorsun, ne de onlar borç altında eziliyorlar.  “Em ‘ındehumul ğaybu fehum yektubune” Yoksa gayb onların yanında da yazıyı onlar mı yazıyor? Falanca mümindir, falanca kafirdir, kararı onlar mı veriyor. Şu cennete gidecek, bu gitmeyecek. Herkes kendi kafasına göre bir din tanımı yapıyor. Yeryüzünde –bunu da son zamanlarda sık sık söylüyorum, kafamıza iyice yerleşmesi için- kendisini dindar kabul etmeye bir tek insan yoktur. Ama dinin tarifleri farklıdır. Herkes kendi kafasına göre bir din tanımı yapar. Çünkü herkes Allah’ın varlığı konusunda hiç şüphe etmez ve bazıları zanneder ki bu bana yeter. Ondan dolayı “ve la yegurranneküm billahil ğarur” (Fatır/5) O çok aldatan sizi Allah’la aldatmasın, demiştir Cenab-ı Hak. İnsanların içerisinde Allah’a inancı olanlar iki gruba ayrılır. Bir grup vardır ki imanına şirki karıştırmaz. İşte bunlar samimi Müslümanlardır. Bir grupta vardır ki imanına şirki karıştırmıştır. “Ellezine amenu ve lem yelbisu imanehüm bi zulmin” İnanan ve imanına zulüm karıştırmamış, şirk karıştırmamış olanlar. (Enam/82) İşte Allahu Teala’nın istediği bu insanlardır. Yani “ve ma yü’minü ekseruhüm billahi illa ve hüm müşrikun” İnsanların çoğusu Allah’a şirk koşarak inanır. (Yusuf/106) Tamam, ben Allah’a inanıyorum, der ama bu yukarıdaki ayetlerde olduğu gibi benim hayatıma Allah karışmaz. Ben kendi istediğim gibi bir hayatı yönlendiririm, der. Yani hayatı paylaştırır. Burası Allah’ın payı, burası benim payım. Ya da kendi grubunun arzularını öne alır, Cenab-ı Hakk’ınkini arkaya bırakır. Bu kadar ve bundan da son derece mutlu olur.

Cenab-ı Hak insanları ikiye ayırıyor. “Ferikan heda ve ferikan hakka aleyhimud dalale” Allah bir grubu yola getirmiştir yani yoluna kabul etmiştir, mühtedi saymıştır. Bir grup da sapıklığı hak etmiştir. (Araf/30) Şimdi ilginçtir, yola gelenler pek bir şey demezler de “Allah günahımı bağışlasın, halim ne olacak?” diye üzüntü çeker de sapıkların hiç endişesi yoktur. Cennetin tam ortasında hissederler kendilerini. Yani “eğer ahiret varsa tabii ki cennetin ortasında biz olacağız, biz varken başkası olur mu? E, yoksa zaten bu dünyadan alıyoruz payımızı.” “İnnehumuttehazuş şeyatine evliya emin dunillahi ve yahsebune ennehum muhtedun” (Araf/30) Onlar şeytanları evliya edinirler, yani bütün kafirler ve kendilerini doğru yolun ortasında zannederler. Yani herkesin günah işlerken bir arkadaş grubu vardır. Onu öne alır ve “en doğruyu biz yapıyoruz” der. Yani dini algılamada farklar vardır. Dindarlıkta fark yoktur. Herkes kendisini çok dindar zanneder. Belki dinlemişsinizdir. Bu Kanal 7’de İskele Sancak programında, %97 çıkmış Türkiye’deki dindarlıkla ilgili yaptıkları araştırmalar. İşte, kendisini dindar sayanlar %97 çıkmış diye istatistik verilmişti. Basında ve televizyonlarda çokça yer almıştı. Orada dedim ki o %100’dür de %3’ü neden ben dinsizim, ben dindar değilim demesin. Dinsizim kimse demez de çok az kimseler der. Ben dindar değilim, neden demiştir? O anketi yapanı beğenmediği için öyle demiştir. Yani senin inandığın dini kabul etmiyorum, manasına dindar değilim, demiştir. Yoksa sen git, kendisiyle konuş. Kendi kafasına göre, kendi tanımladığı dinin dindarıdır o da. Ama esas olan Allah’ın tanımladığı dinin dindarı olmaktır. Esas olan odur. Yoksa öbürü çok herkes kendini kandırır.

Mekkeli müşrikler kendilerini o kadar dindar sayıyorlardı ki… Diyorlardı ki hac sırasında Arafat’a çıkmayalım. Biz Arafat’a çıkarsak Arafat kutsallık kazanır. Arafat’tan kendileri istifade etmiyor, biz Arafat’a çıkarsak Arafat kutsallaşıyor, diyor. Arafat kutsallaşacakmış. Böyle diyorlardı. O kadar dindarlardı. Şimdi bunlara Peygamberimiz gelip de siz yanlış yoldasınız deyince adamlar beyinlerinden vurulmuşa döndüler. Bütün Arap Yarımadası bunları çok özel insanlar olarak kabul ediyor. Peygamberimiz gelip bir de biz de İbrahim(as)’ın soyundanız da diyorlar. Koskoca bir peygamberin soyundan olacaklar. Kabe onlarda olacak. Herkes hac ve umre için oraya gelecek. Ve Peygamberimiz diyecek ki siz yanlış yoldasınız, müşriksiniz. Bu putlar olmaz diyecek. “E, canım biz bu putları Allah’a ulaşmak için şey yapıyoruz. Ondan dolayı. Asıl hedefimiz Allah’tır.” falan. Onun için ortalığı iyice karıştırmışlardı. Beyinlerinden vurulmuşlardı. Onlar da kendilerini çok dindar sayıyorlardı.

Mesela bu şeyde cumartesi günü Mehmet Bey anlattı. Diyor ki şeylerde Süryanilerde şöyle bir uygulama varmış çok yakın zamana kadar. Beş tane evladı olan beşincisini, bir tanesini manastıra veriyormuş. Orada birisi var, diyor, Tomas adında. Beş yaşında manastıra gelmiş. Şimdi sekseni geçkin bir yaşı varmış. Üç kere manastırdan dışarı çıkmış. Beş yaşından bugüne kadar. O da Midyat’a hastaneye gitmiş. Rahatsızlanmış, üç kere hastane için çıkmış başka bir sebeple çıktığı yok. Şimdi diyor, küçücük bir kulübesi var, diyor. O kulübeden günde üç vakit çıkar, kiliseye gelir, orada namazını kılar. Onlarda da tam beş vakit namaz olduğunu öğrendik biz bu vesileyle. E, olması gerekiyor Kuran-ı Kerim’de yok mu?

İsa(as) ne diyor? “ve evsanı bis salati vez zekati ma dümtü hayya” (Meryem/31)  “Ben yaşadığım sürece bana namazı ve zekatı Allah emretti.” diyor. “Vasiyet etti.” Şimdi, günde beş vakit namaz kılıyorlar, diyor. Sabah namazını dört rekat kılıyorlarmış. Öğle namazını on rekat, ikindiyi dört mü demişti? Dört dedi galiba. Akşam namazını sekiz, dedi. Altı mı dedi? Neyse kayıtlarda var. Ben rakamları not tutmadım. Yatsıyı dört rekat kılıyorlarmış. Bunlar beş vakit farz. Süryaniler, Hıristiyanlar bunun dışında diyor, üç vakit daha kılıyorlar, diyor. Bir bizim vitir namazımıza tekabül eden bir namaz kılıyorlar. Bir teheccüde tekabül eden bir namaz kılıyorlar. Bir de kuşluk namazına tekabül eden bir namaz kılıyorlar. Eskiden bu beş vaktin beşini de kilisede cemaatle kılarlarmış. Şimdi üçe indirmişler cemaatle kıldıklarını. Diğerlerini de evlerinizde kılın, demişler. İkindiyle yatsıyı herkes kendi odasında kılıyormuş. Şimdi yakında inşallah -bunu da burada ilan etmiş olayım- bir Süryani papazı gelecek. Bu konuda biraz daha detaylı bilgi alacağız ondan. Bir de onlardan öğreneceğiz. Allah nasip ederse. O şeyde namazda Zebur okuyorlarmış.

Şimdi diyor ki bu kişi, şimdi bakın esas mesele ne? Esas meselenin özünü kavramadan ciddi hatalar yapıyoruz. Diyor ki bu adam, işte bu ömrünü manastırda geçirmiş olan adam, Tomas, şey yapıyor, üç vakit diyor çıkar şeyinden gelir kiliseye. Orada nasılsın Tomas diye sorsan iyiyim, der. Sen nasılsın, demez. Sen nasılsın demeyi gevezelik kabul eder. Oturup da iki kelime konuşamazsınız. Gider odasına, başlar tespih çekmeye. Bütün günü böyle geçer. Ve bu adama çok üzülüyorum, dedi. Niye üzülüyorsun? Bu adam İsa’yı Tanrı kabul ediyor. E, o zaman neye yaradı ki? İsa’yı Tanrı kabul ediyor. Yani kendimizin, kendimizi dindar kabul etmemiz yetmez. Allah bizi dindar kabul ediyor mu?

Şimdi bunlar, İsa’yı Tanrı sayıyorlar da, ne zaman İsa Tanrı olarak kabul edilmiş? Gene kendi kiliselerine göre Kadıköy konsilinde 451 tarihinde Kadıköy’deki konsilde kabul etmişler. Ya, siz kendi kendinize Tanrı icat ediyor, tapmaya başlıyorsunuz. Birazcık akıl olsa bunu nasıl kabul edersiniz? Var mı okuduğunuz İncil’de? Yok. Var mı okuduğunuz Tevrat’ta? Yok. Tevrat da okuyorlar bunlar çünkü. İncil’de de, Tevrat’ta da şirkin en büyük günah olduğu yazılı. Biz müşrik değiliz, demek için diyorlar ki çok kutsal üçlü birlik. Ya, kardeşim üçlü dedikten sonra bin defa birlik de. Sen kendini nasıl kandırıyorsun? Ama diyor bunun üçünün yapısı da ayrıdır birbirinden, diyor. İslam’a giden yolu İslam her insanın fıtratına uygundur, kafasına uygundur. Ondan dolayı siz Hıristiyanlara İsa’nın Tanrılığını nasıl izah edersiniz, dediğiniz zaman hiçbirisinin vereceği bir cevap yoktur. Bu anlaşılmaz, bu kilise sırrıdır falan gibi kelimelerle geçiştirirler. Hepsi bilir, hepsi hatasının farkındadır.

Bunun için asıl konu dindarlığımıza kendimiz hükmetmemeliyiz. Allah hükmetmelidir. Dolayısıyla Allah’ın kitabı çok önemli. Peki şimdi Hıristiyanlığı bozan Pavlus var. Doğru, gerçekten Pavlus bozmuş. Domuz eti harammış, helal etmiş. Sünneti kaldırmış. Ondan sonra bütün şeriatı kaldırmış, her şeyi kaldırmış. Şeriatın bütün hükümlerini kaldırmış. E bu bütün şeylerde var yani bu Hıristiyan mezheplerinde. Ona Saint Paul diyorlar yani Aziz Paulus diyorlar ve yere göğe bırakmıyorlar. Şimdi bazen bana karşı çıkanlara diyorum ki “Pavluslar sadece Hıristiyanlardan mı çıkar?” Onun için aklınızı kullanın da kendi Müslümanlığınızı Kuran-ı Kerim’e göre bir testten geçirin.

“Em ‘ındehumul ğaybu fehum yektubune” Gayb, onların yanında da onlar mı yazıyorlar?  “Fasbir lihukmi rabbik” Sen Rabbinin hükmü için sabırlı ol. Yani sen kendin, inanmayan insanlar olabilir. Sen sabırlı ol. “ve la tekun kesahıbilhut” O balığın arkadaşı gibi olma. Kimdi o? Yunus(as) “iz nada ve huve mekzumun” O son derece üzgün, bitkin, öfkeli bir haldeyken seslenmişti. Yunus(as), kavmi inanmadığı için kahredip kaçmıştı, görev yerini terk etmişti. Sonra da –biliyorsunuz- gemiye binmiş ve gemiden atılması gerekiyordu. Kura çekilmişti, onu atmışlardı. Sonra da onu bir balık yutmuştu.

Şimdi Allahu Teala burada diyor ki: “Levla en tedarekehu nı’metun min rabbihi” Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, denize atıldı ya bir balık geldi, yuttu. O da kendisini bir karanlık içerisinde şey yaptı. Nereden bilsin bir balığın ,bir adamı yutabileceğini, onun karnında yaşayabileceğini. Zannediyor ki bir kuyunun içerisine düştüm. Yani şeyde bugünkü Musul ve çevresinde yaşayan bir insanın bildiği en büyük balık Fırat’ta yaşayan balıktır. Ondan daha büyüğünü bilmez ki. Zannediyor ki bir kuyunun içerisine düştüm. Ondan sonra da tabii kurtulma ümidi olduğu bir anda “Lailahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin” diyor. Kendi açısından kurtulma ümidi var onun. Çünkü balığın yuttuğunu bilse şey yapmaz. Ne bilsin. Zaten ağzı açık olur o balığın. Nereden görecek o şey sırasında, atılma sırasında. “Ya Rabbi, Senden başka ilah yoktur, senin herhangi bir eksiğin yok. Ben sana boyun eğerim. Ben yanlış yaptım.” diyor. Nedir bu? Bir tevbedir. Allahu Teala da tevbesini kabul etti. Balık onu bir sahile şey yaptı, orada kendine geldi. Yani o asitli bir ortamdan vücudu şey yaptığı için uzunca bir süre orada, bir yaprağın altında kaldı, İyileşti sonra ülkesine döndü ve insanlar ona inandılar. “Levla en tedarekehu nı’metun min rabbihi” Şimdi balığın onu yutması Allah’ın bir nimeti mi, değil mi? Yutmasaydı ne olacaktı?

Tıpkı, yani nasıl şey boğuldu- biliyorsunuz-Firavun, Firavun boğulurken tevbe etmişti. Evet, ne dedi? “Amentü billezi amene bihi beni İsrail ve ene minel Müslimin” Yani ben İsrailoğullarının inandığına inandım. Ben de Müslümanlardanım, dedi. Dedi ama boğulduğu zaman söyledi. Boğulduğu zaman söyleyince Cenab-ı Hak ne dedi? “Al’an” Şimdi mi? Zamanı geçmişti. Ama Yunus(as)’ın tevbesinin zamanı geçmemişti. Çünkü o doğrudan denize düşmemiş, kendisini kurtulabileceği bir şart altında zannediyordu. Onun tevbesini Allah kabul etti. Çünkü “Ve leysetit tevbetü lillezıne ya’melunes seyyiat hatta iza hadara ehadehümül mevtü kale innı tübtül ane”( Nisa/18) Yani Ölüm gelip çatmış, şimdi tevbe ettim demiş olan kimsenin tevbesi tevbe değildir, diyor Allah. İşte Firavununki öyle. Ölüm gelip çattığı bir anda tevbe ettim, diyor. Ama ondan birkaç saniye önce tevbe etse tamam. İşte Yunus(as) öyle bir zamanda tevbe etmiş ve Cenab-ı Hak da tevbesini kabul etmiştir. Onun için o anda balığın onu yutması Allah’ın büyük bir şeyidir, ikramıdır. “Levla en tedarekehu nı’metun min rabbihi   lenubize bil’arai ve huve mezmumun” Eğer Allah’ın bir nimeti ona yetişmeseydi, bir boşluğa atılacaktı. Çünkü boğulan insanlar biliyorsunuz bir deniz onu kenara atar. Bir boşluğa atılacaktı ve o mezmum olarak atılacaktı. Yerilmiş olarak atılacaktı. Tevbe etmediği için. Çünkü Allah’tan izin almadan görev yerini terk etmiş. Şimdi aslında Allahu Teala bu tür nimetleri herkese de verir.

Bazen adam der: “Ya Rabbi! Sen bana bu fırsatı bir versen çok iyi bir Müslüman olacağım.” der. O fırsatı aldığı an her şeyi unutur. Ama Yunus(as) öyle değil. Allah’ın verdiği fırsatı gayet güzel değerlendirmiştir. “Fectebahu rabbuhu fece’alehu minessalihıyne” Ondan sonra Rabbi onu seçti, yani onu oradan kurtardı ve onu salihlerden kıldı. Yani Peygamberimize diyor ki sakın sen onun gibi böyle sabırsızlık etme, sabırlı ol. Ondan dolayı Peygamberimiz(sav) Mekke’yi son ana kadar terk etmemiştir. Onunla ilgili öldürme kararı aldılar biliyorsunuz, o kararı uygulamak için kapısına kadar geldiler, o zaman Cenab-ı Hakk’ın müsaadesi geldi ve o sıra Mekke’yi terk etti. Ondan önce terk etseydi şey gibi Yunus(as) gibi olurdu.

Yani buradan şunu da anlayalım. En büyük imtihan peygamberlerin geçirdiği imtihandır. Bazıları diyor ki peygamber her şeyi hazır bulmuş gibi… Ya, nasıl hazır bulmuş oluyor? Öyle şey olur mu? Bana örnek olacak bir kişinin tıpkı benim gibi şartlar altında olması lazım. İşte peygamberler bize örnektir. Onların her davranışını biz de yapabiliriz. Dolayısıyla mesela bize kuş örnek olamaz, melek bize örnek olamaz. Meleklik yapamayız ki… Cenab-ı Hakk’ın hükümleri herkes için aynıdır. Bütün peygamberlerin önünde şirk, müşrik olma tehlikesi vardır. Her peygamberin önünde bu tehlike vardır. Ondan dolayı Allahu Teala diyor ki “Ve le kad uhıye ileyke ve ilellezıne min kablik lein eşrakte le yahbetanne amelüke ve le tekunenne minel hasirın” (Zümer/65) Şu sana kesin olarak vahyedilmiştir. Senden öncekilere de, Hele bir şirke düş, bütün yaptığın yok olur gider. Bu peygambere yapılan bir uyarıdır. O zaman demek ki Cenab-ı Hak hiç kimseye bir torpil falan geçtiği yok. Hiç kimsenin Allah’ın yanında dokunulmazlığı falan yok. Çalışırsan kazanırsın. O peygamberler de o makamı hak edecek bütün davranışı göstermişlerdir. Peki son iki ayet var. Onları da okuyalım.

        “Ve in yekadulleziyne keferu” Bu kafirler,  “leyuzlikuneke biebsarihim” seni gözleriyle kaydıracak duruma geldiler. “lemma semi’uzzikre” bu zikri, bu kitabı işittikleri zaman. Yani öyle bir çaresiz hale kal… Ne yapalım yani bu gözleriyle yiyecekler yani yiyecek gibi bakıyorlar. Bunu bir şekilde yok etmek lazım “ve yekulune innehu lemecnun” Kesin cinler tarafından yönlendiriliyor, demişlerdir. Çünkü kendi güçleri yetmiyor da cinlerde de olağanüstü bir takım özellikler şey yapıyorlar. Hayallerinde tanıyorlar. Bu kesin cinler tarafından şey yapmıştır, canım. Bu, bir insan sözü olamaz.

       “Ve ma huve illa zikrun lil’alemiyne” Bu Kuran sadece alemlere bir hatırlatmadır o kadar. Başka bir şey yok.

Peki, şimdi bir çay arası veriyoruz. Sonra tekrar geleceğiz.

Sorulara başla bakalım.

Birinci sorumuz: Hocam geçen hafta sarık örftür , dediniz. “Sarıkla kılınan namazla sarıksız kılınan namaz arasında yetmiş kat sevap var.” diye hadis var mı acaba?

-Sarıkla ilgili hadisler var. Fakat bunlar senet bakımından sahih olsa bile mana bakımından o manaları oturtabileceğimiz bir zemin olmadığı için ulemanın hiçbirisi tarafından doğru kabul edilip şey yapılmamıştır. Mesela fıkıh kitaplarına bakın. Hiçbir mezhebin fıkıh kitabında işte başına sarık sarmak diye bir hüküm olmaz, yoktur. Bir örftür, siz sıcak bir bölgede yaşıyorsanız mecbursunuz başınızı kapamaya. Aksi takdirde güneş sizi perişan eder. Bir de eğer çölde yaşıyorsanız, çölün kumlarına karşı, kum fırtınasına karşı hazırlıklı olmanız lazım. Başınızda öyle bir şey taşıyacaksınız ki kum fırtınası olduğu zaman ağzınızı, burnunuzu, boynunuzu, her tarafınızı kapatabilsin. Normal durumda da o bezi başınızın etrafına sararsınız, olur sarık. Başka bir şey yok.

Yani şeye bakarsanız, Peygamber Efendimizin hayatını okuyun. Peygamberimizi kılık, kıyafetiyle başka insanlardan ayıramıyorlardı. Yani özel bir kıyafeti yok. Peygamber Efendimizin namaz için takındığı herhangi bir özel kıyafeti yok. Dışarda hangi elbise giyiniyorsa mihraba da onunla geçiyordu. Bizim bu camilerimizdeki sarıktır, cübbedir, bunlar tamamen Batı; şey Batı demeyelim de kiliseleri taklit kokuyor. Bunların hiçbirisi doğru şeyler değil. Yani insan dışarıda hangi elbiseyi giyerse imamsa mihraba o elbiseyle geçer; cemaatse namazı o elbiseyle kılar. Namaz için Peygamber Efendimizin taşıdığı özel bir şey hiçbir zaman olmamıştır. Hatta camiye girerken ayakkabılarını da çıkarmıyorlardı.

Şimdi bizde hikayeler anlatılır. Birisi bir köye imam olmuş. Köylüleri ayakkabılarıyla, çarığıyla camiye sokmuş. Arkadan bir başka imam gelmiş. Ben çarıklarıyla soktum, sen de çarıklarını çıkar demiş. E, niye çıkarıyor ki? Hepsi çarığıyla girsin, sürekli çarıkla girsinler.

Peygamberimiz sahabesine ayakkabılarınızı çıkarın, dememiş ki. Bir namazda Cebrail(as) geliyor. “Ayağında pislik var.” dediği için Peygamberimiz ayakkabısını çıkarıyor, onu gören bütün sahabe de çıkarıyor. Sonra diyor ki: “Siz niye çıkardınız ki?” diyor. “Cebrail benim ayağımda pislik olduğunu söylediği için çıkardım.” diyor. Özet olarak yani özel bir namaz elbisesi yok. İmamın da özel bir kıyafeti yok. Dolayısıyla Müslümanların her birisi giyimle, kuşamla, davranışlarıyla… Hatta Peygamber Efendimizi Müslümanların arasında gördükleri zaman tanıyamıyorlardı. “Muhammed kim?” diye sormak zorunda kalıyorlardı gelenler. Peki…

-Bir de buraya bir soru geldi: Kefen olarak da kullanılıyor muydu?

-Olabilir. Bilmiyorum, yani böyle bir bilgim yok ama belki kefen olarak kullananlar da olabilir o sarığı. Siz okudunuz öyle bir bilgi. Olabilir, mümkün ama benim böyle bir bilgim yok.

Şimdi oradan konuştuğunuz zaman internetteki arkadaşlar duyamıyorlar. Hep şikayet geliyor ondan dolayı kusura bakmazsanız. Evet diğer soru…

-12 Aralık 2006 tarihli vakıfla ilgili sorular ve cevaplar konulu sohbetinizi büyük bir dikkatle izledik ve müstefit olduk. Fakat bu sohbetin içerisinde nesih ile ilgili konuda soru sormak istiyorum.

-Evet, bu soru Trabzon’dan geliyor. Cevat Hoca’dan. Evet…

-Bakara Suresi 106 no.lu ayetin yorumunda Nisa suresi 15 ve 16 numaralı ayetlerin Nur suresinin 2. Ayetiyle neshedildiğini, söylediniz. Müebbet hapis cezasının hafifletilerek yüz değnek cezasıyla hükme bağlandığını ifade ettiniz. Halbuki Bakara suresinde geçen 106 no.lu ayetin siyak ve sibakından kıblenin Mescid-i Aksa’dan Mescid-i Haram’a çevrildiğini anlıyoruz. Nisa suresinin…

-Orada kalalım isterseniz. Şimdi Bakara suresinin 106. ayeti şöyle:  “Ma nensah min ayetin ev nünsiha ne’ti bi hayrim minha ev misliha” Biz bir ayeti nesheder ya da unutturursak, ondan daha hayırlısını ya da dengini getiririz. Bu nesih kelimesi, Türkçemizde nüsha diye kullanılır, yani o kökten. Nüsha esasen nüshadır. İstinsahtır. İstinsah diye kullanılır. Nüsha çıkarmak anlamına, bugünkü işte fotokopisini çıkarmak gibi bir şeydir. Yani şu sayfada yazılı olan yazıları, öbür sayfaya geçmek, yani öbür kitaba geçmek. İşte matbaada yapılanlar da odur, yeni nüshalarının çıkarılması. Şimdi şöyle düşünün: Siz bir kitap yazdınız, onun yeni baskısını yaparken gözden geçirirseniz ne yaparsınız? O kitabın büyük bir bölümünü aynen bırakırsınız. Bir kısmını da kendinize göre daha iyi bilgilerle değiştirirsiniz değil mi? İşte nesih, böyle. Allahu Teala öyle diyor.

Şimdi diyor ki Allah: “Nuh’a neyi emrettiysem”yani “Şeraa leküm mined dıni ma vessa bihı nuhan”  Allah Nuh’a neyi emrettiyse,  sizin için bu dinin şeriatı yapmıştır.(Şura/13) O zaman Nuh(as)’dan beri gelen bütün peygamberlere verilen kitapların son nüshası ne oluyor? Kuran-ı Kerim oluyor. O zaman bu Kuran-ı Kerim’deki ayetlerin büyük bir bölümü –çünkü Allah öyle dediğine göre: Allah Nuh’a hangi şeyi şeriat kılmışsa sizin için bu dinin şeriatı yapmıştır. Öyleyse, öyle dediğine göre- demek ki Kuran-ı Kerim’in büyük bir bölümü Nuh(as)’dan beri gelen bütün peygamberlere verilen hükümlerin aynısını içeriyor. O zaman “Ma nensah min ayetin ev nünsiha ne’ti bi hayrim minha ev misliha” Daha hayırlısı ya da mislini getiririz. O zaman bu Kuran-ı Kerim önceki kitapları misliyle neshetmiş oluyor mu? Yani oradaki hükümlerin aynısı. Neshetmek demek, onu hükümsüz kılmak demek değil. Allah söylüyor işte. Nasıl neshettiğini Allah söylüyor. Tarifi Allah’tan alırsak problem yok. O zaman Kuran-ı Kerim; Tevrat’ta, İncil’de olan, Kuran’da da olan bir takım hükümleri neshetmiş olur mu? Olur. Misliyle neshetmiş olur. Bazı hükümleri de “hayrin minhadin” daha hayırlısıyla değiştirmiş oluyor. Tıpkı siz bir kitabınızın son nüshasını yazdığınız zaman, kendinize göre daha iyi ile değiştirmeniz gibi.

İşte bu sebeple Kuran-ı Kerim kendinden önceki bütün kitapları neshetmiştir. Ve Nuh(as)’dan beri peygamberlere verilmiş bütün kitapların son nüshası, Allah tarafından kontrol edilmiş, onaylanmış ve son şekli verilmiş olan nüsha budur. Gerçek bir İncil okumak isteyen Kuran okuyacak. Gerçek bir Tevrat okumak isteyen Kuran okuyacak. Nuh(as)’a hangi kitap inmiştir, diye merak eden Kuran-ı Kerim okuyacak. Peki şimdi bu ayetin önünde ve sonunda kıblenin değiştirilmesi ile ilgili hükümler var deniyor. Bunda herhalde bir yanlışlık olsa gerektir. Kıblenin değiştirilmesiyle ilgili hükümler bu ayetin -yani siyak ve sibak diyor- önünde, sonunda böyle bir şey yok. Kıblenin değiştirilmesi ile ilgili ayet 23. sayfadan itibaren başlıyor. Arada o kadar şey var. Yani bu ayetin, burada bir yanılma var galiba. Şimdi sorunun öbür tarafına geç.

-Nisa Suresinin 15. ayetinde erkekle kadının değil, kadınla kadının zinasının ayrı bir hüküm; 16 numaralı ayetinse erkekle erkeğin zinasının ayrı bir hüküm…

-Yani şimdi burada diyor ki burada bu arkadaşımız, tabii bazı tefsirlerde öyle okumuşlar da… Şimdi orada biz şunu söylemiştik: Peygamber(sav) recim cezasını uygulamıştır. Yani zina eden kişilerin taşlanarak öldürülmesi cezasını uygulamıştır. Onu uygulamasının sebebi Tevrat’ta bu cezanın olmasıdır. Çünkü kendisine zina etmiş iki tane Yahudi getirilmiş. Peygamberimiz de onlara sormuş: “Tevrat’ta bunun cezası nedir?” Demişler ki: “Yüzlerini karartırız, eşeğe ters bindiririz, şehri dolaştırırız.” “Peki”, demiş. Hemen Beyt-i Midras denen Tevrat eğitiminin yapıldığı yere gitmiş Abdullah bin Selam’la birlikte. Onlara demiş ki: “Musa’ya Tevrat’ı indiren Allah hakkı için, Tevrat’ta zina edenlerin cezası nedir?” Orada bir genç gelmiş demiş ki: “Ya, Muhammed! Eğer böyle demeseydin söylemeyecektim. Tevrat’ta bu tür fiili işleyenlerin cezası, taşlanarak öldürmektir” demiş. “Peki, bunu ne zaman kaldırdınız?” “İşte, bu cezayı zayıflarımıza uyguladık, güçlülere uygulamadık. Onlar da isyan ettiler. Sonra bir şeyde ittifak ettik. Herkese de yüz karartma ve eşeğe ters bindirip şehri dolaşma cezası verdik. O gün bu gündür, uygulanmıyor.” Bunu tasdik eden ayet de inmiştir. “Keyfe yuhakkimuneke” Maide suresinde değil mi? “ve indehu muttevratu fiha hükmullah”(Maide/43) Bunlar senin peygamberliğini kabul etmiyorlar, gelip senin hakemliğine başvuruyorlar. Eğer Allah’ın emrine uymak istiyorlarsa yanlarında Tevrat var, orada Allah’ın hükmü var. O zaman Tevrat’ta bu hüküm var. Allah da bu hükmü sahiplenmiş oluyor mu? Kuran ayeti ile. O zaman recmin Allah’ın hükmü olduğu sabit olduğuna göre bir peygamber başkasını uygulayabilir mi? Peygamberimiz recim uygulamış. Zina eden Müslümanlara da aynı hükmü uygulamış.

Şimdi Allahu Teala ne diyor? Biz bir ayeti neshedersek ya onun dengini yani ya Kuran-ı Kerim’de recim cezası olması lazım. Var mı? Yok. Ya da daha hayırlısını diyor. Şimdi recim taşlayarak öldürmektir. Öldürmekten sonraki daha hayırlı ceza nedir? Müebbet hapistir değil mi? İşte, bakın, Nisa suresinde   “Vellatı ye’tınel fahışete min nisaiküm festeşhidu aleyhinne erbeatem minküm” Kadınlarınızdan o fuhşu işleyerek gelenlere karşı sizden dört şahit getirin. “fe in şehidu” Şahitlik ederlerse “fe emsikuhünne fil büyuti” onları evlerde tutun “hatta yeteveffahünnel mevtü” Ölüm gelip onların ömrünü bitirinceye kadar, ölünceye kadar  “ev yec’alellahü lehünne sebıla” ya da Allah onlara bir yol açıncaya kadar. (Nisa/15)  Bu ne demektir? Demek ki yeni bir hüküm gelecek. O zaman bunun kadın kadına olduğu nerede? Ondan sonraki ayette de (salondan bir söz üzerine) burada “Vellatı ye’tınel fahışete min nisaiküm” Fuhuş yapan kadınlar. Ondan sonraki ayette de  “Vellezani” Çünkü bu fuhuş iki kişi arasında olur. Bu ikisine, fuhuş yapan kadın ve erkeğe “ye’tiyaniha minküm fe azuhüma” ikisine de eziyet edin, yani kadını sadece ev hapsine alıyorsunuz, müebbed ev hapsine, hiç sesinizi çıkarmadan değil. Gideceksiniz, çıkacaksınız utanmıyor musun, diye onu üzecek, rencide edeceksiniz. Erkeği hapsetmeden rencide edeceksiniz, erkek çalışacak ama bu defa erkeğe de bütün şehir hapishane olacak. Çünkü onun zina ettiğini duyan kişiler Allah rızası için gidip şuna iki laf söyleyelim, diyecek. “Vellezani ye’tiyaniha minküm fe azuhüma” Bu ikisine eziyet edin. “fe in taba ve asleha fe a’ridu anhüma” Tevbe eder durumlarını düzeltirlerse artık onlara bir şey söylemeyin, diyor. Şimdi bir evin içerisinde , yanına üç beş kişinin girdiği bir kadın “Tamam, düzeldim.” Dedikten sonra herkes susar. Bir şehir de bu adam kaç kişiye anlatacak “Ben düzeldim” i? O zaman bunun çektiği sıkıntı daha az değil ama çalışacak kazanacak. Böyle bugünkü hapishaneleri tembel yuvası haline getirmek falan yok. “innellahe kane tevvaber rahıyma” Allah tevvab ve rahimdir. Yani ne diyor Allah şimdi burada? Bir şey gelecekti. Şimdi o gelecek olan hüküm, kadınlar için geleceği belirtiliyor, erkek için değil değil mi?

Burada şu kadınlarla ilgili 15. ayette. Şimdi Nur suresinin 2. ayeti nasıl? 24. sure.  “Ezzaniyetü” Önce zina eden kadını anlatıyor. “vez zanı” zina eden erkek. Onu da katıyor bu hükme “feclidu külle vahıdim minhüma miete celdeti” Her birine yüz değnek vurun. Şimdi müebbed hapis mi, yüz değnek mi? Bak hafifletildi görüyor musunuz? Daha hayırlısıyla. Recim cezası Tevrat’ta vardı, önce uygulandı. Sonra kadın için müebbet hapse, kadın için de erkek için de eziyete. Şimdi bir erkeğin şehirde dolaşırken rastlayan utanmıyor musun, Allah rızası için şuna iki laf söyleyeyim diye geldiği zaman mı iyi yoksa yüz değnek yiyip ondan sonra rahat rahat dolaşması mı iyi? Hangisi daha iyi? E, tamam. Tamam işte, bak hafifletilmiş. Hafifletilmiş. Şimdi bunu Allah onlar için bir yol açıncaya kadar, diyor. Eğer Cevat Hoca’nın dediği gibi olsaydı lezbiyenlerle ilgili bir başka, bunun lezbiyenlerle ilgili olduğu bir yorum. Halbuki fuhuş diyor burada Allahu Teala ayet-i kerimede. Evet, o da fuhuş sayılır. Ama Allah onlara bir yol açıncaya kadar meselesi, bir hafifletici hüküm geleceğini gösteriyor ve o hüküm de zina eden kadın ve erkek diye açıkça belirtiliyor. O zaman böyle bunu iddia eden birtakım yazarlar var. Bunların görevi o yolun ne zaman açıldığını ispatlamaktır. Bunların bazıları diyor ki evleninceye kadar, diyor. Bu yol açılması evlenmeleridir. Onu nerden çıkarıyorsun? Ya evliyseler bunlar ne olacak? Yani hayali şeyler olmaz. Kuran’ı Kuran’la açıklamamız lazım. Kendi kafamıza göre açıklarsak şimdiye kadarki gördüğümüz gibi oluruz.

-Ne diyor sen yüksek sesle söyle, herkes duysun.

-15. Ayette Arapça kurallarına göre zamirler vellatti sırf kadınlar, vellezani de iki erkek

-İki erkek değil. Hayır, hayır yok, yok. Şimdi bu vellezani, iki erkek olmaz. Böyle durumlarda kadınlar da erkeklerin hükmüne tabi olur. Ve o bütün ayetleri birlikte okuduğunuz zaman bunun böyle olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Şimdi burada bu iki erkek o vellatiye uymuyor. O çok kadın. O zaman da adama derler ki vellati üç ve daha fazlasını gösteriyor. Peki iki kadın lezbiyenlik yaparsa ne olacak, denir.

-Onun cezası yok.

-Yok, öyle bir şey yok. Kendi hayaline göre fetva verirse öyle olur. Ama ayeti ayetle açıklarsanız, problem biter. Yani muhterem arkadaşlar…

-Bu durumda onun cezası ne oluyor?

-Ha onun cezasını da bunun içerisine sokabilirsiniz. O ayrı bir konu. Aynı kategoriye sokabilirsiniz. Şimdi çünkü orada onu da Allahu Teala bir ayette fuhuş sayıyor. Şimdi sizin için önemli bir şey söylemek istiyorum. Kendi kendinize şu soruyu bir sorun: Bir yerde bir konuşma yapıyorsunuz. Bir insan sizin konuşmanızı açıklıyor. Bu adam şöyle demek istiyor diye. Buna razı olur musunuz? Olur musunuz? Hele siz oradaysanız hiç razı olmazsınız. Yani siz kendi sözünüzü birisinin açıklamasına razı olmuyorsunuz da Allah’ın sözünü nasıl açıklama cesaretini buluyor bu insanlar? Sen kim oluyorsun da Allah’ın sözünü açıklıyorsun? Allahu Teala Peygamberine bu yetkiyi vermemiş. Sen nereden aldın bu yetkiyi? Diyor ki “La tuharrik bihi lisaneke lita’cele bih” Dilin öyle aceleyle harekete geçirme, vahiy geldiği zaman şu şeyi kavrayayım, unutmayayım, falan “İnne’aleyna cem’ahu ve kur’anehu” Onu senin zihninde toplamak bize ait. Onu sana okutmak da bize ait. “ Feiza kare’nahu fettebı’kur’anehu” Biz bunu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et. Dikkatle dinle. Cebrail gelip okuyor ya. “ Summe inne ‘aleyna beyanehu” Sonra onu açıklamak bize düşer. Kuran’ı açıklamak. (Kıyame/16,17,18,19) Bir başka yerde diyor. “Kitabün fussılet ayatühu kur’anen arabiyyel li kavmiy ya’lemun” Bu kitaptır ki ayetleri Arapça Kuran olarak açıklanmıştır. (Fussilet/3) “Kitab-i li kavmiy ya’lemun” Bilenler topluluğu için “Kitabün fussilet ayatühu” yok. “Elif, lam, mim. Kitabün muhkimet ayetühu sümme fussilet” Bu bir kitaptır ki ayetleri muhkem kılınmış, sonra açıklanmıştır. Kim açıklamış? “Milledün hakimün Habir” Hakim ve Habir tarafından açıklanmıştır. Hud suresi, 1. ayet. Dolayısıyla Kuran-ı Kerim’i Allah zaten açıklamış. Bize düşen ilgili ayetleri bulup o açıklamaya ulaşmaktır. Kendi kafamıza göre açıklama yapmak değil. Evet, bitti mi o soru?

-Nur suresinde de kadınla erkeğin zinası anlatılıyor, diye soruyor? Birincisinde kadın kadına, ikincisinde erkek erkeğe…

-Yo, yani birinci ve ikinci diye onların kabul edilmesi mümkün değil. Evet.

-Hocam, şu an ayakkabıyla camiye girmek doğru mu?

-Şu an ayakkabıyla camiye girmek doğru olmaz. Çünkü camideki sergileri kirletirsiniz. Yapısı öyle değil. Peygamberimiz(sav)’in camisinin tabanı topraktı. Şimdiki camilerin tabanı halı ama bu şahıs şunu sorsun: “Ben tarlada namaz kılarken ayakkabılarımı çıkarayım mı?” diye sorarsa “Çıkarma.” deriz, o kadar. Evet.

-Saddam ve onun gibilerin ölümü son nefeste Kelime-i Şahadet getirmesi Firavun’un imanı gibi anlaşılabilir mi acaba?

-Saddam ve onun gibilerin son nefeste kelime-i şahadet getirdiğini kim söylüyor ki?… Yani ondan önce getirmediğini kim biliyor? Bunlar sadece Allahu Teala’nın bileceği şeylerdir. Falanca insan, bize mesela Allah, Firavun’u ayette bildirmeseydi, onu bilmemiz mümkün değildi. Allahu Teala, Yunus(as)’ın durumunu bildirmeseydi, bilmemiz mümkün değildi. Falanca insan dediğiniz zaman, o konuda kararı bizim vermemiz mümkün değil. Bizim yapabileceğimiz, Allah’ın koyduğu genel hükümleri anlatmaktan ibarettir.

-İnternetten gelen bir soru: Nesihle ilgili. Allah içkiliyken namaza yaklaşmayın, diyor. O zamanlarda içki haram olmamıştı. İçkiyi haram kılan ayet, bunu neshettiyse neshedilen ve nesheden ayetlerin ikisi de Kuran’da bulunmuş oluyorlar.

-Neshedilen ve nesheden ayetlerin Kuran’da bulunmasında ne mani var? İşte az önce Nisa suresinin 15 ve 16. ayetlerini okuduk. O ayetleri Nur suresindeki ayetler neshetmiştir. Allah biz bu Kuran’da her şeyin örneğini verdik, dediğine göre neshin de örneğini vermiş olması gerekir. Ama burada ciddi bir hata var. Sarhoşken namaza yaklaşmayın ayeti, neshedilmiş değildir. O ayetin hükmü devam ediyor. Açın fıkıh kitaplarını, hangisini açarsanız açın. Sarhoş olan kişi, ne dediğini bilecek duruma gelirse namazlarını kılar. Bir adam sarhoş oldu diye, bir haram işledi diye bir farzı terk mi edecek? Ne söylediğini bilecek noktadaysa, ağzından çıkanı kulağı işitiyorsa, ne söylediğini biliyorsa namazını kılar. O kadar. Yani o hüküm kalkmamıştır. O hüküm devam ediyor. Neshedilmiş falan değildir. Evet, başka?

-Hocam, eşim yeniden evlenmek istiyor. Karşı çıktığımda Allah’a karşı çıkıyorsun, diyor. Bilgi verir misiniz?

-Allah’a nasıl karşı çıkıyor? Şimdi yani bu kendisi, bu kadın eşinin kendi üzerine evlenmesinden rahatsız olup bu rahatsızlığını şey yapabilir. Yani bunu yapman haramdır falan derse, Allah’ın ben böyle bir emrini kabul etmiyorum, derse o zaman Allah’a karşı çıkmış olur. Ama kendisi böyle bir şeyi ben kabul edemem, diyorsa edemeyebilir. Eşi de ısrar ederse dinen ayrılma hakkı da vardır. İsterse ayrılabilir. Evet.

-Kuran yedi lehçe üzerine indirilmiştir veya yedi harf üzerine indirilmiştir, deniyor. Lütfen, açıklar mısınız?

-Aslında biz bu akşam, geçen hafta verdiğimiz bir sözü unuttuk. Yahya, farkında mısın? Ben onu sana bırakmıştım. Buradan birisi Bakara suresinin 180. ayetini sormuştu. Biz bu haftaya ertelemiştik. İşte vakitler yermiyor. Şimdi o aklıma geldi de , şimdi soruyu tekrarla. Ama unutma bu meseleyi bir açıklayalım. O Bakara, 180. Ayet neshedilmiş diye söyleniyor. Şimdi ben size kısaca söyleyeyim. O ayet asla neshedilmiş bir ayet değildir. Yani bunu peşinen söyleyeyim, ondan sonra siz bir hafta düşünün. İnşaallah bir hafta sonra anlatırız.

-Soru soranı da tanıdığım için yani aklımda

-Görüyorsun yani ha, unutma derdin yok. Tamam o zaman, peki o soruyu şey yap.

-Kuran yedi lehçe üzerine veya yedi harf üzerine indirilmiştir, bu konu hakkında bilgi verir misiniz?

-Şimdi bu Kuran-ı Kerim’in yedi lehçe üzerine indirilmesi, yedi harf üzerine indirilmesi ile ilgili hadis-i şerifi biliyorum ama bu konu benim uzmanlık saham değil. Şimdi o hususta konuşmaya kalkışırsam yanlış şeyler söylerim. Onun için o hususta konuşmam doğru olmaz. Evet, başka? Ha, yeni bir soru mu var?

-Kuran’da geçen ayet kelimesine baktığımızda bu kelimenin çoğul şekli olan ayat kelimesi, mucize, belge, delil, işaret, Kuran ayetleri manasında kullanılıyor. Hiçbir ayette ayet kelimesi Kuran ayeti anlamında kullanılmıyor. Örneğin Bakara 106, 118, 145,211, 248 falan ayet numaraları. Bu ayetlerden örneğin Bakara 106’daki ayet…

-Şimdi bir kere bu arkadaşımızın tespiti eksik. “Kitabün uhkimet ayatühu” diye ayet-i kerime yoktu. Ayetleri muhkem kılınmış bir kitap. İşte Kuran ayeti. Ama ayet kelimesi tabii ki sadece Kuran manasına kullanılmıyor. “Senürıhim ayatina fil afakı ve fı enfüsihüm hatta yetebeyyene lehüm ennehül hakk”(Fussilet/53) Ayetlerimizi onlara afakta ve enfüste yani dış dünyada ve kendi içlerinde göstereceğiz. Onun gerçek olduğu, Allah’ın gerçek olduğu, hak olduğu onlar için çok açık ve net bir şekilde ortaya çıkacak. Evet oku Abdullah sen soruyu.

-Söz konusu ifade Bakara suresi 186. ayette, ayet olarak tekil şekilde geçtiği için bu ifadeden Kuran’ın ayetlerini değil de Allah’ın kainattaki delilleri, belgeleri, mucizeleri, işaretleri manasındaki ayetleri anlamak doğru olur mu? Ya da bu şekilde de anlaşılabilir mi?

-Evet, doğru olmaz. Şimdi nesih kelimesini biz anlattık, uzun uzun. Yani o ayetten bir kere baştan söylediği yanlış yani kurgu yanlış. Kuran ayetleri olarak Kuran-ı Kerim’de çok geçiyor. Evet, yani o kadar çok geçiyor ki Kuran ayeti manasına, çoğul olarak da geçiyor, tekil olarak da geçiyor. Evet o kadar çok geçiyor ki dolayısıyla bu alel acele yazılmış bir soru olması lazım, düşünülmeden. İşte burada “Ma nensah min ayetin ev nünsiha ne’ti bi hayrim minha ev misliha” Zaten nüshası çıkarılan da yazıdır. Yani bunu anlamayacak bir şey yok. Çok açık ve net. Peki o zaman inşallah unutma da haftaya önce… Şimdi tabii Yahya haklı. Bu hafta soruyu sormamasının sebebi şu: Ben Bakara 180. ayeti vakıfta anlatacaktım. Onu vakıfta hiç anlatmak fırsatı olmadı işlerimizden dolayı. Şimdi diyor ki önce bir vakıfta anlat da ondan sonra burada dinleyelim, diyor. Tamam, inşallah vakıfta anlatırız. Peki Allah hepinizden razı olsun.

Tüm Kur'an Sohbetleri
# İçerik Adı Yayınladığı Tarih Görüntülenme
1 İsra Suresi 45-52. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Mayıs 2024
2 İsra Suresi 40-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Mayıs 2024
3 İsra Suresi 36-39. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Mayıs 2024
4 İsra Suresi 34-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Mayıs 2024
5 İsra Suresi 33. Ayet | Kur’an Sohbetleri 23 Nisan 2024
6 İsra Suresi 32. Ayet | Kur’an Sohbetleri 16 Nisan 2024
7 İsra Suresi 26-31. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Nisan 2024
8 Hikmet Çalışmaları | Allah’ın Kitabına Uymayanın Hayatı Cehennem Olur 6 Nisan 2024
9 İsra Suresi 23-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Nisan 2024
10 Hikmet Çalışmaları | Dinde Kendini Merkeze Koymak 30 Mart 2024
11 İsra Suresi 18-22. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Mart 2024
12 İsra Suresi 16-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Mart 2024
13 İsra Suresi 13-15. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 12 Mart 2024
14 İsra Suresi 9-11. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Şubat 2024
15 İsra Suresi 4-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Şubat 2024
16 İsra Suresi 2-3. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Şubat 2024
17 İsra Suresi 1. Ayet | Kur’an Sohbetleri 6 Şubat 2024
18 Nahl Suresi 124-128. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Ocak 2024
19 Nahl Suresi 119-123. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 23 Ocak 2024
20 Nahl Suresi 114-118. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Ocak 2024
21 Nahl Suresi 110-113. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Ocak 2024
22 Nahl Suresi 103-109. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 2 Ocak 2024
23 Nahl Suresi 101-102. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Aralık 2023
24 Nahl Suresi 94-100. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Aralık 2023
25 Nahl Suresi 93. Ayet | Kur’an Sohbetleri 12 Aralık 2023
26 Nahl Suresi 90-93. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Aralık 2023
27 Nahl Suresi 83-89. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Kasım 2023
28 Nahl Suresi 77-82. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Kasım 2023
29 Nahl Suresi 72-76. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Kasım 2023
30 Nahl Suresi 68-71. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Kasım 2023
31 Nahl Suresi 65-67. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Ekim 2023
32 Nahl Suresi 60-64. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 24 Ekim 2023
33 Nahl Suresi 56-59. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Ekim 2023
34 Filistin-İsrail Savaşı | Kur’an Sohbetleri 10 Ekim 2023
35 Nahl Suresi 51-55. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Ekim 2023
36 Nahl Suresi 45-50. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Eylül 2023
37 Nahl Suresi 41-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Eylül 2023
38 Nahl Suresi 38-40. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 12 Eylül 2023
39 Nahl Suresi 35-37. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Eylül 2023
40 Nahl Suresi 30-34. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 29 Ağustos 2023
41 Nahl Suresi 24-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 22 Ağustos 2023
42 Nahl Suresi 15-23. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 15 Ağustos 2023
43 Nahl Suresi 9-14. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 8 Ağustos 2023
44 Nahl Suresi 5-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Ağustos 2023
45 Nahl Suresi 3-4. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Temmuz 2023
46 Nahl Suresi 1-2. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Temmuz 2023
47 Hicr Suresi 88-99. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Temmuz 2023
48 Hicr Suresi 85-87. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Temmuz 2023
49 Hicr Suresi 61-77. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Haziran 2023
50 Hicr Suresi 51-60. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Haziran 2023
51 Hicr Suresi 45-50. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Mayıs 2023
52 Hicr Suresi 43-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 23 Mayıs 2023
53 Hicr Suresi 28-42. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Mayıs 2023
54 Hicr Suresi 26-27. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Mayıs 2023
55 Hicr Suresi 19-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 2 Mayıs 2023
56 Hicr Suresi 14-18. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Nisan 2023
57 Hicr Suresi 6-13. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Nisan 2023
58 Hicr Suresi 1-5. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Nisan 2023
59 İbrahim Suresi 42-52. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Nisan 2023
60 İbrahim Suresi 35-41. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Mart 2023
61 İbrahim Suresi 28-34. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Mart 2023
62 İbrahim Suresi 22-27. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Mart 2023
63 İbrahim Suresi 18-21. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Mart 2023
64 İbrahim Suresi 9-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Şubat 2023
65 İbrahim Suresi 5-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Şubat 2023
66 İbrahim Suresi 1-4. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Şubat 2023
67 Rad Suresi 41-43. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Şubat 2023
68 Rad Suresi 38-40. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Ocak 2023
69 Rad Suresi 36-37. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 24 Ocak 2023
70 Rad Suresi 33-36. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Ocak 2023
71 Rad Suresi 30-32. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 10 Ocak 2023
72 Rad Suresi 26-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Ocak 2023
73 Rad Suresi 19-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Aralık 2022
74 Rad Suresi 17-19. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Aralık 2022
75 Rad Suresi 15-16. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Aralık 2022
76 Rad Suresi 11-14. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Aralık 2022
77 Rad Suresi 6-10. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 29 Kasım 2022
78 Rad Suresi 1-5. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 22 Kasım 2022
79 Yusuf Suresi 105-111. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 15 Kasım 2022
80 Yusuf Suresi 96-104. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 8 Kasım 2022
81 Yusuf Suresi 87-95. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Kasım 2022
82 Yusuf Suresi 77-86. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Ekim 2022
83 Yusuf Suresi 67-76. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Ekim 2022
84 Yusuf Suresi 58-66. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Ekim 2022
85 Yusuf Suresi 43-57. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Ekim 2022
86 Yusuf Suresi 36-42. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Eylül 2022
87 Yusuf Suresi 30-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Eylül 2022
88 Yusuf Suresi 23-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Eylül 2022
89 Yusuf Suresi 7-22. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Eylül 2022
90 Yusuf Suresi 1-6. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Ağustos 2022
91 Kur’an’da İman Esasları | Kur’an Sohbetleri 23 Ağustos 2022
92 Hud Suresi 118-123. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Ağustos 2022
93 Hud Suresi 116-117. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Ağustos 2022
94 Hud Suresi 114-115. Ayetler – Namazların Birleştirilmesi | Kur’an SohbetleriFgOoOm0a2AkFgOoOm0a2Ak 2 Ağustos 2022
95 Hud Suresi 109-113. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Temmuz 2022
96 Hud Suresi 96-104. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Temmuz 2022
97 Hud Suresi 84-95. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Haziran 2022
98 Hud Suresi 69-83. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Haziran 2022
99 Hud Suresi 61-68. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Haziran 2022
100 Hud Suresi 50-60. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Haziran 2022
101 Hud Suresi 36-49. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Mayıs 2022
102 Hud Suresi 25-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Mayıs 2022
103 Hud Suresi 18-24. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Mayıs 2022
104 Hud Suresi 15-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Mayıs 2022
105 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 13-14. Ayetler 26 Nisan 2022
106 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 12. Ayet 20 Nisan 2022
107 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 8-11. Ayetler 13 Nisan 2022
108 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 7. Ayet 6 Nisan 2022
109 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 5-6. Ayetler 30 Mart 2022
110 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 1-4. Ayetler 23 Mart 2022
111 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 107-109. Ayetler 16 Mart 2022
112 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 101-106. Ayetler 9 Mart 2022
113 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 99-100. Ayetler 2 Mart 2022
114 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 93-98. Ayetler 23 Şubat 2022
115 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 75-86. Ayet 9 Şubat 2022
116 Kur’an Sohbetleri | Yunus 71-74. Ayetler 2 Şubat 2022
117 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 65-70. Ayetler 26 Ocak 2022
118 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 61-64. Ayetler 19 Ocak 2022
119 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 59-60. Ayetler 12 Ocak 2022
120 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 54-58. Ayetler 5 Ocak 2022
121 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 45-53. Ayetler 29 Aralık 2021
122 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 41-44. Ayetler 22 Aralık 2021
123 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 38-40. Ayetler 15 Aralık 2021
124 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 37. AYET 8 Aralık 2021
125 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 31-36. AYETLER 1 Aralık 2021
126 Kur’an Sohbetleri | YUNUS 26-30. AYETLER 24 Kasım 2021
127 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 21-25. AYETLER 17 Kasım 2021
128 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 15-20. AYETLER 10 Kasım 2021
129 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 7-14. AYETLER 3 Kasım 2021
130 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 4-6. AYETLER 27 Ekim 2021
131 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 1-3. AYETLER 20 Ekim 2021
132 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 123-129. AYETLER 13 Ekim 2021
133 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 119-122. AYETLER 5 Ekim 2021
134 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 113-118. AYETLER 28 Eylül 2021
135 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 107-112. AYETLER 21 Eylül 2021
136 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 97-106. AYETLER 15 Eylül 2021
137 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 90-96. AYETLER 8 Eylül 2021
138 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 81-89. AYETLER 31 Ağustos 2021
139 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 74-80. AYETLER 24 Ağustos 2021
140 Kur’an Sohbetleri | SIKINTILAR VE BOLLUKLA İMTİHAN 17 Ağustos 2021
141 Kur’an Sohbetleri | RESUL VE TEBLİĞ 17 Ağustos 2021
142 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 71-73. AYETLER 4 Ağustos 2021
143 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 64-70. AYETLER 27 Temmuz 2021
144 Kur’an Sohbetleri | BÜYÜK GÜNAHLAR 20 Temmuz 2021
145 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 61-63. AYETLER 14 Temmuz 2021
146 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 58-60. AYETLER 6 Temmuz 2021
147 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 53-57. AYETLER 30 Haziran 2021
148 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 43-52. AYETLER 23 Haziran 2021
149 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 38-42. AYETLER 16 Haziran 2021
150 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 36-37. AYETLER 9 Haziran 2021
151 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 34-35. AYETLER 2 Haziran 2021
152 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 32-33. AYETLER 26 Mayıs 2021
153 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 30-31. AYETLER 19 Mayıs 2021
154 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 29. AYET (CİZYE) 12 Mayıs 2021
155 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 28. AYET (Müslüman olmayanlar Mekke’ye giremez mi?) 5 Mayıs 2021
156 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 25-27. AYETLER 28 Nisan 2021
157 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 23-24. AYETLER 21 Nisan 2021
158 Kur’an Sohbetleri | ORUÇ İLE İLGİLİ AYETLER 15 Nisan 2021
159 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 17-22. AYETLER 6 Nisan 2021
160 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 16. AYET 31 Mart 2021
161 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 9-15. AYETLER 24 Mart 2021
162 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 5-8. AYETLER 17 Mart 2021
163 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 1-5. AYETLER 10 Mart 2021
164 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 72-75. AYETLER 3 Mart 2021
165 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 67-71. AYETLER 25 Şubat 2021
166 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 65-66. AYETLER 17 Şubat 2021
167 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 59-64. AYETLER 10 Şubat 2021
168 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 52-58. AYETLER 5 Şubat 2021
169 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 50-51. AYETLER 27 Ocak 2021
170 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 49. AYET 21 Ocak 2021
171 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 45-48. AYETLER 14 Ocak 2021
172 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 41-44. AYETLER 6 Ocak 2021
173 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 35-40. AYETLER 30 Aralık 2020
174 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 31-34. AYETLER 23 Aralık 2020
175 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 28-30. AYETLER 16 Aralık 2020
176 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 17-23. AYETLER 2 Aralık 2020
177 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 13-16. AYETLER 26 Kasım 2020
178 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 9-12. AYETLER 18 Kasım 2020
179 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 5-8. AYETLER 5 Kasım 2020
180 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 1-4. AYETLER 29 Ekim 2020
181 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 204-206. AYETLER 22 Ekim 2020
182 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 200-204. AYETLER 15 Ekim 2020
183 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 189-199. AYETLER 8 Ekim 2020
184 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 188. AYET 1 Ekim 2020
185 Kur’an Sohbetleri | SUR’A ÜFLENMESİ 24 Eylül 2020
186 Kur’an Sohbetleri | KUR’AN’DA KIYAMET SAATİ 17 Eylül 2020
187 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 184-186. AYETLER 10 Eylül 2020
188 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 180-183. AYETLER 3 Eylül 2020
189 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 179. AYET VE DEVAMI 28 Ağustos 2020
190 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 175-178. AYETLER 20 Ağustos 2020
191 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 172-174. AYETLER 13 Ağustos 2020
192 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 168-171. AYETLER 5 Ağustos 2020
193 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 163-167. AYETLER 24 Temmuz 2020
194 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 158-162. AYETLER 15 Temmuz 2020
195 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 154-157. AYETLER 8 Temmuz 2020
196 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 138-153. AYETLER 1 Temmuz 2020
197 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 127-137. AYETLER 24 Haziran 2020
198 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 103-126. AYETLER 17 Haziran 2020
199 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 100-102. AYETLER 10 Haziran 2020
200 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 94-99. AYETLER 3 Haziran 2020
201 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 85-93. AYETLER 26 Mayıs 2020
202 Kur’an Sohbetleri | KADİR GECESİ 19 Mayıs 2020
203 Kur’an Sohbetleri | A’RÂF SURESİ 73-78. AYETLER 13 Mayıs 2020
204 Kuran Sohbetleri | A’RAF SURESİ 65-72 ARASI AYETLER 6 Mayıs 2020
205 Kur’an Sohbetleri | NAMAZ VAKİTLERİNİN EVRENSEL ÖLÇÜLERİ 30 Nisan 2020
206 Kur’an Sohbetleri | ORUCA BAŞLAMA VE BİTİŞ VAKİTLERİ 23 Nisan 2020
207 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 59-64. AYETLER 16 Nisan 2020
208 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 57-58. AYETLER 9 Nisan 2020
209 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 53-56. AYETLER 2 Nisan 2020
210 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 52. AYET 26 Mart 2020
211 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 42-51. AYETLER 19 Mart 2020
212 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 37-41. AYETLER 13 Mart 2020
213 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 34-37. AYETLER 5 Mart 2020
214 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 31-32. AYETLER 27 Şubat 2020
215 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 29-30. AYETLER 20 Şubat 2020
216 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 26-28. AYETLER 13 Şubat 2020
217 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 10-25. AYETLER 7 Şubat 2020
218 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 4-9. AYETLER 30 Ocak 2020
219 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 1-3. AYETLER 23 Ocak 2020
220 Kur’an Sohbetleri | KUR’AN’A DAİR KURGULAR VE GERÇEKLER 16 Ocak 2020
221 Kur’an Sohbetleri | İSLAM VE TİCARET 10 Ocak 2020
222 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 159-165. AYETLER 3 Ocak 2020
223 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 154-157. AYETLER 26 Aralık 2019
224 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 150-153. AYETLER 19 Aralık 2019
225 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 148-150. AYETLER 12 Aralık 2019
226 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 146-147. AYETLER 6 Aralık 2019
227 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 142-145. AYETLER 28 Kasım 2019
228 Kur’an Sohbetleri | DÜNYA HAYATININ ANLAMI 21 Kasım 2019
229 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 141. AYET 14 Kasım 2019
230 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 136-140. AYETLER 7 Kasım 2019
231 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 133-135. AYETLER 31 Ekim 2019
232 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 128 – 132. AYETLER 24 Ekim 2019
233 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 122 – 127. AYETLER 17 Ekim 2019
234 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 118 – 121. AYETLER 10 Ekim 2019
235 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 113-117. AYETLER 3 Ekim 2019
236 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 111 VE DEVAMI AYETLER 26 Eylül 2019
237 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 108-111. AYETLER 19 Eylül 2019
238 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 106-108. AYETLER 12 Eylül 2019
239 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 106-107 ARASI AYETLER 5 Eylül 2019
240 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 100-106 ARASI AYETLER 29 Ağustos 2019
241 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 95-99 ARASI AYETLER 22 Ağustos 2019
242 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 93-94 ARASI AYETLER 11 Temmuz 2019
243 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (91-92 ARASI AYETLER) 4 Temmuz 2019
244 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (83-90 ARASI AYETLER) 27 Haziran 2019
245 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (74-83 ARASI AYETLER) 20 Haziran 2019
246 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (68-73 ARASI AYETLER) 14 Haziran 2019
247 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (63-67 ARASI AYETLER) 3 Mayıs 2019
248 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (61-64 ARASI AYETLER) 25 Nisan 2019
249 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (60-62 ARASI AYETLER) 18 Nisan 2019
250 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (56-59 ARASI AYETLER) 11 Nisan 2019
251 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (54-59 ARASI AYETLER) 4 Nisan 2019
252 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (50-53 ARASI AYETLER) 28 Mart 2019
253 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (42-49 ARASI AYETLER) 21 Mart 2019
254 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (37-41 ARASI AYETLER) 14 Mart 2019
255 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (32-36 ARASI AYETLER) 7 Mart 2019
256 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (19-31 ARASI AYETLER) 28 Şubat 2019
257 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (11-18 ARASI AYETLER) 21 Şubat 2019
258 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (1-11 ARASI AYETLER) 12 Şubat 2019
259 KUR’AN SOHBETLERİ | HER KÂFİR YALANCIDIR (ENAM 6/27) 5 Şubat 2019
260 KUR’AN SOHBETLERİ | KUR’AN’DAN KİMLER İSTİFADE EDER 29 Ocak 2019
261 KUR’AN SOHBETLERİ | CAİZ OLAN VE OLMAYAN VESİLELER 22 Ocak 2019
262 KURAN SOHBETLERİ | KİMSE MÜŞRİĞİM DEMEZ (ENAM 6/22-24) 15 Ocak 2019
263 KUR’AN SOHBETLERİ | İSLAM’IN EVRENSELLİĞİ (EN’AM 6/19-21) 8 Ocak 2019
264 KUR’AN SOHBETLERİ | KUR’AN’IN EVRENSELLİĞİ 1 Ocak 2019
265 Kuran Sohbetleri | İnsanı Kamil Uydurması 25 Aralık 2018
266 Allah’a Teslim Olmak (En’am 12-15. Ayetler) 18 Aralık 2018
267 Kur’an’da Yolculuk ve Amaçları (En’am 11. Ayet) 11 Aralık 2018
268 Nebimize Kur’an’dan Başka Mucize Verilmiş Midir? (En’am 7-10. Ayetler) 4 Aralık 2018
269 Allah Her Şeyi Bilir (En’am 1-6. Ayetler) 27 Kasım 2018
270 Dinin Bozulmasının Canlı Örneği: Namaz Vakitleri (En’am 3-6. Ayetler) 20 Kasım 2018
271 Ecel (En’am 2. Ayet) 13 Kasım 2018
272 Dünya Düz Mü Yuvarlak Mı? (En’am 1. Ayet) 6 Kasım 2018
273 İsa Aleyhisselam’ın Mucizeleri (Maide 109. Ayet ve Devamı) 30 Ekim 2018
274 Mahşerde Rasullerle Yüzleşme (Maide 109. Ayet) 23 Ekim 2018
275 Vasiyet ve Kadının Şahitliği (Maide 106-108. Ayetler) 16 Ekim 2018
276 Tebliğ Görevi ve Bireysel Sorumluluğumuz (Maide 103-105. Ayetler) 9 Ekim 2018
277 Soru Sorma Özgürlüğü (Maide 101 ve 102. Ayetler) 2 Ekim 2018
278 Çoğunluk Hakikatin Ölçüsü mü? (Maide 100. Ayet) 25 Eylül 2018
279 İnsanları Uyarma Görevi (Maide 77-81. Ayet) 18 Eylül 2018
280 Dinde Aşırılık (Maide 77. Ayet) 11 Eylül 2018
281 Rasul ve Tebliğ (Maide 99. Ayet) 4 Eylül 2018
282 İhramlıyken Avlanma Yasağı (Maide 94-98. Ayetler) 24 Temmuz 2018
283 Uyuşturucu Maddelerin Haramlığı (Maide 90-93. Ayetler) 17 Temmuz 2018
284 İçkinin Yasaklanması ve Tedricilik (Maide 90. Ayet) 10 Temmuz 2018
285 Yemin Keffâreti (Maide 89. Ayet) 3 Temmuz 2018
286 Ehl-i Kitaptan Mümin Olanlar (Maide 82-86. Ayetler) 19 Haziran 2018
287 Hristiyanlıktaki Teslis İnancı (Maide 72-76. Ayetler) 15 Mayıs 2018
288 Kur’an’a Yönelik Saldırılar (Maide 70 ve 71. Ayetler) 8 Mayıs 2018
289 İsrailoğulları’nın Kur’an’a Karşı Tutumları (Maide 70. Ayet) 1 Mayıs 2018
290 Ehli Kitap Ne Zaman Kafir Olur? (Maide 69. Ayet) 24 Nisan 2018
291 Müslümanın Görevi Kur’an’a Uyma (Maide 67-68. Ayetler) 17 Nisan 2018
292 Gerçek Zenginliğin Yolu (Maide 66. Ayet) 10 Nisan 2018
293 Yahudilerin Çıkmazları (Maide 64-66. Ayetler) 3 Nisan 2018
294 İslam’da Ticaret Ahlakı: Çiftlik Bank Örneği 27 Mart 2018
295 Günahta Yarışan Dindarlar (Maide 60-63. Ayetler) 20 Mart 2018
296 Ehli Kitaptan Maymunlaşan ve Domuzlaşanlar (Maide 60-63. Ayetler) 13 Mart 2018
297 Ehli Kitabın Müslümanlardan İntikamı (Maide 59. Ayet) 6 Mart 2018
298 Tasdik Bağlamında Namaz (Maide 55-57. Ayetler) 27 Şubat 2018
299 Mü’minlerin Yakın Dostu Sadece Mü’minlerdir (Maide 55-57. Ayetler) 20 Şubat 2018
300 Ehli Kitapla Savaşta Nebevi Siyaset (Maide 54-56. Ayetler) 13 Şubat 2018
301 Dinden Dönme ve Zındıklık (Maide 53-54. Ayetler) 6 Şubat 2018
302 Ehl-i Kitaptan Münafıklar (Maide 51-52. Ayetler) 30 Ocak 2018
303 Savaş Ahlakı 23 Ocak 2018
304 Yahudiler ve Hristiyanlarla İlişkiler: Cizye (Maide 51. Ayet) 16 Ocak 2018
305 Yahudi ve Hristiyanlarla İlişkiler (Maide 51. Ayet) 9 Ocak 2018
306 Ehli Kitapla İlişkiler (Maide 50-51. Ayetler) 2 Ocak 2018
307 Hadisler Vahiy Olabilir mi? (Maide 48-49. Ayetler) 26 Aralık 2017
308 Önceki Şeriatler (Maide 48. Ayet) 19 Aralık 2017
309 Muhammed Aleyhisselam ve Kur’an (Maide 48. Ayet) 12 Aralık 2017
310 İsa Aleyhisselam ve İncil (Maide 46-47. Ayet) 5 Aralık 2017
311 Kısasta Hayat Vardır (Maide 45. Ayet) 28 Kasım 2017
312 Allah’ın İndirdiğiyle Hükmetmeyenler (Maide 44. Ayet) 24 Kasım 2017
313 Tevrat Kime Verildi? (Maide 43-44. Ayetler) 14 Kasım 2017
314 Kafirlikte Yarışanlar (Maide 41-42. Ayetler) 7 Kasım 2017
315 Hırsızlık Suçu ve Cezası (Maide 38-40. Ayetler) 31 Ekim 2017
316 Küfür ve Şirk (Maide 36-37. Ayetler) 24 Ekim 2017
317 Şirke Alet Edilen Ayet (Maide 35. Ayet) 17 Ekim 2017
318 Toplumsal Güvenliği İhlal Suçu ve Cezası (Maide 32-34. Ayetler) 10 Ekim 2017
319 Kur’an’da Kuşların Dünyası (Maide 27-32. Ayetler) 3 Ekim 2017
320 Kendini Büyük Görmek (Maide 15-26. Ayetler) 28 Eylül 2017
321 İmtihanı Kaybettiren Benlik Yarışı (Maide 17,18 ve 19. Ayetler) 22 Eylül 2017
322 Allah Kime Lanet Eder? (Maide 12-13. Ayetler) 8 Eylül 2017
323 Allah’a Verilen Sözde Daima Adil Olmak (Maide 7-11. Ayetler) 5 Eylül 2017
324 Adaletten Şaşmamak (Maide 8-10. Ayetler) 22 Ağustos 2017
325 Yargısız İnfaz (Mâide 7-8. Ayetler) 23 Mayıs 2017
326 Allah’a Verilen Söz 16 Mayıs 2017
327 Abdestte Ayağa Mesh Meselesi (Maide 6. Ayet) 9 Mayıs 2017
328 Evlenmede Namuslu Olma Şartı 2 Mayıs 2017
329 Haram Kılınan Hayvansal Gıdalar (Maide 3. Ayet) 25 Nisan 2017
330 Dosta ve Düşmana Karşı Tavrımız Ne Olmalı? 18 Nisan 2017
331 Şirk Tehlikesi 11 Nisan 2017
332 Kitaplara İman’ın Anlamı Nisa 136 Ankabut 46 4 Nisan 2017
333 Miras Nisa 176.Ayet 28 Mart 2017
334 Kafir’lik Kendini Büyük Görmektir Nisa 172 ve 175.Ayetler 21 Mart 2017
335 Din’de Aşırılık Nisa 171 ve 173.Ayetler 14 Mart 2017
336 İnsanlığa Çağrı Nisa 170.Ayet 7 Mart 2017
337 Müslümanların Kur’an Karşısındaki Tavırları Nisa 167-169.Ayetler 28 Şubat 2017
338 Nebi ve Resul Nisa 163-166.Ayetler 21 Şubat 2017
339 Ehli Kitap’tan Mümin Olanlar 14 Şubat 2017
340 Her Haram Bir Mahrumiyet Doğurur Nisa 160-162. Ayetler 7 Şubat 2017
341 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa (3) 153-158.Ayetler 31 Ocak 2017
342 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa (2) 153-155.Ayetler 25 Ocak 2017
343 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa 153-155.Ayetler 17 Ocak 2017
344 Allah İle Resul’lerinin Arasını Ayırmak Nisa-148-149 ve 150. Ayetler 3 Ocak 2017
345 Müslümanların Baş Belası Münafıklar II 27 Aralık 2016
346 Müslümanların Baş Belası Münafıklar Nisa 138 ve Devamı 20 Aralık 2016
347 İman Konusunda Verilen İmtihan Nisa 137 ve 147.Ayetler 13 Aralık 2016
348 Kafirlik Müşriklik ve Munafıklık Nisa 136.Ayet ve Devamı 6 Aralık 2016
349 İmanın Şartları Nisa 136 29 Kasım 2016
350 Takva Nisa Suresi 131 ve 135.Ayetler 22 Kasım 2016
351 Nüşuz ve Kadına Darp Nisa-128 ve 130.ayetler 15 Kasım 2016
352 Nisa suresi 125 ve 127.ayetler 8 Kasım 2016
353 Nisa suresi 122 ve 125.ayetler 2 Kasım 2016
354 Yüzü Suyu Hürmetine Dua – Nisa Suresi 117. Ayet 28 Ekim 2016
355 En Büyük Din İstismarı Şirk – Nisa Suresi 116-121. Ayetler 18 Ekim 2016
356 İcma 11 Ekim 2016
357 Peygamberlerin İsmet Sıfatı – Nisa Suresi 113. Ayet 4 Ekim 2016
358 Tevbe İstiğfar – Nisa Suresi 110-112. Ayetler 27 Eylül 2016
359 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 4 – Nisa Suresi 105. Ayet ve Devamı 20 Eylül 2016
360 Kur’an Yorumlanabilir mi? – Nisa Suresi 105. Ayet ve Devamı 6 Eylül 2016
361 Düşmanı Etkisizleştirmenin İlkeleri – Nisa Suresi 101-104. Ayetler 30 Ağustos 2016
362 Yolculukta Namaz – Nisa Suresi 101-103. Ayetler 23 Ağustos 2016
363 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 3(Tevbe Suresi Bağlamında) 16 Ağustos 2016
364 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 2 9 Ağustos 2016
365 Müslümanın Ana Görevi Cihad – Nisa Suresi 94-100.Ayetler 31 Mayıs 2016
366 Adam Öldürmenin Cezası – Nisa Suresi 92-93. Ayetler 24 Mayıs 2016
367 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır – Nisa Suresi 88-91. Ayetler 18 Mayıs 2016
368 Münafıklık – Nisa Suresi 89-90. Ayetler 10 Mayıs 2016
369 Allah’a ve Ahiret Gününe İman – Nisa Suresi 86-87. Ayetler 3 Mayıs 2016
370 Şefaat İnancı – Nisa Suresi 85. Ayet 26 Nisan 2016
371 Müslüman-Gayrimüslim İlişkileri – Nisa Suresi 84. Ayet 19 Nisan 2016
372 Yetkililere İtaat – Nisa Suresi 83.Ayet 12 Nisan 2016
373 Kur’an’ı Çelişkili Olarak Gösterenler – Nisa Suresi 82.Ayet 5 Nisan 2016
374 Kitap-Resul İlişkisi – Nisa Suresi 80-82. Ayetler 29 Mart 2016
375 Bollukla ve Sıkıntı ile İmtihan 22 Mart 2016
376 Canı Pahasına İmtihanı Kazanmak 15 Mart 2016
377 Nisa Süresi 71. Ayet Ve Devamı (Allah Yolunda Cihad) 8 Mart 2016
378 Nisa Süresi 65-70. Ayetler (İntihar Eylemleri) 1 Mart 2016
379 Nisa Süresi 60-65. Ayetler (Müslümanların Kur’ân’dan Kaçışı) 23 Şubat 2016
380 Nisa Süresi 58-59. Ayetler (Halifelik Makamı 2) 16 Şubat 2016
381 Nisa Süresi 58-59. Ayetler (Halifelik Makamı) 9 Şubat 2016
382 Nisa Süresi 56-57. Ayetler (Hocaları Sorgulayan Müslüman) 2 Şubat 2016
383 Nisa Süresi 53-54. Ayetler (Hikmetsiz Kalan Müslümanların Çaresizliği) 26 Ocak 2016
384 Nisa Süresi 48-52. Ayetler (Müslümanların Kimlik Bunalımı) 19 Ocak 2016
385 Nisa Süresi 47. Ayet (Kur’ân’a Güvenmemenin Acı Sonuçları) 12 Ocak 2016
386 Nisa Süresi 44-46 Ayet (Ayetleri Tahrif) 5 Ocak 2016
387 Nisa Süresi 43. Ayet (Abdestte Çıplak Ayağa ve Çoraplara Mesh) 29 Aralık 2015
388 Nisa Süresi 41-42. Ayetler (Kafir İle Günahkarın Farkı) 22 Aralık 2015
389 Harcama Kültürü, Nisa 36.Ayet 16 Aralık 2015
390 Nisa Süresi 36. Ayet (Anne-Babaya İyi Davranmak) 8 Aralık 2015
391 Nisa Süresi 36. Ayet (Müslümanları Batıran Şirk) 1 Aralık 2015
392 Nisa Süresi 35. Ayet (Aile Hakemliği) 24 Kasım 2015
393 Nisa Süresi 34. Ayet (Kadının Dövülmesi Meselesi 2) 17 Kasım 2015
394 Nisa Süresi 34. Ayet (Kadının Dövülmesi Meselesi) 10 Kasım 2015
395 Nisa Süresi 33. Ayet (Mirasta Kadın-Erkek Dengesi ve Avliyye) 3 Kasım 2015
396 Nisa Süresi 32. Ayet (Kendimizi Keşfedelim) 27 Ekim 2015
397 Büyük Günahlar 20 Ekim 2015
398 Sorgulamayan Müslümanlar Ve İntihar Eylemleri 13 Ekim 2015
399 Nisa Süresi 29. Ayet Ve Devamı (Faizli Kredi Ekonomiyi Öldürür) 6 Ekim 2015
400 Hac’da Şeytan Taşlama 29 Eylül 2015
401 Nisa Süresi 26-28. Ayetler (Allah’ın İradesi Ve Sünnetullah) 22 Eylül 2015
402 Nisa Süresi 25. Ayet Ve Devamı (Recim Cezası Konusunda Şii-Sünni İttifakı) 15 Eylül 2015
403 Nisa Süresi 25. Ayet (Evlenmede Öncelik Sıralaması) 8 Eylül 2015
404 Nisa Süresi 24. Ayet (Muta Nikahı) 1 Eylül 2015
405 Nisa Süresi 22-23. Ayetler (Hürmet-i Müsahare) 25 Ağustos 2015
406 Mekkeli Müşrikler Bir Nebi Beklentisi İçindemiydiler 18 Ağustos 2015
407 Nisa Süresi 20-21. Ayetler “Evlenme Ve Boşanma Kolay Olmalı” 11 Ağustos 2015
408 Nisa Süresi 19. Ayet (Kadına Yönelik Şiddet) 4 Ağustos 2015
409 Nisa Süresi 17-18. Ayetleri (Tevbe) 28 Temmuz 2015
410 Nebimizin Yürüttüğü İç Politika (Son Olaylara Kur’an Penceresinden Bakış) 21 Temmuz 2015
411 Kur’ân’a Göre İftar ve İmsak Vakitleri 16 Haziran 2015
412 Nisa Süresi 15-16. Ayetler (Batı Güdümüne Giren Müslümanların Perişan Hali) 9 Haziran 2015
413 Kur’an’a Göre İmsak Vakti – 2.Bölüm 6 Haziran 2015
414 Kur’an’a Göre İmsak Vakti – 1.Bölüm 2 Haziran 2015
415 Nisa Süresi 13-14. Ayetleri (Allah’ın Koyduğu Sınırların Aşılması ve Kader) 26 Mayıs 2015
416 Nisa Süresi 12. Ayet ve Kelale 19 Mayıs 2015
417 Nisa Süresi 12. Ayet – Miras Konuları 12 Mayıs 2015
418 Miras Ayetleri Bağlamında Vasiyet – 2 5 Mayıs 2015
419 Nisa Süresi 11. Ayet – Miras Paylaşımı 29 Nisan 2015
420 Nisa Süresi 11. Ayet 21 Nisan 2015
421 Nisa Süresi 8. Ayet – Miras (Vasiyet) 14 Nisan 2015
422 Nisa Süresi 8. Ayet – Miras 7 Nisan 2015
423 Nisa Süresi 6. Ayet – Miras’da Asabelik 31 Mart 2015
424 Nisa Süresi 6. Ayet – Yetim ve Öksüz Çocuklar 24 Mart 2015
425 Nisa Süresi 3.Ayet – Çok Eşlilik 17 Mart 2015
426 Nisa Süresi 2.Ayet – Evlilik Yaşı 10 Mart 2015
427 Nisa Süresi 1. Ayeti ve Devamı – Kadın ve Erkeğin Yaratılışı 3 Mart 2015
428 Al-i İmrân Süresi 196 – Dünyalıkla İmtihan 24 Şubat 2015
429 Al-i İmrân Suresi 188. Ayet – Yaratılan Ayetlerdeki Zikir 17 Şubat 2015
430 Al-i İmrân Suresi 187. Ayet – Kur’ân’ı Anlatma Görevi 10 Şubat 2015
431 Al-i İmrân Suresi 186. Ayet – Gayrimüslimlerle İlişkiler 3 Şubat 2015
432 Al-i İmrân Suresi 183. Ayet – Geleneksel Dinin Çıkmazları 27 Ocak 2015
433 Al-i İmrân Suresi 180. Ayet – Cimrilik Eden Kendine Eder 20 Ocak 2015
434 Ali İmran Suresi 179- Ayet – Kur’an’ı Merkeze Koyma Zorunluluğu 13 Ocak 2015
435 Al-i İmrân Suresi 169-172. Ayetler – Güven ve Kararlılık 6 Ocak 2015
436 Al-i İmrân Suresi 164-168. Ayetler – Allah’ın Bilgisi ve Kader 30 Aralık 2014
437 Al-i İmrân Suresi 156-161. Ayetler – Hoşgörülü ve İlkeli Olmak 23 Aralık 2014
438 Al-i İmrân Suresi 149-154. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 3 16 Aralık 2014
439 Al-i İmrân Suresi 142-148. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 2 9 Aralık 2014
440 Al-i İmrân Suresi 140-142. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 2 Aralık 2014
441 Al-i İmrân Suresi 137-140. Ayetler – Allah’a Güvenenler En Üstünlerdir 25 Kasım 2014
442 Al-i İmrân Suresi 137-139. Ayetler-Sünnetullah Kavramı 18 Kasım 2014
443 Al-i İmrân Suresi 132-136. Ayetler 11 Kasım 2014
444 Al-i İmrân Suresi 130-131. Ayetler – Faiz ve Ekonomi 4 Kasım 2014
445 Al-i İmrân Suresi 121-129. Ayetler 28 Ekim 2014
446 Al-i İmrân Suresi 116-120. Ayetler 21 Ekim 2014
447 Al-i İmrân Suresi 109-115. Ayetler 14 Ekim 2014
448 Kurban İbadeti ve Bayram Ahlakı 30 Eylül 2014
449 Ehl’i Kitap ile İlişkiler 23 Eylül 2014
450 Gayri Müslimler ile İlişkiler 16 Eylül 2014
451 Al-i İmrân Suresi 104-108. Ayetler 9 Eylül 2014
452 Al-i İmrân Suresi 100-105. Ayetler – Allah’ın İpine Sarılmak 2 Eylül 2014
453 Al-i İmrân Suresi 98-101. Ayetler 26 Ağustos 2014
454 Âl-i İmrân Suresi 96-97.ayetler 19 Ağustos 2014
455 Âl-i İmrân Suresi 92-93.ayetler 12 Ağustos 2014
456 Tevbe Nedir? Nasıl Yapılır? 7 Ağustos 2014
457 Yatsı Namazı ve İmsak Vakti 24 Haziran 2014
458 Esirlere Yapılması Gereken Muamele 17 Haziran 2014
459 Ali-İmran Suresi 90. Ayet 10 Haziran 2014
460 Ali-İmran Suresi 85-89. Ayetler 3 Haziran 2014
461 Ali-İmran Suresi 83-84. Ayetler 27 Mayıs 2014
462 Ali-İmran Suresi 81-82. Ayetler 20 Mayıs 2014
463 Ali-İmran Suresi 81. Ayet 13 Mayıs 2014
464 Ali-İmran Suresi 78-80. Ayetler – Nebimizin Sözleri Vahiy midir? 6 Mayıs 2014
465 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-3 Paralel Din 29 Nisan 2014
466 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-2 Paralel Din 22 Nisan 2014
467 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-1 Paralel Din 15 Nisan 2014
468 Ali-İmran Suresi 77. Ayet 8 Nisan 2014
469 Geçici Zaferi Kalıcı Hale Getirmek 1 Nisan 2014
470 Ali-İmran Suresi 70-77. Ayetler 25 Mart 2014
471 Ali-İmran Suresi 64-69. Ayetler 11 Mart 2014
472 Ali-İmran Suresi 64. Ayet – Dinler Arası Diyalog İhaneti 4 Mart 2014
473 Ali-İmran Suresi 60-64. Ayetler – Kur’an’da Mehdilik 25 Şubat 2014
474 Ali-İmran Suresi 56-59. Ayetler – İsa (a.s) ve Adem (a.s)’ın Yaratılışları 18 Şubat 2014
475 Ali-İmran Suresi 51-55. Ayetler – İsa a.s’ın İstismarı 11 Şubat 2014
476 Ali-İmran Suresi 51-55. Ayetler – İsa a.s’ın İstismarı – 2 (Şahs-i Manevi) 11 Şubat 2014
477 Ali-İmran Suresi 49-51. Ayetler – İsa a.s. Hayatı 4 Şubat 2014
478 Yahudilere Temiz Yiyeceklerin Haram Kılınması 4 Şubat 2014
479 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 4 28 Ocak 2014
480 Ali-İmran Suresi 44-48. Ayetler 28 Ocak 2014
481 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 3 21 Ocak 2014
482 Ali-İmran Suresi 38-44. Ayetler – Meryem Ana 21 Ocak 2014
483 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 2 14 Ocak 2014
484 Ali-İmran Suresi 33-37. Ayetler – Zekeriyya a.s. ve Meryem Ana 14 Ocak 2014
485 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? 7 Ocak 2014
486 Ali-İmran Suresi 33. Ayet – Haddini Aşmak 31 Aralık 2013
487 Allah’ın Kullarını, Allah’ın Kitabına Davet 24 Aralık 2013
488 Ali-İmran Suresi 33. Ayet 17 Aralık 2013
489 Ali-İmran Suresi 30. Ayet 10 Aralık 2013
490 Ali-İmran Suresi 29. Ayet 3 Aralık 2013
491 Ali-İmran Suresi 28-30. Ayetler – Kafirleri Dost Edinmek 26 Kasım 2013
492 Ali-İmran Suresi 27. Ayet 19 Kasım 2013
493 Ali-İmran Suresi 26-27. Ayetler 12 Kasım 2013
494 Ali-İmran Suresi 19-25. Ayetler – Allah’ın Kitabına Teslim Olmak yada Olmamak 5 Kasım 2013
495 Ali-İmran Suresi 14-20. Ayetler – Müslümanların Kur’an Karşısındaki Tavırları 29 Ekim 2013
496 Dünya Sevgisi 22 Ekim 2013
497 Ali-İmran Suresi 8-12. Ayetler – Muhkem Müteşabih Ayetler – 3 8 Ekim 2013
498 Ali-İmran Suresi 7. Ayet – Muhkem Müteşabih Ayetler – 2 1 Ekim 2013
499 Muhkem ve Müteşabih Ayetler 24 Eylül 2013
500 Ali-İmran Suresi 5-6. Ayetler 17 Eylül 2013
501 Kur’an’da Furkan Kavramı 10 Eylül 2013
502 Ebubekir Sifil ve Faruk Beşer’e Cevaplar 27 Ağustos 2013
503 Kur’an’ı İkinci Sıraya Koymak 20 Ağustos 2013
504 Kur’an’ın Önceki Kitapları Tasdiki 20 Ağustos 2013
505 Ali-İmran Suresi 1-2. Ayetler 13 Ağustos 2013
506 Bakara Suresi 285-286 Ayetler 2 Temmuz 2013
507 Bakara Suresi 284-Ayet Kişinin İçinde Olanlardan Sorumluluğu 25 Haziran 2013
508 Bakara Suresi 283. Ayet – Vasiyet ve Rehin 18 Haziran 2013
509 Bakara Suresi 282. Ayet – 11 Haziran 2013
510 Kur’an’daki Musa-Hızır Kıssasının Kader Konusu ile İlgisi 4 Haziran 2013
511 Bakara Suresi 282. Ayet – Daru’ul-harpte Faiz, Borcun Zekata Sayılması ve Borcun Belgelenmesi 28 Mayıs 2013
512 Bakara Suresi 278-280. Ayetler 14 Mayıs 2013
513 Bakara Suresi 277-279. Ayetler-Kredi Sisteminin Ekonomiye Etkisi 7 Mayıs 2013
514 Bakara Suresi 275-276. Ayetler 30 Nisan 2013
515 Bakara Suresi 274. Ayet 23 Nisan 2013
516 Bakara Suresi 270-273. Ayetler – Yardımı İncitmeden Yapmak 16 Nisan 2013
517 Bakara Suresi 269. Ayet – Hikmet ve Sünnet 9 Nisan 2013
518 Bakara Suresi 267. Ayet 2 Nisan 2013
519 Bakara Suresi 262-266. Ayetler 26 Mart 2013
520 Kader İnancının Hesap Günündeki Yansımaları 19 Mart 2013
521 Kader İnancının Dini Hayata Yansımaları 12 Mart 2013
522 Allah’ın Bilgisi ile İlgili Ayetler 5 Mart 2013
523 Allah’ın Gayb Bilgisi 26 Şubat 2013
524 Doğru Allah İnancı 19 Şubat 2013
525 İnsanın Kaderi Ne Zaman Yazılır 12 Şubat 2013
526 Allah’ın İlmi ve İradesi 5 Şubat 2013
527 Bakara Suresi 261. Ayet ve Kader Konusuna Cevaplar 22 Ocak 2013
528 Kader Konusunda Yapılan Tenkitlere Cevaplar – 2 15 Ocak 2013
529 Kader Konusunda Yapılan Tenkitlere Cevaplar 8 Ocak 2013
530 Başımıza Gelenler Ne Zaman Yazılır? 1 Ocak 2013
531 Allah’ın Bilgisi ve Kader 25 Aralık 2012
532 Canlıların İlk Yaratılışı ve Yaratılışın Tekrarı 18 Aralık 2012
533 Bakara Suresi 258. Ayet – Üzeyir(a.s.) Allah’ın Oğlu mudur? 11 Aralık 2012
534 İbrahim As’ın Tağuta Karşı Tavrı 4 Aralık 2012
535 Bakara Suresi 257-258. Ayetler 27 Kasım 2012
536 İnandığı Gibi Yaşama Hürriyeti 20 Kasım 2012
537 Bakara Suresi 255. Ayet – Allah İnancı (Ayetu’l Kursi) 13 Kasım 2012
538 Bakara Suresi 254. Ayet 6 Kasım 2012
539 Resul Kavramının İçinin Boşaltılması 30 Ekim 2012
540 Kurban Bayramının Vakti ve Bayram İle İlgili Hükümler 23 Ekim 2012
541 Kur’an Sünnet Bütünlüğünde Kurban İbadeti 16 Ekim 2012
542 Bakara Suresi 246-252. Ayetler – Allah’a Güvenen Kazanır 9 Ekim 2012
543 Bakara Suresi 240-245. Ayetler 2 Ekim 2012
544 İddet Bekleyen Kadının Geçindirilmesi 2 Ekim 2012
545 Ölüm İddeti Bekleyen Kadının Evden Çıkması 2 Ekim 2012
546 Ölüm, Allaha Ait Bir Karardır 2 Ekim 2012
547 Kaza Namazı Yoktur, Korku Namazı Nedir? 25 Eylül 2012
548 Bakara Suresi 235. Ayet 18 Eylül 2012
549 Bakara Suresi 234. Ayet 11 Eylül 2012
550 Bakara Suresi 233. Ayet 4 Eylül 2012
551 Bakara Suresi 230. Ayet 28 Ağustos 2012
552 Kadir Gecesi 14 Ağustos 2012
553 Evlilik İle İlgili Mezheplerin Hataları 7 Ağustos 2012
554 Oruçla Alakalı Güncel Meseleler 31 Temmuz 2012
555 Bakara Suresi 185-187. Ayetler 24 Temmuz 2012
556 Nikahın Denetlenmesi 26 Haziran 2012
557 Bakara Suresi 230. Ayet 19 Haziran 2012
558 Kadının Boşama Hakkı İftida 3 12 Haziran 2012
559 Kadının Boşanması 5 Haziran 2012
560 Boşanma (Talak ve İftida) 29 Mayıs 2012
561 Kur’an’da Erkeğin Eşini Boşaması 22 Mayıs 2012
562 İla ve Yemin 15 Mayıs 2012
563 Bakara Suresi 222. Ayet 8 Mayıs 2012
564 Farklı Dinden Olanların Evliliği 1 Mayıs 2012
565 Yetimlerle İlgili Ayetler 24 Nisan 2012
566 Artan Malın Hepsi Verilecek mi? 17 Nisan 2012
567 Peygamberi Yanlış Algılamak 10 Nisan 2012
568 Bakara Suresi 218-219. Ayetler – İçki ve Kumar Yasağı 3 Nisan 2012
569 Bakara Suresi 214-217. Ayetler 27 Mart 2012
570 Dinlerde Süreklilik ve Allah’ın Kitabına Uyma Zorunluluğu 20 Mart 2012
571 Kafir ve Münafıkların Davranışları 13 Mart 2012
572 Şeytan Taşlama 6 Mart 2012
573 Bakara Suresi 197-202. Ayetler 28 Şubat 2012
574 Hac Farklı Zamanlarda Yapılabilir mi? 21 Şubat 2012
575 Hac Kurbanı 14 Şubat 2012
576 Faizin Ekonomiye Etkileri – Doç.Dr. Servet Bayındır 7 Şubat 2012
577 Ekonomi Krediye Değil Zekatla Gelişir 31 Ocak 2012
578 Ceza Yargılamasında Objektif Delil 24 Ocak 2012
579 Bakara Suresi 190-191. Ayetler – Savaş Hukukunun Temel Kuralı 17 Ocak 2012
580 Bakara Suresi 188. Ayet – 1 – Rüşvet 10 Ocak 2012
581 Bakara Suresi 188. Ayet – 2 – Hilal Hesapla Belirlenir 10 Ocak 2012
582 Bakara Suresi 183-187. Ayetler 3 Ocak 2012
583 Çağdaş Kölelik Sistemi – Kredi 27 Aralık 2011
584 Özel Hayatın Gizliliği 20 Aralık 2011
585 Bakara Suresi 180-183. Ayetler – Vasiyet ve Miras 13 Aralık 2011
586 Bakara Suresi 180-181. Ayetler – Mirası Paylaştırma Görevi 6 Aralık 2011
587 Bakara Suresi 178-179. Ayetler – Ölüm Cezası 29 Kasım 2011
588 Bakara Suresi 178-179. Ayetler – Kur’an’da Kısas Cezası 22 Kasım 2011
589 Bakara Suresi 177. Ayet – Allah Yolunda İyi Olanlar 15 Kasım 2011
590 Ayet ve Hadislere Göre Kurban İbadeti 1 Kasım 2011
591 Allah’ın Evliyası Kimlerdir? 25 Ekim 2011
592 Bakara Suresi 172-175. Ayetler – Helal Gıda 18 Ekim 2011
593 B. 171. Ayet – Kalp, Göz ve Kulakların Mühürlenmesi Ne Demektir? 11 Ekim 2011
594 Bakara Suresi 168-170. Ayetler – Hayvan Kesimi ve Deniz Ürünleri 4 Ekim 2011
595 Bakara Suresi 163-167. Ayetler – Allah İle İlişkiyi Koparmak 27 Eylül 2011
596 Bakara Suresi 159-162. Ayetler – Ayetleri Gizlemek Küfürdür 20 Eylül 2011
597 Bakara Suresi 158. Ayet – Geleneğin Kur’an ve Sünnet Anlayışı 13 Eylül 2011
598 Bakara Suresi 155-157. Ayetler – Sıkıntıyı Bunalıma Dönüştürmemek 6 Eylül 2011
599 Kadir Gecesi 23 Ağustos 2011
600 Sosyal ve Ekonomik Açıdan Zekat 16 Ağustos 2011
601 Kur’an ve Sünnet Işığında Teravih Namazı 9 Ağustos 2011
602 Bakara Suresi 183-186. Ayetler – Oruç 2 Ağustos 2011
603 Bakara Suresi 154. Ayet 5 Temmuz 2011
604 Kutuplara Yapılan İkinci Yolculuk 30 Haziran 2011
605 Bakara Suresi 153. Ayet – Allah’tan Başkasından Yardım İstenir mi? 14 Haziran 2011
606 Bakara Suresi 152. Ayet – Allah’ı Zikir 7 Haziran 2011
607 Bakara Suresi 152. Ayet – Kur’an’da Hikmet Kavramı 31 Mayıs 2011
608 Bakara Suresi 151-152. Ayetler – Sahabenin Kur’an Eğitimi 24 Mayıs 2011
609 Bakara Suresi 142-150. Ayetler -“Kıblenin Değişmesi” 17 Mayıs 2011
610 Bakara Suresi 142. Ayet 10 Mayıs 2011
611 Bakara Suresi 139-141. Ayetler 3 Mayıs 2011
612 Bakara Suresi 135-138. Ayetler 26 Nisan 2011
613 Kur’an’da Peygamber Algısı 19 Nisan 2011
614 Bakara Suresi 130-134. Ayetler 12 Nisan 2011
615 Bakara Suresi 124-130. Ayetler 5 Nisan 2011
616 İbrahim (A.S.)’ın Geçirdiği İmtihanlar – 2 29 Mart 2011
617 İbrahim (A.S.)’ın Geçirdiği İmtihanlar 22 Mart 2011
618 Bakara Suresi 124-128. Ayetler 15 Mart 2011
619 Bakara Suresi 122-123. Ayetler 8 Mart 2011
620 Bakara Suresi 121. Ayet 1 Mart 2011
621 Bakara Suresi 120. Ayet 22 Şubat 2011
622 Bakara Suresi 117-119. Ayetler 15 Şubat 2011
623 Bakara Suresi 116. Ayet 8 Şubat 2011
624 Kutuplarda Namaz Vaktinin Tespiti 1 Şubat 2011
625 Bakara Suresi 114-115. Ayetler 25 Ocak 2011
626 Bakara Suresi 113. Ayet 18 Ocak 2011
627 Bakara Suresi 110-112. Ayetler 11 Ocak 2011
628 Bakara Suresi 109. Ayet – “Ehl-i Kitabın Kıskançlıkları” 4 Ocak 2011
629 Bakara 108. Ayet – “Ehl-i Kitap ve Müşriklerin Peyg. İstekleri” 28 Aralık 2010
630 Bakara Suresi 105-107. Ayetler – İlahi Kitaplarda Nesh 21 Aralık 2010
631 Bakara Suresi 104. Ayet – İlahi Kitapların Tahrifi 14 Aralık 2010
632 Bakara Suresi 102-104. Ayetler 7 Aralık 2010
633 Bakara Suresi 97-102. Ayetler 30 Kasım 2010
634 Bakara Suresi 91-96. Ayetler 23 Kasım 2010
635 Hayvan Kesimi 9 Kasım 2010
636 Hayvan Kesimi – Sorular ve Cevaplar 9 Kasım 2010
637 Kurban İbadeti 2 Kasım 2010
638 Kurban İbadeti – Sorular ve Cevaplar 2 Kasım 2010
639 Konulu Kuran Sohbetleri – Hacc İbadeti 26 Ekim 2010
640 Konulu Kuran Sohbetleri – Hacc İbadeti – Sorular ve Cevaplar 26 Ekim 2010
641 Bakara Suresi 87-90. Ayetler 19 Ekim 2010
642 Bakara Suresi 84-86. Ayetler 12 Ekim 2010
643 Bakara Suresi 83. Ayet – 4. Bölüm 5 Ekim 2010
644 Bakara Suresi 83. Ayet – 3. Bölüm 28 Eylül 2010
645 Bakara Suresi 83. Ayet – 2. Bölüm 21 Eylül 2010
646 Bakara Suresi 83. Ayet 14 Eylül 2010
647 Bakara Suresi 80-82. Ayetler / Günaha Batma ve Sonuçları 31 Ağustos 2010
648 Bakara Suresi 78-79.Ayetler – Kendi Kitaplarını Kuran Gibi Gösterenler 24 Ağustos 2010
649 Bakara Suresi 74-77. Ayetler / İman ve Küfür İlişkisi 17 Ağustos 2010
650 Bakara Sûresi 183-187.Ayetler / Oruç 10 Ağustos 2010
651 Bakara Sûresi 72-73.Ayetler – Ölülerin Diriltilmesi 6 Temmuz 2010
652 Bakara Sûresi 65-71.Ayetler – Kurbanlık Boğa Olayı 29 Haziran 2010
653 Bakara Sûres 65.Ayet – Allah’a İsyanın Dünyadaki Sonuçları 22 Haziran 2010
654 Bakara Sûresi 64.Ayet – Yahudilerden Alınan Söz 15 Haziran 2010
655 Bakara Sûresi 62.Ayet – Kimler Cennete Girer 8 Haziran 2010
656 Bakara Sûresi 61.Ayet – Tarım ve Avcı Toplumu 25 Mayıs 2010
657 Bakara Suresi 60. Ayet – Mucize ve Keramet 18 Mayıs 2010
658 Bakara Sûresi 58-59 – Ehl-i Kitabın Dünya Hakimiyeti Beklentisi 11 Mayıs 2010
659 Bakara Sûresi 53-58 Ayetler – Hz. Musa’ya İnen Kitap 4 Mayıs 2010
660 Bakara Sûresi 50-52 Ayetler – Yahudilerin Denizi Geçme Mucizesi 27 Nisan 2010
661 Bakara Sûresi 47-52 Ayetler – Yahudilere Verilen Nimetler 20 Nisan 2010
662 Bakara Sûresi 40-46 Ayetler – Yahudilerin Peygamber Beklentisi 13 Nisan 2010
663 Bakara Sûresi 39.Ayet – İnsanların ve Cinlerin Ortak Sorumluluğu 6 Nisan 2010
664 Bakara Sûresi 34-39 Ayetler 30 Mart 2010
665 Bakara Sûresi 34.Ayet – Hz. Adem (as) ve Cenneti 23 Mart 2010
666 Bakara Sûresi 31.Ayet – Hz. Adem’e Eşyanın İsimlerinin Öğretilmesi 16 Mart 2010
667 Bakara Sûresi 30.Ayet – Halifelik 9 Mart 2010
668 Bakara Sûresi 29.Ayet / Göklerin ve Yerin Yaratılışı 2 Mart 2010
669 Bakara Sûresi 28.Ayet / Reenkarnasyon İddialarına Kur’an’dan Cevaplar 23 Şubat 2010
670 Bakara Sûresi 26-27 Ayetler – Allah’a Teslimiyet 16 Şubat 2010
671 Bakara Sûresi (25) Ayet / Cennet ve Cennet Nimetleri 26 Ocak 2010
672 Bakara Sûresi (24-25) Ayetler 19 Ocak 2010
673 Bakara Sûresi (23-24) Ayetler 12 Ocak 2010
674 Bakara Sûresi (21-22) Ayetler 5 Ocak 2010
675 Bakara Sûresi (7-20) Ayetler 29 Aralık 2009
676 Bakara Sûresi (5-7) -1 22 Aralık 2009
677 Bakara Sûresi (1-5) 15 Aralık 2009
678 Bakara Sûresi -1 8 Aralık 2009
679 Fatiha Sûresi -1 1 Aralık 2009
680 Bakara Sûresi (5-7 Ayetler) -1 22 Kasım 2009
681 Bakara Sûresi (1-5 Ayetler) -1 15 Kasım 2009
682 Fatiha Sûresi -1 8 Kasım 2009
683 Ehli Kitap ve Müşrikler 30 Haziran 2009
684 Nas Sûresi / Vesvese 28 Nisan 2009
685 Hased ve Nazar 21 Nisan 2009
686 Felak Sûresi / Şerden Korunma 17 Nisan 2009
687 İhlas Sûresi / Allah’ın Varlığı 7 Nisan 2009
688 Tebbet Sûresi / Beddua 31 Mart 2009
689 Nasr Sûresi / Allah’ın Yardımı 24 Mart 2009
690 Roma Ziyareti 17 Mart 2009
691 Kafirûn Sûresi / Kafirler 3 Mart 2009
692 Kevser Sûresi / Kurban 24 Şubat 2009
693 Maûn Sûresi / Dini Yalanlayanlar 17 Şubat 2009
694 Kureyş Sûresi / Kadınların Mahremsiz Yolculuğu 10 Şubat 2009
695 Fil Sûresi / Fil Olayı ve Yanardağ Patlaması 3 Şubat 2009
696 Hümeze Sûresi / Koğuculuk 27 Ocak 2009
697 Asr Sûresi / İyiliği ve Sabrı Tavsiye 20 Ocak 2009
698 Tekasür Sûresi / Çoğaltma Sevgisi ve Ölüm 13 Ocak 2009
699 Kur’anda İsrailoğulları 6 Ocak 2009
700 Karia Sûresi / Sevapların ve Günahların Tartılması 30 Aralık 2008
701 Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri 23 Aralık 2008
702 Adiyat Sûresi / Aşırı Mal Sevgisinin Tehlikesi 16 Aralık 2008
703 Ayetler ve Hadisler Işığında Kurban 2 Aralık 2008
704 Ayetler ve Hadisler Işığında Mut’a Nikahı 25 Kasım 2008
705 Hac 11 Kasım 2008
706 Zilzal Sûresi / Hesap Günü 11 Kasım 2008
707 Zilzal Sûresi / Zelzele 4 Kasım 2008
708 Beyyine Sûresi / Hanifler 27 Ekim 2008
709 Beyyine Sûresi / Kafirler ve Müşrikler 27 Ekim 2008
710 Alak Sûresi / Namaz Vakitleri 14 Ekim 2008
711 Alak Sûresi / Yaratılış Safhaları 7 Ekim 2008
712 Kadr Sûresi / Kadir Gecesi 26 Eylül 2008
713 Alak Sûresi / Okumanın Önemi 16 Eylül 2008
714 Tin Sûresi / Salih Amel 9 Eylül 2008
715 İnşirah Sûresi / Zorluk ve Kolaylık 2 Eylül 2008
716 Oruç 26 Ağustos 2008
717 Duha Sûresi / Yetimlik 19 Ağustos 2008
718 Duha Sûresi / Peygamberin Yetimliği 12 Ağustos 2008
719 Leyl Sûresi / Cömertlik ve Cimrilik 15 Temmuz 2008
720 Şems Sûresi – İyilik ve Kötülük 8 Temmuz 2008
721 Beled Sûresi / İnsanın Vasıfları 1 Temmuz 2008
722 Fecr Sûresi / Kötülüğe Yönelmek 24 Haziran 2008
723 Gaşiye Sûresi / Kıyamet Günü 17 Haziran 2008
724 Ala Sûresi / Eşyanın Dili -2 10 Haziran 2008
725 Kur’anda Haram Kılınan Yiyecekler 3 Haziran 2008
726 Tekvir Sûresi / İsar Kelimesi 1 Haziran 2008
727 Ala Sûresi / Eşyanın Dili 27 Mayıs 2008
728 Avrupa’da Hayvan Kesimi 20 Mayıs 2008
729 Ala Sûresi / Kainatın Oluşumu 13 Mayıs 2008
730 Tarık Sûresi / Sabah Yıldızı 6 Mayıs 2008
731 Büruc Sûresi / Göğün Burçları -2 29 Nisan 2008
732 Büruc Sûresi / Göğün Burçları 22 Nisan 2008
733 İnşikak Sûresi / Mal ve Mülk ile Şımarma 8 Nisan 2008
734 İnşikak Sûresi / Göğün Yarılması 1 Nisan 2008
735 Mutaffifin Sûresi / İlliyyun 25 Mart 2008
736 Mutaffifin Sûresi / Ölçü ve Tartıda Hile 18 Mart 2008
737 İnfitar Sûresi / Göğün Yarılması 11 Mart 2008
738 Tekvir Sûresi / Mesiet ve İrade Toplantısı Değerlendirmesi 4 Mart 2008
739 Tekvir Sûresi / Kuranda Meşiet ve İrade 26 Şubat 2008
740 Tekvir Sûresi / Kıyamet Sahneleri 5 Şubat 2008
741 Abese Sûresi / Kıyamette İnsanların Durumu 29 Ocak 2008
742</