Ebubekir Sifil ve Faruk Beşer’e Cevaplar

27 Ağustos 2013 tarihinde yayınlandı. görüntülenme Kur'an Sohbetleri

Elhamdü lillahi rabbil alemin. Vel akibetü lil muttakin. Vessalatu vesselamu ala rasulina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

Bu elhamdulillah demek biliyorsunuz manasını,  yani yaptığı her şeyi güzel yapmak Allaha mahsustur. O tüm varlıkların sahibidir. Arkasından gidilmesi ve desteklenmesi gereken de Allahın rasulü ve onu yakından takip eden kişilerdir.

Bunu her konuşmanın başında Müslümanlar söyleyerek zihinlerini bir noktaya toparlamış ve yapmaları gereken işler konusunda kendilerini bir tarafa yönlendirmiş oluyorlar. Biliyorsunuz geçtiğimiz Cuma günü akşam saat 18.00 de burada bir ilmi münazara müzakere yapılmıştı. Prof. Dr. İlyas Çelebi -kelam hocası olan Marmara İlahiyat Fakültesinde- İlyas Çelebi’nin yönettiği, Yard. Doç. Dr. Ebubekir Sifil Hoca’nın katıldığı ve benim de katıldığım bir müzakere, bir münazara yapılmıştı. Orada kader konusuyla ilgili görüşler ortaya konmuştu. Ebubekir Hoca tarafından sorulan sorular vardı. Ben onlara o zaman, bir kısmına cevap vermedim, bir kısmına verdim.

Şimdi, geçtiğimiz Pazar günü Faruk Beşer arkadaşımız, -Faruk Beşer Marmara İlahiyat Fakültesinde Fıkıh Hocasıdır- Prof. Faruk Beşer. Yaratan bilmez mi? Diye bir yazı yazdı. Tabi orada isim belirtmiyor ama muhatap belli. Dolayısıyla biz dedik ki bugün, bugünkü dersi Cuma günü cevaplandırmadığımız sorulara bir de Faruk Beşer Beyin Pazar günkü yazısında ortaya çıkmış olan sorulara tahsis edelim. Şimdi Fatih Orum Hoca o soruları soracak, ben de cevaplamaya çalışacağım. Ama her şeyden önce bu toplantıya katılmış olanlara teşekkür ediyorum. Hem Ebubekir Sifil’e hem salonu dolduran sizlere, diğer misafirlere hem de toplantıyı gayet güzel bir şekilde yöneten İlyas Çelebi Hocaya teşekkür ediyorum.

Ebubekir Sifil ismi ve Faruk Beşer ismi önemli. Şu açıdan önemli. Birisi Türkiye’de kurulan Ehli Sünnet Uleması Birliği ya da Ehli Sünnet Alimleri Birliğinin üyesi. Faruk Beşer de Türkiye Alimler Birliğinin çok aktif bir üyesidir. Bu sebeple,- gerçi ikisi de aktif üyedir- belki bu hem Ehli Sünnet Alimler Birliğinin hem de Türkiye Alimler Birliğinin bu sahada yapmış oldukları bir çalışma olmuş olur. O açıdan önemli olarak düşünüyorum. Evet şimdi Fatih Orum Hoca’dan soruları alalım. Önce kimle başlıyorsun?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum: Ebubekir Sifil’in sorularıyla başlıyoruz. Ebubekir Sifil şöyle sormuştu, hatırlayacağınız üzere. Kur’an’ın bize kadar değişmeden geldiğinin delili nedir? Bir şey kendi kendisinin delili olur mu?

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Evet şimdi, burada bir su var. Bu suyun soğukluğunun delili nedir? Şimdi dışarıdan bakıyorsunuz, buharlamayı görüyorsunuz. Bu aldatıcı olabilir değil mi? Buharlıymış gibi gözükebilir. Soğukluğun delili o suyu içmekle olur. Şimdi, bir şey tabii ki kendi kendisinin delili olur. Başka şeyden nasıl delil alacaksınız? Allah’ın Rasulu Muhammed SAV o toplumda, ben Allah’ın elçisiyim diye ortaya çıkıyor. Söylediğim sözler Allah’ın size ulaştırmamı emrettiği sözlerdir diyor. Bunu ispat için herhangi bir şey yaptığını bilen var mı? Kendisinin okunması yeter.

Dün Amerika’dan bir Türk gelmişti. New York’ta çalışıyormuş. Belli, yani çok iyi eğitim almış, elli yaşlarına yakın bir yaşı vardı, yani kırk beş elli arası. Görüntü öyleydi en azından, benim gördüğüm. Orada da çok önemli bir firmada önemli bir işte çalışıyor. Dedi ki, “Ben çocukluğumdan itibaren beş vakit namazını kılan bir kişiyim ve bu yüzden de, yani dinimden taviz vermediğim için birçok yerden atıldım.” dedi. “Fakat şu anda geldiğim son nokta, Kur’an’ı Kerim’den şüphelenmeye başladım” dedi. “Çünkü benim çalıştığım büyük… -Çalıştığı firma büyük bir firma, o firmada her dinden insanlar var. Budistler var, ateistler var, Hıristiyanlar var, Yahudiler var. Ne kadar din çeşitleri varsa hepsinden var- “Bize birtakım sorular soruyorlar. Ben o soruları çeşitli cevaplarla geçiştirirken en sonunda kendi kendime sormaya başladım ve cevapsız kaldım, o zaman şaşırdım” dedi. “İşte Kur’an’ı Kerim’i bir insan da otursa yazar dedim,” dedi. Ciddi ciddi şüphelere düşmüş ve geldi işte konuştuk dün. Dedim, “Tamam yazıyorsan, yaz. İnsanın bir saçı vardır, bir de yapma saçlar var, peruklar var. Çok da güzel gözüküyor. Ama herhangi bir fabrika bir saç telini yapabilir mi, böyle bir fabrika yeryüzünde var mı?” Dedim. “Hayır” dedi. “Yok.” “Tamam, işte buyurun.”

Şimdi, tabi orada şüphelenmesini haklı kılan hususlar var. Biz geçen haftaki derste de, hemen her derste bunu anlatıyoruz. Kur’an’ı Kerim’in lafzı değişmemiştir ama kelime manalarıyla çok ciddi oynamalar olmuştur ve kendi içinde çelişen bir kitap haline dönüşmüştür.

Bir de gene dün, önemli bir yerde, önemli konumda olan birkaç kişiyle konuşuyorum. Ki bunlar uluslar arası ilişkileri olan yurtdışında önemli işler yapmış olan arkadaşlarımız. Birisi dedi ki, “Avrupalılar ve Amerikalılar Kur’an’ı Kerim’i şeytan yazmış diye iddia ediyorlar.” “ Neden?” Dedim. Dedi ki, “Müslümanlar ellerine Kur’an’ı alıp Allahuekber diyerek birbirlerini öldürüyorlar. Avrupa’daki insanlar da bundan korkuyor,”  dedi. “Bir Müslüman gördümü korkuyorlar. Bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz.” Şimdi ben oradan, Amerika’dan gelen o arkadaşa tabi birtakım şeyler söyledim. Yani dedim ki, “burada bir problem yok, o… nedir dedim senin en çok mesela en fazla zihnine takılan konu nedir?” Dedim. Dedi ki, “Dünya yuvarlak mı? Hangi ayette okuyorsan dünyayı düz görüyorum” dedi. Dedim, “tabi şimdi sen… Kur’an’ı Kerim’i okuma metodu var, yani, Kur’an’ın hikmetine ulaşma yöntemi var. Sen ona göre oku, o zaman göreceksin ki, Kur’an’ı Kerim bırak dünyanın yuvarlaklığını bütün noktaları ayrıntıları ile anlatmıştır.”  Dedi ki, “mesela işte sizinle ilgili internette konuşuluyor, güneş gündüzün işareti değildir, gece … yani güneş, gecenin ve gündüzün işareti değildir demişsin. İşte bundan dolayı neler konuşulduğunu biliyor musun?” Falan. Yo dedim bilmiyorum ama şunu biliyorum. Birtakım ilim çevrelerinde Türkiye’de, “Bundan dolayı biz ondan utanıyoruz” falan dediklerini duydum. Ama bunu söylediğim için silikon vadisinden Amerika’nın önde gelen kişilerinden birisi bana e mail gönderdi. Yani ilim adamı olarak, sırf ondan dolayı, “Seninle beraber konferanslar verebilir miyiz? Birlikte kitap yazabilir miyiz?” Dedi. Şimdi dedim insanlar bunu bilmediği için konuşuyor. Ama bir anlatayım, bir yazayım o zaman sizin hepinizin ağzı açıkta kalacak. Neyse birazcık anlattım. İşte bu kutup bölgesindeki namaz vakitleri ile ilgili yapmış olduğumuz gözlemleri anlattım ki çoğusunu siz biliyorsunuz, çünkü sorular çok şey yapmak istemiyorum. Kısa sürede tatmin oldu gitti.

Şimdi bunlara da gerek yok aslında. Kur’an’ı Kerim’i okuduğunuz zaman, bunun Allah kelamı olduğunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Ama bir müddet sonra o yanlışlar sizin içinizde birike birike bir patlama yapıyor. Yanlış mealler. İşte bir taraftan Allah-u Teâlâ Allah hepinizin yola gelmesini doğru yolda olmasını ister, bir taraf ta diyor ki dilediğini saptırır, dilediğini yola getirir. E diyorsunuz ki, Allah Allah bu ne biçim iş. Bir taraf ta diyor ki işte müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün diyor. E bir tarafta da efendim başka bir şey söylüyor. Tam onun zıddı gibi. O zaman, bu nasıl bir kitaptır? diyor.

Tabi bu maalesef, tarih içerisinde bu noktaya nasıl gelindiğini biz her derste anlatıyoruz gayet iyi biliyorsunuz. Tabi ben şimdi burada özet geçmek zorunda olduğum için bunu da mutlaka istismar edecekler onu da biliyorum. Ama sadece bu konuyu anlatmaya kalksak dünya kadar vakit alır. Bu konudaki uluslar arası… Mesela şu anda o kadar örnek aklımdan geçiyor ki, Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğuyla ilgili.

Mesela şimdiye kadar yaptığım, gayrimüslimlerle yaptığım toplantıların hiçbir tanesinde, Kur’an Allah’ın kitabı mıdır? Diye bir soru sorulmadı. Herkes bunun öyle olduğunu anladı. Çünkü Kur’an’ı Kerim’in kendisi bunu ispatlıyor. Allah-u Teâlâ’nın… Geçen de zaten cevap olarak verdim. Asıl cevap şudur, Kur’an’ı Kerim Allah-u Teâlâ’nın indirdiği kitaptır. O kitabın delili, Allah’ın yarattığı kitap, kâinattır. Cenab-ı Hak Fussilet suresinin 53. Ayetinde diyor ki,

(41/ Fussilet 53)

“Senurîhim âyâtinâ fil âfâgı ve fî enfusihim”

“Onlara çevrelerinde ve kendi içlerindeki ayetlerimizi göstereceğiz.”

“Hattâ yetebeyyene lehum ennehul hagg,”

“Kur’an’ın hak kitap olduğu onlar için çok net bir şekilde ortaya çıkacak”

Yani herkesin kendi bilgisi, kendi birikimi o kitabın hak kitap olduğunu gösterecektir. Aksi takdirde ben şimdi kendime göre bir ispat yaparım, ne olur? Kur’an Allah’ın kitabıdır. Bizim hani öğrencilerimize sorsak, Kur’an Allah’ın kitabıdır, nereden biliyorsunuz? Ne derler? Öğretmenim öyle söyledi. E öğretmenin yanlış söylediyse? Babam öyle anlatıyor. Ya baban yanlış söylediyse? E canım camideki hoca? Kardeşim bunu, yani bu yanlış bilgiyi bir Hıristiyan, bir Yahudi verdiği zaman yanlış oluyor da, bir Müslüman verdiği zaman olmuyor mu? Bir sorgulasana! Ya seni aldatıyorsa? Ama ne zaman kendin okur, kendin onun Allah’ın kitabı olduğu kanaatine varırsan işte o zaman “eşhedü” dersin.  “Ben şahidim” dersin. Dolayısıyla falan böyle diyor filan böyle diyorla olmaz, onun için Kur’an’ı Kerim, kendinin Allah kitabı olduğunu her insana haber verir, ama o insan onu kendi diliyle okuması şartıyla. Kendi diliyle okumazsa, ezbere, istediği kadar ezberlesin sadece bir musikisi kendisinde kalır. Allah’ın kitabı olduğu konusunda soracağınız hiçbir soruya cevap veremez. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Hocam bu soruyla alakalı olarak; şayet Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğuna dair Kur’an’dan delil getirilemeyecek olursa; Rasulullah’a Mekke’de ve Medine’de ehli kitabın ve müşriklerin Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğuna inanmadıklarına dair yaptıkları itirazların tümünü haklı itirazlar olarak görmemiz gerekir. Çünkü Rasulullah onlara, Allah’ın kitabından delil getirdi. Gidip kütüphanelerden, bakın madem bizzat kitaptan delil kabul etmiyorsunuz ben size şu şu kitaplardan, şu kütüphanelerden bilgi aktarıyorum demedi.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Tabi. Şimdi biliyorsun bir ayeti kerime var. Bakayım da onu bulayım. Şimdi ayeti kerimeyi bulayım da ben. Yanlış okuma ihtimalinden dolayı, şimdi diyor ki bak, Cenab-ı Hak, Ankebut suresinin 48. Ayetinde diyor ki,

(29/Ankebut 48)

“Ve mâ kunte tetlû min gablihî min kitâb”

“Bundan önce sen herhangi bir kitap okuyor değildin”

“Ve lâ tehuttuhû biyemînik”

 “Sen şu anda da elinle böyle bir kitabı yazmıyorsun.”

Şu anda Kur’an’ı okuyorsun ama, yani Rasulullah baştan herhangi bir kitap okumuş değil, Kur’an’ı Kerim inince onu okuyor elbette.

“Ama şu anda da onu elinle yazıyor değilsin.”

“İzen lertâbel mubtılûn.”

 “Öyle olsaydı hakkı batıl görenler şüphelenirlerdi.”

O zaman demek ki, Rasulullah Kur’an’la insanlara… Zaten

(50/ Kaf 45)

fezekkir bil gur’âni mey yehâfu veîd”

“Benim vaadimden korkanı Kur’an’la bilgilendir.” Diyor.

Ve yine Allah-u Teala Ğaşiye suresinde olacak galiba,

(88/ Ğaşiye 21-22)

“Fezekkir innemâ ente muzekkir.” Diyor.

“Sen insanlara doğru bilgi ver,” Kur’an’daki bilgiyi ver, Kur’an oku, senin yapacağın sadece Kur’an’ı  okumaktır.”

“Leste aleyhim bimusaytır.”

“Onların tepelerine dikilecek değilsin.”

Çünkü Kur’an’ı Kerim’i okuduğun zaman karşı taraf bunun Allah’ın kitabı olduğunu çok rahat bir şekilde anlar. Ben sadece bu konudaki… Yani hatıralarımın birçoğunu siz biliyorsunuz, anlatmak istemiyorum, tüm dersi kaplar diye. Yani sadece işte tekrar edeyim. Yani gayrimüslimlerden bu konuda şüphesi olana hiç rastlamadım şu ana kadar. Yani Kur’an’ı okuyayım da ben, bu Allah’ın kitabı değildir desin hiç hatırlamıyorum. Çünkü o kendisinin Allah’ın kitabı olduğunu kendisi hatırlatıyor. Mesela şunu hep görmüşümdür. Ben gayrimüslimlerle konuştuğum zaman da sordukları sorulara hep ayetlerle cevap veririm. Bir ayetle cevap verdiğim zaman, ikinci soruyu aynı konuda sormazlar.

Şimdi, internette vardır, Roma’da bir sunumumuz oldu. Ve benim konuşmamı özellikle bir kokteylde anlattılar, dediler yarın toplantı var. Otelde bir kokteyl verdiler. Kokteylde de öyle içki falan yok, Hıristiyanlar içki içerler biliyorsunuz ama, yani bize karşı olan şeylerinden dolayı bizim dinimizce yasak olan hiçbir şey yoktu. Orada ilan ettiler, dediler ki yarın ilmi toplantımız var. Bekliyoruz. Saat 15.30’da Abdulaziz Bayındır’ın konuşması var, mutlaka bekliyoruz. Özellikle bekliyoruz dediler. Şimdi sabahleyin toplantıda birkaç kişi var. Bizim konuşma saati gelince tıklım tıklım doldu salon. Ve, hep böyle Katolik Kilisesinden papazlar, üniversitelerden öğretim üyeleri, en düşüğü doktora öğrencisi ve doktora yapmış olan elemanlar. Kısa bir sunumdan sonra, üç saat kadar soru sordular. Sorulan her soruya Kur’an’ı Kerim’den cevap verdim. Aynı konuda bir daha soru sormadılar. Tamam. Kur’an’dan cevap verince, tatmin oluyor karşı taraf. Saat oldu 17.30… yok 19.00 oldu. Çünkü bir de o sunumla beraber akşam saat 19.00 oldu. Dediler ki, artık kapatmamız lazım. Hiç kimse kalkmadı yerinden. Bakın o kadar uzunca bir süre, kimse yerinden kalkmadı. Dediler ki, hayır sorularımız bitmedi. Peki, bir yarım saat daha verdiler. 19.30 a kadar. Gene kimse kalkmadı yerinden. Orası Roma. Gene kimse kalkmadı yerinden. Dediler ki, sorularımız bitmedi. Ya dediler şeyler, burası otel, yapılan program var, yarım saat daha ancak alabildik, daha fazla mümkün değil, işte yukarıda yemek yememiz lazım falan. Dediler ki, bir toplantı daha düzenleyeceğinize söz verin kalkalım. Onlar da dediler ki vallahi yapmaya çalışırız, ama yapamadılar. Dinleyicilerin tamamı gayrimüslim, tamam mı?

Şimdi Kur’an’ı Kerim öyle bir… bu Allah’ın kitabı. Yani şimdi siz susamış bir insana şöyle güzel soğuk bir su verdiğiniz zaman, o insan o suya doyar mı? Susuzluğu gidene kadar içmek ister değil mi? İşte Allah’ın kitabını verdiğiniz zaman bu böyle. O insan derhal onun zevkini alıyor. Ben bu konuda, -samimiyetle söylüyorum kesinlikle bir şey değil- Müslümanlardan başka itiraz eden görmedim. Şey değil, şaka falan değil, sakın yanlış anlamayın. Yani Allah’ın kelamını anlattığınız zaman, bak Rusya’da, Avrupa’nın çeşitli yerlerinde, Amerika’da ne bileyim, birçok yerlerde konuşmalar yaptık. Müslümanlarla konuştuğun zaman bir ayet okudunmu adam hop diye sanki iğne batırmışsın, “ama!” diyor falan. Ama gayrimüslimler son derece böyle şey yapıyor ve Avrupa’da yaptığım konferanslardan üç saatten aşağı süreni hiç hatırlamıyorum. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Evet bir başka soru şöyleydi. Allah Teâlâ’nın kulların imtihan gereği olan fiillerini bilmediği iddiasına delil getirdiğiniz Al-i İmran suresinin 140. Ayetine “iman edenleri bilsin diye” şeklinde anlam verdiniz. Oysa kendiniz; Allah içimizi, kalbimizi bilir diyorsunuz. O halde, burada niçin Allah Teala iman gibi bir bildiği konuda Müslümanları müminleri, ayrıca Uhud gibi çetin bir imtihana tabi tuttu?

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Evet. Şimdi tabi burada aslında sorgulanan Kur’an’ı Kerim ben değilim. Bu ifadeler benim ifadem değil ki, Allah-u Teâlâ’nın sözü. Yani soruyu, Allah niye böyle dedi? diye Cenab-ı Hakk’a soracağına bana soruyor. Şimdi Cenab-ı Hak burada diyor ki, estauzubillah

(3/ Al-i İmran  140)

“İn yemseskum garhun”

 “Size bir yara dokunduysa”

 Çünkü Uhud’da Müslümanlar bir yara aldılar.

“Fegad messel gavme garhun misluhu”

“Karşıdaki kavme de daha önce bunun benzeri bir yara dokunmuştu.”

Yani onlar da Bedir’de yara almışlardı.

“Ve tilkel eyyâmu nudâviluhâ beynen nâs,”

 “İşte bugünler insanlar arasında dolaştırılır.”  Bir o galip gelir, bir bu taraf galip gelir.

“Ve liyağlemallâhullezîne âmenû”

“Allah iman edenleri bilsin diye” İman edenleri bilsin diye.

“Ve yettehıze minkum şuhedâé’,”

“Ve sizden şahitler alsın diye.”

Yani çünkü ahirette de Cenab-ı Hak evet defterler açılacak her şey olacak ama bir de şahitler ortaya çıkacak, onu da ayeti kerimelerde bildiriyor.

(4/ Nisa  41)  

Cié’nâ min kulli ummetim bişehîdin ve cié’nâbike alâ hâulâi şehîdâ.”

 “Her topluluktan şahit getirdiğim ve seni de bunlara şahit getirdiğim zaman ne olacak?” diyor.

Yani o ahiretten haber verdiği ayeti kerimede. Şimdi ben… Ama bu Ebubekir Sifil beyin sorusu, aslında bizim müfessirlerde gördüğüm büyük bir yanlışın ortaya çıkarılmasıdır. Mesela Maturidi’de görüyorum. Gördüm. Fahrettin Razi’de gördüm. Elmalılı Hamdi Yazır’da gördüm. Şimdi bunlar, “Allah imtihan eder” derken zannediyorlar ki, Cenab-ı Hak insanı bilgi imtihanından geçirir. Hâlbuki Allah-u Teâlâ her insanın içinden geçeni… Yani kişiye kendinden daha yakın. Yani kalbiyle kişinin kendi arasında bulunduğunu Allah-u Teâlâ bildiriyor değil mi? Dolayısıyla Allah-u Teâlâ’nın bizim içimizde olanı bilmemesi diye bir şey söz konusu olamaz. Ve ondan dolayı da imtihan etmez. Peki, imtihanı nasıl yapıyor? İmtihanı, olaylar karşısındaki tavırlarımızı ortaya koymak için yapıyor.

Her şeyden önce şunu çok iyi bilelim. Mesela şöyle bakın. İlk imtihanı kaybeden kimdi? İblis. İblis’ti. İblis’le ilgili ayetleri bir açalım. Gerçi bunlar çok fazla zaman alacak gene. O kadar… Yani vakit yetmeyecek ama neyse. Ama bu imtihan meselesi önemli. Biliyorsunuz Allah-u Teâlâ, Âdem As’ı halifesi olan bir varlık olarak yaratacağını belirtince, melekler buna itiraz etmişlerdi. Ya Rabbi kan dökecek birilerini mi oluşturuyorsun? Diye. Fesat çıkaracak. Allah-u Teâlâ dedi ki, sizin bilmediğiniz tarafı var. Evet, siz bunu biliyorsunuz. Çünkü hayvanlar âleminde de liderlik mücadelesi kanlı biter. Bunlar hepsi birbirinin yerine geçecek kişiler olduğuna göre burada da kanlı mücadeleler olacak demektir. Bugün işte Mısır’da olan, Suriye’de olan, senin olmasın benim olsun mücadelesidir. Yani bir halifelik mücadelesidir. Buraya ben senden daha layıkım mücadelesidir.

Şimdi… Sonra Allah-u Teâlâ, Âdem As’a bütün isimleri öğretti. Yani eşyanın bilgisini öğretti. Bu konuda ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler konuyla ilgili videoyu dinleyebilirler. Çünkü ayrıntıya giremiyorum. Sonra onları meleklere gösterdi. Dedi ki bunların isimlerini bana bildirin. Yani bunlar ne işe yarar? Eğer iddianızda haklıysanız. Halifelik bu… Bilimde ve teknolojide olacaktır demektir o.

(2/ Bakara 32-33-34)

“Gâlû subhâneke lâ ılme lenâ illâ mâ allemtenâ, inneke entel alîmul hakîm.”

dediler ki ya Rabbi bizim bir bilgimiz yoktur, sen bize neyi öğretmişsen onu biliriz, bilen sen doğru  karar veren sensin.”

Sonra Âdem As’a dedi ki, şunların isimlerini bildir onlara. Onların isimlerini bildirince Allah-u Teâlâ şöyle dedi.

“Gâle elem egul lekum innî ağlemu ğaybes semâvâti vel ard”

“Ben size demedim mi? Ben göklerin ve yerin gaybını bilirim”

yani sizin bilmediğiniz nice şeyler var, siz bildiğinizi zannediyorsunuz. Bak bu eşyanın içindeki bilimden haberiniz yok. Bildiğimi ben size söylemedim mi? Ondan sonra

“ve ağlemu mâ tubdûne ve mâ kuntum tektumûn.”

“Ortaya koyduğunuz yani sizin söylediğiniz başka, içinizde başka şey var” diyor meleklere.

Şimdi açığa çıkarıyorsunuz Âdemle ilgili bir şey söylüyorsunuz ama içinizde demek ki bir kıskançlık var Âdem As’la ilgili. Meleklerin hepsinde var demek ki. Tabi şimdi buna hemen diyecekler ki, meleklere çok değişik roller biçilmiştir biliyorsunuz, o da, henüz o konuda bir ders yapmadık inşallah yaparız. Ondan sonra Allah-u Teâlâ emir veriyor. İşte meleklerin imtihanı.

“Üscudu li adem”

 “Adem’e secde edin.”

Hadi bakalım. Kıskandığınız kişiye secde edin. Hepsi secde ediyor, İblis etmiyor. Hepsi kendisini yeniyor. Ama İblis etmiyor. Direniyor, kendini büyük görüyor ve kâfirlerden oluyor.

Şimdi İblis’in… bak İblis Allah’ı inkâr etmiş değildir. İblis, ahireti inkâr etmiş değildir. İblis, Âdem As diye bir varlık yok demiyor. Ama ne yapıyor? İblis o kendinde… Zaten Allah’la ilgili inancı falan var. Pekâlâ var, hiç problem yok. Ama kendi arzularını, kendi isteklerini, Cenab-ı Hakk’ın isteklerinin önüne geçirerek Allah’a şirk koşmuş oluyor. Kendi nefsini Allah’a ortak koşmuş oluyor. Şimdi hepimizde bu vardır.

Şimdi mesela bir örnek vereyim. Bu örnekte isim vermeyeceğim. O kişi bizi zaten dinlemez. Hiçbiriniz de onu tanımazsınız. O bakımdan rahatlıkla veririm. Şimdi bundan iki-üç ay kadar… Üç ya da dört ay kadar önce, Vakfın bir ihtiyacı oldu, bir arkadaştan, – yani zengin bir arkadaş, maddi durumu oldukça iyi-  dedim “elli bin lira borç verir misin?” Çünkü biliyorsunuz bizim Vakfımızın her ay seksen beş bin lira,nin altına düşmeyen harcaması var. Maaştır, vergidir, şudur, budur. Dedi ki, “Ben sana borç vermeyeyim, şu anda… Birkaç gün sonra elime yüklüce bir para geçecek, ben onun birkaç katını Vakfa bağış olarak vereyim” dedi. Ha iyi ne güzel. O birkaç gün geçti, yok! Birkaç hafta geçti, yok! Telefonlar ediyorum falan. Baktım ki artık telefonlara çıkmamaya başladı. Dedim, anlaşıldı sen parayı aldın vermek istemiyorsun, bir daha da seni aramayacağım.

Şimdi bu… İşte bu imtihandır. Elinize imkân geçinceye kadar veririm dersiniz. Fakat imtihan geçti mi para o kadar tatlı gelir ki veremezsiniz ve imtihanı kaybedersiniz. Hâlbuki o ana kadar, veririm diyor. İçinde olan o, ama Allah-u Teâlâ sizin samimiyetinizi olaylarla deniyor. Hadi bakalım!

Şimdi buna Kur’an’ı Kerim’den biraz daha ayrıntılı bir örnek şey yapalım. Kur’an’ı Kerim’in bu konuda örneklerle doludur. Cenab-ı Hak insanı nasıl imtihan eder? Ama bir tek örnek 33. Surenin 11. Ayetini açın. Yani hangi örneği vereceğim diye gerçekten şey yapıyorum, tereddüt ediyorum. Çünkü çok fazla örnek var bu konuda. Ahzab suresi 11. Ayet, Allah-u Teâlâ burada diyor ki, “ya eyyühellezi” Yok. 11. Ayet tamam. Aslında 9’dan başlayalım tamam.

(33/ Ahzab 9 10)

“Yâ eyyuhellezîne âmenuzkurû niğmetallâhi aleykum”

Bu şey savaşıyla alakalı, Hendek Savaşı olarak biliyoruz ya. Medine’ye Mekke’den, Arap yarımadasının büyük kabilelerinden genişçe bir grubun yapmış olduğu hücum. O sırada beni Kureyza ile Müslümanlarla ittifak etmişlerdi. Beni Kureyza Yahudi kabilesiydi. Birlikte Medine’yi savunmak için ittifak etmişlerdi. Sonra beni Kureyza ayrılmıştı ve Müslümanlarda da bir dağılma olmuştu. İşte o durumu anlatan ayetler bunlar. Diyor ki Allah-u Teala,

“Yâ eyyuhellezîne âmenuzkurû niğmetallâhi aleykum  iz câetkum cunûdun feerselnâ aleyhim rîhan ve  cunûden lem teravhâ,”

 “Müminler Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Size ordular geldi, ben de onlara rüzgâr gönderdim.     Ve sizin görmediğiniz ordular gönderdim.”

Zaten o ayrıntılara girmeyeyim, çünkü sorular çok. Onu siyer kitaplarından okursunuz. râ

“Ve kânallâhu bimâ tağmelûne basîr”

“Allah-u Teâlâ ne yapmakta olduğunuzu görüyordu.”  Ne durumda olduğunuzu görüyordu.

“İz câûkum min fevgıkum ”

Sizin üstünüzden onlar gelmişlerdi.” Yani üst taraftan gelmişlerdi.

“ve min esfele minkum”

 “alt taraftan da gelmişlerdi.”

Zaten şeyde Yahudilerle Mekkelilerle ittifak edince Müslümanlar iki ateş arasında kalmışlardı.

“ve iz zâğatil ebsâru ve beleğatil gulûbul hanâcira”

“Gözler dönmüş kalpler boğaza kadar gelmişti.”

Yani yüreğim ağzıma geldi deriz ya, o noktaya gelmişlerdi.

“ve tezunnûne billâhiz zunûnâ”

 “Allah hakkında da çeşitli zanlar beslemeye başlamıştınız.”

Allah bize yardım etmiyor, Allah bizi bıraktı, Allah’ın desteği gelmeyecek falan diye birtakım zanlar içerisine girmeye başlamıştınız. O noktaya kadar herkes çok dindardır, çok şeydir ama asıl mesele, o zor onda dik durabiliyor musunuz? Dikkat edin yani.

Şimdi burada ben bir hikâye anlatmam gerekiyor. İstanbul Müftülüğünde çalışıyorum. Doksanlı yılların başında. Bizim ailede, yakın çevremizde, bulunduğumuz köyde öyle tarikat falan yok. Erzurum’da da yoktu,  sonradan oluşmuş gerçi. Dolayısıyla ben tarikatı, tasavvufu üniversitelerden şurdan buradan duymuştum. İstanbul’a geldim bunlarla karşılaştım, yani bazı davranışları hoşuma gitmiyordu ama, iyi işte toplaşıyorlar bir şeyler yapıyorlar falan diye. Sonra hurafelerini vatandaşın sorularıyla öğrenince, baktım bu çok ciddi bir problem, Süleymaniye Camisinde kürsüye getirdim, anlatmaya başladım, ortalık müthiş bir şekilde karıştı tabi. Bugün de öyle yani, biliyorsunuz. Sürekli bir şey konuştuk mu ortalık karışıp duruyor. Ortalık acayip karıştı. Şimdi o zaman, o zamana kadar gerçekten… Bilenler bilir, tarikatlar bize soru sorar, cemaatler sorar, hepsinin güvendiği kişiydik. Herkesin bildiği bir şeydir bu yani. Şimdi… Sonra herkes bize muhalif olmaya başladı. Hatta bir ara, ben kafayı mı yedim? Dedim yani, tek başıma kalınca. Ne oldu yani Allah Allah? Ya binlerce kişi şeydi. Mesela işte biz Süleymaniye Vakfını kırk küsur kişiyle kurmuşuzdur, otuz dokuzunu burada Fatih görmemiştir. Yani. Tamam mı yani. Herkes, etrafımızdan kaçmak bir şey değil.

Şimdi onun çok büyük hikâyeleri vardır onları anlatamam şimdi de… Şey olarak, esas adını bileceğiniz bir hocayla karşılaşmıştım o sıra, yaşlı bir hoca. Bir odada oturduk, bana tarikatları ve tasavvufu anlattı. Hani dedim ya, ben onları hiç tanımıyorum diye. Kendisi çok iyi biliyor onları, bana bir anlattı, kanım dondu. “Ya hocam bunlar bu kadar mı?” “Ooo daha fazla,” dedi. “Bak sana bir şey söyleyeyim dedi, şirk yoksa tarikat yoktur,” dedi. “Bu derece kesin.” “Allah Allah hocam hep mi böyle?” “ Oo dedi daha aşırıları vardır,” falan dedi. “Allah Allah,” neyse. Ayrıldık tabi, hocaya teşekkür ettim falan. A geldim, baktım ki iki gün sonra bir tarikatın dergisinde bana karşı yazı yazmış. O hoca. Gerçekten öyle bir tuhaf oldum ki, şaşırdım kaldım, ya nasıl oluyor bu iş?

Şimdi o sıra hakikaten benim tek tesellim Kur’an’ı Kerim’di. Yani kimseyle konuşamıyorsun, kime desen herkes karşı. Tek tesellim Kur’an’ı Kerim’di. Ve o sıra Hud suresi, 127 gibi aklımda kalıyor bir açalım. Yok, 116ymış, yanlış söyledim bak. Sayfadaki yeri aklımda da, numarası aklımda kalmamış. Şu ayet hemen karşıma çıktı, böyle açtım tesadüfen bu ayet çıktı karşıma, Cenab-ı Hak teselli edecek ya, karşıma bu ayeti çıkardı. Estauzubillah.

(11/ Hud 116- 117)

“Felev lâ kâne minel gurûni min gablikum ulû begıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı”

“Keşke diyor sizden önceki”

“Keşke.” Allah keşke der mi? diyecekler. Vallahi kendine sorun, ben karışmam, demiş işte. Yani, Allah’a soramadıklarını bana soruyor hâşâ. Cenab-ı Hakk’ın avukata ihtiyacı yok. Ayet ortada işte.  “

“Felev lâ kâne minel gurûni min gablikum ulû bagıyyetin”

Sizden önceki çağlarda birikimi olanlar, keşke olsalardı”

“yenhevne anil fesâdi fil ard”

“O bulundukları yerlerdeki fesattan insanları nehyedecek olsalardı”

“illâ galîlen mimmen enceynâ minhum,”

 “onlardan kurtardığımız çok azı bunu yapmıştır.”

“vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi.”

 “Ama o zalimler şımartıldıkları şeyin peşine düştüler.”

Hocam diye saygı gösteriyorlar, elini öpüyorlar. İşte, hocam saygılar, falan. Tabi onu kaybetmek istemiyor. O zaman da ne yapıyor? İmtihanı kaybediyor. İşte Cenab-ı Hak insanları böyle imtihan eder. Bilgi imtihanından geçirmez. Sen dik durabiliyor musun? Allaha çok şükürler olsun, hamdü senalar olsun, tanıyanlar gayet iyi bilir, ben şahsen televizyondan konuşmayacağım hiçbir sözü kapalı kapılar ardında konuşmam. Allah’a hamdolsun. Zaten onun için bu kadar tepki görüyoruz.  Ama orada o hoca, bana karşı konuştukları şeylerin tamamını unuttu. Tuttu, o zaman tam hedefte olan tarikatın dergisinde bize yazı yazdı. Evet,

“ve kânû mucrimîn”

“Ve böylece günahkâr hale dönüştüler.”

“Ve mâ kâne rabbuke liyuhlikel gurâ bizulmin ve ehluhâ muslihûn. ”

“Rabbin, ülkeleri halkı salih iyiyken zalimlik yaparak hâşâ yanlış yaparak helak edecek değil ya” diyor. Evet.

Şimdi işte imtihan bu. İmtihan dik durabiliyor musunuz? Yani adam gibi adam olabiliyor musunuz kardeşim? Çevrenize bakın, bu tür insanlar çok azdır.

Şimdi mevki ve makam ihtiyacı… makama gelmek istiyorsa yetkilinin karşısında ne yapacağını şaşırır. O makama gelmek istediği kişi dese ki, “ya iki kere iki kaç eder?” “Kaç etmesini istersiniz efendim?” “Sekiz. “Tabi elbette ki sekiz eder.” “Yok yedi.” “Ha yanılmışım efendim tabii ki yedi eder” diyor. “Ya dokuz olması lazım.” “A bak bende ne kadar şey yaptım ya, dikkatsizim elbette ki dokuz olacak.” Böyle çocuk gibi… Yanlış mı söylüyorum?  Bunlar Allah’tan korkmanın ne olduğunu bilmiyorlar ki. Cenabı Hakk’ın gücünü bilmiyorlar ki.

O sıra yine bir hoca bana demişti ki, “Sen kime dayanıyorsun demişti. Arkanda kim var? Şimdi büyük oğlum burada olsa da bir anlatsa. O zaman İmam Hatip okulunda okuyor, o çocukları deli ettiler… yani oradaki şeyler. İşte baban arkasında şey var. O da tabi çok zeki bir çocuk. Bilmiyorsunuz diyor, CIA de var, KGB de var. Diyor ki, korktular baba diyor. Şimdi bu dalga geçiyor, onlar ciddi zannediyorlar. Şimdi dedi ki bana, “Senin arkanda kimler olduğunu ben biliyorum.” “Kim var?” Dedim. “Biliyorum, biliyorum, gelip müftü beye söyleyeceğim. İstanbul müftüsüne söyleyeceğim.” Zannediyor ki ben İstanbul Müftüsünden, mevkiden makamdan…  Allaha hamdolsun… Korkan bir adam bunlarla uğraşır mı? “Gel söyle” dedim. “Geleceğim” dedi. “Gel.” “ Biliyorum” dedi. “Biliyorsan söyle. Ya kardeşim söylesene.” Dedim. Ondan sonra tabi sinirlendim. “Söylemezsen dedim en adi adamsın” dedim. Etrafında da tabi kimler olduğunu söylesem gene şu anda ortalık karışır. Şimdi ona dedim ki bak, “Siz hayatta hiç Allah’a güvenip dayandınız mı?” dedim. “Siz Allah’a dayanmayı sadece cemaate anlatmak için öğrenmişsiniz” dedim. “Bir de insanların cebindeki parayı almak için Cenab-ı Hakk’ın adını kullanırsınız. Allah’a güvenmenin ne demek olduğunu siz bilir misiniz?” Dedim. “Cenab-ı Hakk’ın gücünün kudretinin ne demek olduğunu siz nereden bileceksiniz?” Dedim. “Hayatınızda bir kere ona dayandığınız yak ki, hep şunun bunun sırtından geçinmeye çalışıyorsunuz, siz ne bilirsiniz bunu?” Ondan sonra tabi birçok hikayeler var onları… belki bakarsınız, öyle bir adetim yoktur ama bir gün yazarsam yazarım. Onların çoğusunu bizim çocuklar da bilmez, hanım da bilmez. En yakınlarım da bilmez neler olduğunu. Evet.

Şimdi… Evet. Bakın şimdi ayeti kerimeyi okuyorum. Az önceki 116’ydı. Şimdi esas şeye geldim, Ahzab suresine tekrar devam ediyorum. İmtihan neymiş bakın şuradan görün. Diyor ki Allah-u Teala,

(33/ Ahzab 10 -12)

İz câûkum min fevgıkum”

“Bir grup üst taraftan geliyor.” Yahudiler bastırmışlar üst taraftan.

“Ve min esfele minkum”

“Alt taraftan da bütün Arap koalisyonu”

Çünkü çok büyük bir orduyla, Arap yarımadasının görmediği büyüklükte bir ordu, geliyorlar.

“Ve iz zâğatil ebsâru ve beleğatil gulûbul hanâcira”

“gözleri dönmüş yürekler ağıza gelmiş”

“ve tezunnûne billâhiz zunûnâ” 

“Allah hakkında çeşitli zanlara kapılmışsınız.”

Çünkü can pazarı artık. Her şey gidiyor. Çoluk çocuk gidiyor, mal gidiyor, mülk gidiyor, tüm her şey gidiyor.

Hunâlikebtuliyel mué’minûne”

“İşte müminler orada imtihandan geçirildiler.”

İmtihan öyle şey değil. Sorduğu sorulara cevap değil, bilgi imtihanı değil. Tamam mı?

“Ve zulzilû zilzâlen şedîdâ.”

 “Çok şiddetli bir şekilde sarsıldılar.”

Öyle bir sarsıldılar ki. İşte cihad edenler ve sabredenler diyor ya Allah-u Teâlâ, cihad ve sabr. Yani şartlar ne olursa olsun gevşeme yok, yürümeye devam. Yürüyeceksin. Sabır da odur. Doğru bildiğin yolda dik durup, yürümeye devam edeceksin. Allah’tan başkasına boyun eğmeyeceksin. İşte imtihanı orada kazanırsın.

“Ve iz yegûlul munâfigûne vellezîne fî gulûbihim meradun” 

Hani münafıklar şöyle diyor. Münafık ne demek? Bakın şu mesele çok mühim. Hepimiz, her an münafıklıkla kâfirlikle yüz yüzeyiz, bunu unutmayın. Hepimiz. Herkes. Allah’ın enbiyası da dâhil. Yani nebiler de dâhil. Ahzab suresinin… yokk ahzab değil. Zümer suresinin 65. Ayetini hatırlayın. 464. Sayfa. Bak diyor ki, Allah-u Teala,

(39/ Zümer 65)

“Ve legad ûhıye ileyke ve ilellezîne min gablike, lein eşrakte leyahbetanne ameluke”

“Sana ve senden öncekilere şu vahyedildi. Hele şirke düş bütün yaptığım yok olur gider.”

Bu, nebilere yapılan vahiy. Ne demek şirke düşmek? Allah’ın emriyle başkasının emri arasında git gel yapar da öbürünü tercih edersen gittin.

Şimdi, geçende bir düğünde, çok güvendiğim bir arkadaşım dedi ki, “bana soruyorlar -iyi de Arapça bilen bir arkadaş- işte Abdulaziz hocayla ilgili ne şey yapıyorsun?” Dedim ki, “diğer konular neyse ama işte imsak konusunda doğru olabilir.” Neyse o şeyle, Bakara 187’nin ilgili kısmını okudum ve mealini de verdim çünkü masada başkaları da vardı. Dedi ki, “o senin yorumun.” Dedim ki, “burada herhangi bir kelimeye yanlış mana verdiysem söyle.” “O senin yorumun” diyor. Allah’ın ayetine Abdulaziz’in yorumu diyor. Allah Allah. Bu ne biçim mantıktır? “Peki dedim, bak yetmişe gelmiş yaşın, bugüne kadar bir kere olsun çıkıp da imsak gözlemi yaptın mı?” dedim. “Hayır” dedi. E buyur şimdi. Ayet benim yorumum, gözlem de yapmamış. İmtihan böyle kaybediliyor. Her şeye rağmen dik duracaksın.

Bak bu Ramazan’da biliyorsunuz bütün şeyleriyle bize yüklendiler de kim galip çıktı peki? Allah’a hamdolsun, Cenab-ı Hakk’ın yardımıyla biliyorsunuz… Peki, Diyanetteki görevliler bu imtihanı yüzde yüz kaybettiler. Burada açıkça söylüyorum. İlan ediyorum. Yüzde yüz kaybettiler. Yüzde yüz yanlış olduklarını adları gibi biliyorlar, inat ettiler. Bu ümmete zulmettiler, sahura kalkması gereken saatte millete namaz kıldırdılar ve teheccüd vaktinde namaz kıldırdılar. Allah-u Teâlâ’da rezil etti onları. Bana cevap verme sözü verdikleri halde kendi televizyonlarında konuştular. NASA’nın Meksiko City’de çektiği fotoğrafı, fecr-i kazip fotoğrafı diye gösterdiler. Ben baktım. Bu fotoğraf otuz derece enlemin güneyinde çekilemez. Çünkü biraz şey yapınca öğreniyorsunuz meseleleri. Sonra baktık ki NASA Meksiko City’de çekmiş. Ve bizim ilan ettiğimiz saati gösteren ufuk resmini de eksi on sekiz derece diye gösterdiler. Kaç kere burada konuştum. O astronomun öğrencilerin yüzüne bakamaması gerekir. Onurluysa mesleğinden ayrılması gerekir. Tekrar ediyorum. İşte, doğruları bilmek bir şey değil, doğruları söylemek lazım. Peki, niye efendim kabul etmediler? E canım şimdi bu kadar millete karşı… işte imtihan orada kaybedilir. Halk ne der?i tercih eder de, Allah ne der?i ikinci plana koyarsanız işte bu Cenab-ı Hakk’ın şirk dediği şeydir. Evet.

(33/ Ahzab 13 -15)

“Ve iz galet tâifetun minhum yâ ehle yesrib”

 “Müslümanlardan bir grup dedi ki, ey Medineliler,”

 “lâ mugâme lekum ferciû,”

“Artık bugün duracak yer kalmadı. Burada kalmanın bir anlamı yok, dönün geriye.”

“Ve yesteé’zinu ferîgun minhumun nebiye”

“Bir grup da gelip Rasulullah’tan izin istiyor.” O en zor zamanda.

“Yegûlûne inne buyûtenâ avratun ve mâ hiye biavrah,”

“Diyorlar ki evlerimiz açık ya Rasulallah gidip bir koruyalım çoluk çocuğu.”

“İn yurîdûne illâ firârâ”

“Bunlar sadece kaçmak istiyorlardı.”

Ve lev duhılet aleyhin min agtârihâ summe suilul fitnete leâtevhâ ve mâ telebbesû bihâ illâ yesîrâ.”

“Çevrelerinden onların yanına gelinse burada bir fitne çıkarmaları bir bozgunculuk çıkarmaları istenseydi Müslümanların arasında bunu mutlaka yaparlardı. Hiç böyle çok az bir gecikmeyle bunu yaparlardı.”

Bak şurayı iyi dinle.

“Ve legad kânû âhedullâh”

“Halbuki bunlar savaşa gelmeden Allah’a şu sözü vermişlerdi.”

 “min gablu”

 “Daha önce.”

 “Lâ yuvellûnel edbâr,”

 “Ne pahasına olursa olsun geri dönmeyecekler.”

İşte sıkıyı görene kadar, sıkıyı gördün mü birçoğu imtihanı kaybediyor. Şimdi bilgi imtihanı mıymış? Cihad ve sabır imtihanıymış. E peki tefsirler diyor ki, Allah insanın kalbindekini bilir. Ya kardeşim imtihan o değil. Ya niye siz ayetleri anlamamakta ısrar ediyorsunuz ey müfessirler? Niye ısrar ediyorsunuz? Cenab-ı Hak insanı bilgi imtihanından mı geçiriyor? Ya cihad ve sabır imtihanından geçiriyorum diyor. Niye siz onları düşünmüyorsunuz? Kur’an’ı Kerim’de bunun dünya kadar örneği var. Evet. Neyse bir ara verelim. Gene devam edelim oldu mu?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Ebubekir Sifil’in yönelttiği bir başka soru şöyle. Kehf suresinin 80. Ve devamındaki ayetlerde öldürülen çocuk hakkında Allah Teâlâ’nın onu tahmin üzere öldürdüğünü söylüyorsunuz. Eğer Allah Teâlâ gerçekten o çocuğu bilgi üzere değil tahmin üzere öldürdüyse arkasından gelecek çocuk için de aynı durum söz konusu olmayacak mıdır?

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Çünkü yani Allah-u Teâlâ diyor ki burada, bakın mesela Diyanetin Mealinden okuyayım ben size.

Erkek çocuğa gelince onun ana babası mümin kimselerdi. Bunun için onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk.

Benim sözüm mü bu? Yani bunu söylüyorsunuz demenin bir anlamı var mı? Efendim ondan sonrakini biliyor muydu? Bilmiyor muydu? Ya kardeşim Allah-u Teâlâ çok açık ve net ayetlerde söylüyor, bilinceye kadar diyor. Bilmedikçe diyor, bilelim diye diyor. Allah-u Teâlâ böyle söyledikten sonra bize ne düşer? Ya inanırsın ya da inanmazsın. O senin bileceğin bir şeydir. İnanırsan sen bilirsin, inanmazsan gene sen bilirsin. Dolayısıyla bu konunun… Bu konu zaten kaderi anlamak için çok açık olan ayetlerdendir. Şimdi bu çocuk iman ve küfürle imtihan ediliyor. Yani, bu çocuğun annesini babasını küfre sürüklemesinden korktuk diyor. Sürüklemeyebilirdi de. Niye? Çünkü imtihan gereği şey olduğu için imtihan gereği olan kısmı Cenab-ı Hak bilmediğini bize ifade ediyor. Bilmiyorsa bilmiyor o kadar. Yani Allah-u Teâlâ’ya biz laf öğretecek değiliz ki. İster inanırsın ister inanmazsın. Çünkü Cenab-ı Hak ne diyor? Estauzubillah

(6/ Enam 103)

“Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr, ve huvel lâtîful habîr.”

“Basiretler onu kavrayamazlar “diyor.

Yani siz ne kadar ince görüşlü, ayrıntılı bir şekilde düşünen, çok geniş tahliller yapan, çok zeki insanlar olsanız bile Allah’ı idrak edemezsiniz” diyor.  Bak şeyde En’am suresinin 103. Ayeti

“Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr, ve huvel lâtîful habîr.”

“O latif ve habirdir.” Ne demek latif? Yani,

“sizin bütün duyu organlarınızı, bütün imkânlarınızı, bütün kapasitenizi çalıştırsanız da Cenab-ı  Hakk’ı kavrayamazsınız” diyor.  Ondan sonra da söylediği şey 106. Ayette.

(6/ Enam 106)

“İttebiğ mâ ûhiye ileyke min rabbik,”

“Öyleyse Rabbinden sana vahyedilen neyse sen ona uy.”

İşte Allah’tan vahyedilenlerden birisi de, “o çocuğun annesini babasını küfre sürüklemesinden korktuk” sözüdür. O da Allah’ın vahyidir. E bilinceye kadar ifadesiyle bunu birleştirdiğin zaman, olay tam oturuyor mu? Yani siz de bilinceye kadar… hani şeyde Muhammed suresinin 31. Ayetinde

(47/ Muhammed 31)

“Ve lenebluvennekum”

“Sizi kesin olarak yıpratıcı imtihandan geçireceğiz,”

 “ hattâ nağlemel mucâhidîne” 

“içinizden cihad edenleri bilinceye kadar.”

Bunun ne olduğunu bir derste gördük işte. Cenab-ı Hak o en zor zamanda dik durup durmayanları denemiş oluyor. Ondan sonra

“minkum ves sâbirîne”

“ve sabredenleri bilinceye kadar.”

“ ve nebluve ahbârakum.”

“Ve haberlerinizi ortaya çıkarıncaya kadar.”

Bunu Allah-u Teâlâ söylüyor. İster inanırsın, ister inanmazsın. Allah-u Teâlâ’ya laf öğretmeye gerek yok ki… şimdi kendileri Allah-u Teala’nın ayetlerinden uzaklaşıyorlar. Bizi de uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Hiç kusura bakmayın biz uzaklaşmayız. Biz bu ayetlere sonuna kadar uyarız. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Bir başka soru şöyle. Rum suresinin ilk ayetleri ile ilgili olarak Rumların üç ila dokuz yıl içinde galip geleceğini bilen ve bildiren Allah Teala’nın insanın iradi fiillerini bilmediğini söylemek ne kadar inandırıcıdır?

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Gene yani Cenab-ı Hakk’ı sorguya çekiyor.

(21/ Enbiya 23)  

Lâ yus’elu ammâ yef’alu ve hum yus’elûn.”

 “Allah yaptığından sorguya çekilmez. Sorguya çekilecek olan insanlardır.”   

Bu Rum suresi 30. Ayeti ben mi yazdım ki, bana soruyorsun? Cenab-ı Hakk’ın ayeti, üç ile dokuz yıl içerisinde sizi galip getireceğiz. Galip gelmek başka bir şeydir, imtihanı kazanmak başka bir şeydir. Bakın imtihanı Müslümanların kaybettiklerini Allah-u Teâlâ’nın kendisi bildiriyor. Şimdi, burada gene okumuştum, bir daha okuyayım. Yani geçen Cuma günü okumuştum. Enfal suresinin 68. Ayetinde Cenab-ı Hak ne diyor? Hatta 67/68’i tekrar birlikte okuyalım. Müslümanlar biliyorsunuz… Bak şöyle bir düşünün, Allah-u Teâlâ Rasulullah SAV’e ve Müslümanlara Muhammed suresinin 4. Ayetini indirmiş. Savaş meydanında düşmanı iyice ezmeden esir alamazsınız diyor.

(47/ Muhammed  4)

“Feizâ legîtumullezîne keferû fedarber rıgâb,”

“O kafirlerle savaş meydanında karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun”

“hattâ izâ eshantumûhum”

“onları tamamen etkisiz hale getirinceye kadar”

“ feşuddul vesâga”

“işte o zaman bağı sıkı tutun.” Yani esir alın. Arkasından da,

“feimmâ mennem bağdu ve immâ fidâen”

“Arkasından ya karşılıklı ya karşılıksız serbest bırakırsınız” diyor.

Esirin köleleştirilmesi öldürülmesi falan yok. Bir kere kölelik o ayetle kaldırılmıştır.  Şimdi… Ama Müslümanlar tabi bu savaştan önce Rasulullah ve ashab bu ayete uymamayı aklının köşesinden geçirir miydi? Bilgi imtihanı olsa, bu ayeti biliyorlar değil mi? Ama esirlerle, ganimetle yüz yüze gelince ne yaptılar? Esir aldılar. Ve imtihanı kaybettiler.

E şimdi siz… siz tabi diyorsunuz ki, Rasulullah’ın yaptığı her şey vahiyledir, dedikten sonra bu ayetlerin üstünü örtmek zorundasınız. Ondan sonra, icma diye bir delil var diye ortaya çıktıktan sonra bu ayeti kimsenin görmemesini sağlamak zorundasınız. Çünkü Rasulullah ve ashabı ittifakla Cenab-ı Hakk’ın emrine aykırı davrandıysa, icma diye bir delil olur mu? Olmaz. Peki, Rasulullah Cenab-ı Hak tarafından bu derece ağır suçlandıysa, her yaptığı vahiy olur mu? Ama siz, işi tamamen karıştırıyorsunuz, hikmet diye bir bilgi ortadan kaybolmuş. Sünneti kitabın önüne geçirmişsiniz. Kitap sünnet ilişkisini bozmuşsunuz. Kur’an bir kenarda kalmış. Tabii ki sünneti öne geçirirsen çok rahatlıkla uydurma hadislerle işi idare edersin. O zaman ayetlerin doğru anlaşılmasını engellemek için her şey yapılır. Yani … Cuma günü ben yanlışa dikkati çektim, hangi mealden okursanız okuyun benim bu size anlattığımı orada göremeyeceksiniz. Ve siz böyle bir Bedir savaşını hiç duymuş muydunuz şimdiye kadar? Yani her tarafı bozmuşlar. Hani minareyi çalan kılıfı hazırlamış.

Biliyorsunuz kader inancını tarumar ettikten sonra Rasulullah’a şu sözü söylettirirler. Kader konusunda Rasulullah konuşmayı yasakladı. Allah Allah. Ya iman edilecek bir konuda konuşma nasıl yasaklanır? Bunu Hıristiyanlar söylüyor. Çünkü izah edemiyorlar. Diyorlar ki siz kiliseye güvenin, biz sizin imanınızı koruruz diyorlar.

Bak ne diyor Allah-u Teâlâ.

(8/ Enfal 67)

“Mâ kâne linebiyyin en yekûne lehû esrâ”

 “Hiçbir nebinin esir almaya hakkı yoktur.”

“Hattâ yushıne fil ard,”

”Savaş meydanında tam hâkimiyet kuruncaya kadar.”

“Turîdûne aradad dunyâ,”

Bakın önce nebiye hitap etti, sonra müminleri de kattı işin içine. Niye siz uyarmadınız Rasulullahı? Onlar da işin içine girdiler dikkat ediyor musunuz?

“Turîdûne aradad dunyâ,”

“Siz dünyalık istiyorsunuz,”

“Vallâhu yurîdul âhırah,”

“Ama Allah sonrasını istiyor.” Mekke’ye girmenizi istiyor. Ondan sonra…

“Vallâhu azîzun hakîm”

“Allah güçlüdür doğru karar verir.” Allah’ın verdiği karara uyun gerisine karışmayın.

Ondan sonra bakın ne diyor Allah? Üç ile dokuz yıl içerisinde zafere ulaşacaksınız diye önceden söz vermedi mi Rum suresinde?

(8/ Enfal 68)

“Lev lâ kitâbun minallâhi sebega”

“Daha önce Allah’ın bu yazdığı şey olmasaydı,” Yani bu suredeki size verdiği söz.

“Lemessekum fîmâ ehaztum azâbun azîm.”

 “Aldığınız şeyden dolayı size elbette büyük bir azap dokunacaktı”

Peki Cenab-ı Hak önceden biliyor muydu, bilmiyor muydu bunların esir alacaklarını? Açık değil mi ayeti kerime?

Yine bakın İsra suresinde de Allah-u Teâlâ Rasulullah SAV’e niye mucize vermediğini anlatıyor. Bak diyor ki 59. Ayet, mealden okuyayım bakın. Bizi mucizeler göndermekten alıkoyan tek şey. Allah’ı bir şey alıkoyar mı? Değil mi? Çünkü bunlar Allah’ı kendi kafalarına göre tanımlıyorlar, Allah şudur diye felsefeciler tanımlamış, kelamcılar tanımlamış, bu insanlar tanımlamış. Allah budur. Ondan sonra da o kendi tanımlamalarına aykırı olan ayetlerin hepsinin üstünü çiziyorlar. Ya Allah-u Teâlâ diyor ki, siz beni tanımlayamazsınız. Benim size tanıttığıma bakın diyor.

(6/ En’am 106)

“İttebiğ mâ ûhiye ileyke min rabbik,”

“Rabbinden sana indirilene uy” diyor. İttebiu ma uhiye ileykum muydu o öbür ayette? İttebiğ ma uhiye ileyke min rabbik, evet. Şimdi,

“Rabbinden sana vahyedilene uy.” Tamam. Yani vazifen Allah ne diyorsa ona uymaktır. Biz ilk günden beri bunu söyleyip duruyoruz. Bak,

(17/ İsra 59)

“Ve mâ meneanâ en nursile bil âyâti illâ en kezzebe bihel evvelûn,”

“Öncekilerin mucizeler karşısında yalan söylemeleri bizi engelledi”diyor.

Onun için Rasulullah’a Cenab-ı Hak mucize vermemiştir. E şimdi, Muhammed As’ın mucizeleri diye kitap yazan adamlar,bu ayeti kabul edebilirler mi? Hadis kitaplarını Rasulullah’ın mucizeleri ile dolduran insanlar bu ayeti kabul edebilirler mi? Ama Kur’an’dan da çıkaramıyorlar. E meneanâ kelimesi de açık. Onu görmeyecek. Görmeyecek. Onu karıştırma. Bak diyor ki,

“Ve âteynâ semûden nâgate mubsıraten fezalemû bihâ,”

“Semuda her şeyi açıkça gösteren, deveyi mucize olarak gösterdik”  Yani, Salih As’ın nebi olduğunu.

“Ve mâ nursilu bil âyâti illâ tahvîfâ.”

 “Biz mucizeleri korkutmak için göndeririz.”

Şimdi, işte açık. Peki, Allah ezelden bütün her şeyi biliyor diyenlere bu ayeti kerime… ve dünya kadar ayet ne diyor? Siz neye göre konuşuyorsunuz? Allah-u Teâlâ demeyecek mi ahirette? Ya ben size demedim mi, siz beni kavrayamazsınız, benim dediğime bakın. Bunu yapan var mı? Allah aşkına söyleyin bana. Ya iste bak hep Allah’ın ayetlerini okuyorum size. Evet devam et.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Evet. Konuyla ilgili Faruk Beşer hocanın bazı tesbitleri var. Şimdi ben onları aktaracağım. İlki şöyle. Bilelim diye ifadesi önceden bilmiyorduk anlamına gelmez. Bir şeyi önceden ilim olarak bilmek ile vaki olarak bilmek ayrı şeylerdir.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Yani hiç böyle bir şey duydunuz mu şimdi? Bilelim diye. Bilelim diye söylenen bir söz, önceden bilmediği anlamına gelmez. Böyle bir şey olur mu? Devam et. Hiç bunun üzerinde durmaya gerek yok.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Aslında yine üzerinde durulmaya değmez bir ifade. Ama okuyalım. Madum, şey değildir. O halde bu ayetler onu kapsamaz demek madumun şey olmayacağı görüşünü tercih eden bir yorumdan ibarettir ve o da zannidir.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Madum, şey değildir, yani olmayana şey denmez ifadesinin… Biliyorsunuz Cuma günkü sunumda… bunların mensup olduklarını söyledikleri Maturidi mezhebinde İmam Maturidi bunu çok kesin bir dille ifade ediyor. Diyor ki, Mutezile bunu söyler sadece. Yani Maturidi de söylemiyor, Eş’ari de söylemiyor. Burada zaten Ebubekir Sifil dedi ki Eş’ariye göre de, ehlisünnete göre de madum şey değildir. Olmayana şey denmez. Zaten Arap dilinde de olmayana şey denmez. E Türk dilinde denebilir canım, şey kelimesi Arapça bir kelimedir, Arapça’dan Türkçe’ye geçmiştir. Bir dilden bir dile geçerken kelimeler anlam kaybeder, değiştirir falan. Ama Arapçada maduma şey denmez. İşte belli. Yani Allah-u Teâlâ efendim olmayan şeyi biliyorduysa eskiden, daha niye bizi engelledi ifadesini kullanıyor. Bilmiyor muydun önceden ki böyle diyorsun der değil mi insanlar?

Evet dikkat ediyor musunuz hiç haklı tarafları yok. Şey yapıyorlar, yani az önce de söylediğim gibi kader inancı diye saçmalıklarla dolu, asla savunulamayacak bir inanç türü oluşturuyorlar, ondan sonra da savunamayınca diyorlar ki, bu akılla anlaşılmaz. E kardeşim insanlar akıllı. Ne yapacağız? Koyun değil ki, koyun olsa anlarım. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Şöyle devam ediyor. Kaldı ki O bir şeyi dilediğinde ona ol der, o da hemen oluverir ayetinde Allah olmayan bir şeye de şey demektedir.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Bakın iza erade şey’en. İki türlü takdir vardır. Birisi yaratılıştan önce yani bir plan yapma manasına. Yani şimdi siz bir ev yapmadan önce, bir iş yapmadan önce, bir çay yapmadan önce zihninizde onun planını, bir kurgusunu yapıyor musunuz? O plan olması lazım. O zihinde olandır, o zihindeki şeydir. Sonra onu uygulamaya geçiyor, geçiriyorsun o da dışarıdaki şeydir. Murad ettiği zaman bir şeyi ona ol der, o da oluverir. Çünkü bir zihinde kurgulanan vardır, bir de uygulanan vardır.

Cenab-ı Hak kıyamete kadar kurguladığı her şeyi tabiî ki bize de bildiriyor, ahirette şöyle olacak, cennette böyle olacak, cehennemde böyle olacak. Hepsini bildiriyor. Bunları Allah-u Teâlâ kurguladığı için yani kuralını koyduğu için kesin olacak. Ama insanların imtihanla ilgili davranışlarını Cenab-ı Hak önceden kurgulamamış. Aksi takdirde imtihan etmesinin anlamı olmaz. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Evet. Şöyle demiş daha sonra. Hadid suresinin 22. Ayetini zikrederek, yani ayetin meali şöyle, yeryüzünde ya da kendi içinizde size isabet eden bir şey yoktur ki, biz onu yaratmadan önce o bir kitapta yazılı olmasın. Bu ayetle ilgili şu tesbitte bulunmuş. Bu kitabı, ister Allah’ın ezeli ilmi olarak alın, ister bizim mahiyetini bilemeyeceğimiz ana hafıza gibi düşünün, orada bizim fiillerimiz de vardır.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: İşte bu… Burada şöyle bir yanlış anlam veriliyor. Gerçi Faruk öyle bir şey yapmamış da. Ama bazı tefsirlerde vardır. İşte

(57/ Hadid 22)

“Mâ esâbe min musîbetin fil ardı ve lâ fî enfusikum illâ fî kitâbin min gabli en nebreehâ,”

Nebraahadaki ha zamirini ard ve enfüs’e gönderenler vardır. Yani toprağı yaratmadan, sizin nefislerinizi yaratmadan önce bir kitaba kaydetmişizdir şeklinde anlam verenler vardır. Bu o anlamı… Gerçi öyle bir anlam vermemiş ama, o anlamı verenlerin safında yer almış. Şimdi, Allah-u Teâlâ bir şeyi yaratmadan mutlaka bir yere kaydeder. Allah’ın kanunu budur. Şimdi diyor ki ayette,

Mâ esâbe min musîbetin”

“Başa gelen herhangi bir şey”

“fil ardı”

“yeryüzünde” ve ya da

“ve lâ fî enfusikum”

 “kendinizde”

 “illâ fî kitâbin min gabli en nebreehâ,”

“onu ayrı bir varlık olarak yaratmadan önce kaydederiz.” 

Ezelde falan… Ezelde diye bir şey zaten yok şeyde… Öyle bir kelime bulamazsınız Kur’an’ı Kerim’de. “Onu ayrı bir varlık olarak yaratmadan önce.” Hatta şeyde de işte bir yaprağın düşmesi ayrı bir olaydır yani. Şimdiye kadar yaprak dalındaydı şimdi düşüyor. Onun için ne diyor?

 (6/ Enam 59)

“ve mâ tesgutu min veragatin illâ yağlemuhâ ve lâ habbetin fî zulumâtil ardı ve lâ ratbin ve lâ yâbisin illâ fî kitâbim mubîn.”

“Yani bir yaprak düşmez ki, düşmeden önce bir yere kaydedilmiş olmasın.”

Düşmeden önce kaydediliyor. Ezelden değil.

Katılımcı: Hocam an o zaman bize göre an.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: O an, bize göre an falan değil, onun çok küçük bir parçası. Çok küçük. İşte bu Cenab-ı Hakk’a kolaydır diyor Hadid suresinde.

Katılımcı: Diğeri dokuz yıl önce kaydedilmiş. Rum suresinde Müslümanların galip geleceği.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Tabi Rum suresi dokuz yıl önce kaydedilmiş. Bu şeyde. Tamam.

(6/ Enam 59)

“Ve mâ tesgutu min veragatin illâ yağlemuhâ”

Tamam o şeymiş. Mâ tesgutu şimdiki zaman için kullanılan bir ifadedir Arapça’da,

“yani şu anda bir yaprak düşüyor olmasın ki Allah onu mutlaka bilir.” Ondan  sonra diyor ki,

ve lâ habbetin fî zulumâtil ardı ve lâ ratbin ve lâ yâbisin illâ fî kitâbim mubîn.”

“Yerin derinliklerindeki bir dane, kuru-yaş ne varsa hepsi mutlaka onu ortaya çıkaracak bir yerde kayıtlıdır.”

Yani kâinatta kaydı tutulmamış hiçbir şey yoktur. Bütün hareketler kayda geçiyor. O olay olmadan önce kayda geçiyor, ezel falan diye bir şey yok. Onun için o sürekli yazı halindedir. Ondan dolayı

(57/ Hadid 22)

“İnne zalike alallahi yesir” diyor.

“Bu Allah’a kolaydır” diyor.

Şimdi düşünürsünüz, yani sizin ifade edemeyeceğiniz rakamlarda olay bir anda meydana gelir kâinatta. Bu kadar şey yazılır mı? Dersiniz.  Allah-u Teâlâ, “Bu Allah’a kolaydır” diyor.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Evet şöyle devam ediyor Faruk Beşer hoca. Bu tür hataların iki temel sebebi vardır, aklının her şeye kesmeyeceğini akledememek ve akla fazla güvenmek. Bununla beraber subhaneke la ilme lena demeyi unutmak ya da gururuna yedirememek.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır:

(2/ Bakara 32)

Subhaneke la ilme lena… Subhaneke la ilme lena, illa ma allemtena kısmını niye söylemiyor ki?

İlla ma allemtena,”

“ya Rabbi bize öğrettiğinden başkasını bilmeyiz.”

Allah’ın öğrettiklerini okuyoruz biz. Ama onlar Allah’ın öğrettiklerini okumak istemiyorlar. Aradaki fark bu. Tamam mı?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  İkincisi var. İkincisi de zaman konusundaki eksik bilgimiz. Zaman bize göre var olan bir şeydir. Allah için geçmiş gelecek diye bir şey yoktur. Onun için her şey andır.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Ya şimdi… Hakikaten, bu var ya, buna saçmalık demek saçmalığa hakarettir.

Katılımcı: ….

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Ya bunun kardeşim Kur’an’ı Kerim’de Cenab-ı Hak kendisiyle ilgili fiillerin tamamını zaman kipleriyle ifade ediyor. Peki, az önce okuduğum, “bizi engellemedi” Ezelden mi engelliyor? Öncekilerin, bak diyor ki,

(17/ Isra 59)

“Ve mâ meneanâ en nursile bil âyâti illâ en kezzebe bihel evvelûn,” diyor değil mi? Ayeti yanlış okumadım değil mi?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Öyle hocam.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Öyle. Bak,

“Öncekilerin yalanlamasından başka hiçbir şey bizi engellemedi.” 

Demek engellemeden bir öncesi var. Meneana fiilinin mefulu da Allah-u Teâlâ. Bizi engellemedi. Bu zaman değil mi bu? Bugün birisi internetten soru sormuş, efendim Allah’ın fiillerini zamanla bağlantılı göstermek şirkmiş. Ben de cevap yazdım, sen Allah’a müşrik mi diyorsun? Evet yani bunun başka bir cevabı var mı? Başka cevabı varsa söyleyin. Ya bunu söyleyen Allah-u Teâlâ. Yani Allah-u Teâlâ bak mesela demiyor mu?

(9/ Tevbe 105)

“Ve guliğmelû feseyerallâhu amelekum ve rasûluh”

“Çalışın davranın Allah çalışmanızı görecek.” Görecek. Gelecekle ilgili.

Ya kardeşim Allah’ın zamanla mekânla ilişkisi yokmuş. Allah Allah. Ya bunu birisi Cenab-ı Hakk’a anlatmalı. Ya Rabbi sen kendini tanımıyorsun. Sen gel bize sor demesi lazım. Tekrar ediyorum. Buna saçmalık demek, saçmalığa hakarettir. Ya bunlar… Bunlar gerçekten soruyorum hangi dinin mensubuysalar açıkça söylesinler. Allah’ın kitabında bu yok. Bir tane delil getirsinler ya. Ya biz o kadar ayetler sıralıyoruz. O ayetlerin hiçbirisini görmüyorlar. Kâfirlik görmemektir. Görmezlikten gelmektir kâfirlik, imanlarını kurtarsınlar, tevbekar olsunlar, Allah’tan korksunlar.

Bu ümmet öldürüldü, kader inancı ümmetin içine girdiğinden beri ümmette iş kalmadı. Nasıl kalsın? İnsanların Allah’a güvenini bitirdi bu insanlar. Çünkü ezelden sen cehennemlik yazıldıysan ne yaparsan yap cennete gitme şansın yok. O zaman üçkâğıtçılar devreye giriyor. Kendini Allah’ın yerine koyuyorlar. Gel benden el al, seni şey yaparım diyor.

Burada biz şey yaptık biliyorsunuz, büyük bir cemaatin lideri ne dedi şeyde, buradan ben videodan gösterdim size. Ölürken sizi Naime sokacağım demedi mi? E tabi öyle olacak. O aynı kişi ne dedi? Kitabından okuduk ne diyordu? Efendim diyor, Marks anasının karnında Markstı, cehennemlikti. E tabi o Marks da gelip ona şey yapsaydı, onu da cennete götürürdü. Ama kendini kim götürecekse? O kimin cennetiyse de, onu ahirette göreceğiz. Evet. Öyle din sömürücülüğü yapmanın bir âlemi yok. Şey de vardı Ebubekir Sifil’in ayetlere zahir manasını ver… Oradan bir okusana.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Rahman suresinin 39. Ayetinin açıklanmasını istemiş.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Orayı oku istersen.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Diyor ki, Kur’an’daki her kelimeyi zahir anlamıyla almak durumundasınız dedikten sonra Rahman suresinin 39. Ayetine bir meal verir misiniz diye bir soru sormuş.

Katılımcı: … suresinin 88. Ayetine de….

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Bir dakika. Rahman suresi?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  39.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: 54’müydü 55’mi Rahman suresi?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  55

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: 55. Sure miydi? 39. Ayet. Şimdi okuyalım bakın Rahman suresi 39. Ayeti. Diyor ki Allah-u Teâlâ burada,

(55/ Rahman 39-41)

“Feyevmeizin lâ yus’elu an zembihî insun velâ cânn.”

“O gün herhangi bir insan ya da cin günahından sorulmayacaktır.”

Şunu anlat bakayım neler yaptın diye. Çünkü her şey yazılı zaten. Ama orada kalmıyor. Bakın orada ne diyor Allah-u Teâlâ, bir sonraki… 41.. o arada,

“ Febieyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân”dan sonra diyor ki, sebebini anlatıyor. Çünkü bu şahıslarda Kur’an’a bütüncül bakmak diye bir şey yok. Öyle bir nokta arıyorlar, acaba bizim şeyimize uygun bir şey bulabilir miyiz? Noktasal bakıyorlar. Bak diyor ki Allah-u Teâlâ,

“Yuğraful mucrimûne bisîmâhum”

Günahkarlar simalarından tanınırlar.” Sormaya lüzum yok ki, belli zaten.

“Feyué’hazu binnevâsî vel agdâm.”

“Alınlarından ve ayaklarından tutunurlar.”

Eee. Şimdi cevabı var mıymış Kur’an’ı Kerim’de? Dikkat ediyor musunuz hiçbir sıkıntı çekmeden bütün her şeyin cevabını verebiliyoruz Allah’a hamdolsun. Çünkü Kur’an’ı Kerim Allah’ın kitabı. Bunun başka bir tarifi yok. Böyle bir kitap olmaz yani, sadece Cenab-ı Hakk’ın kitabı olur. Başka insanların böyle bir kitap yazması ihtimal dışı, böyle bir şey asla düşünülemez. Bir şey daha vardı neydi o?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Maide suresinin 109. Ayeti. Sayfa 125.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Bir de Maide suresinin 109, sayfa 125. Gerçi o konuda üzerinde çok konuşmak lazım da. Şimdi Maide 109’da ne diyor?

(5/ Maide 109)

“Yevme yecmeullâhur rusul”

 “Allah’ın rasulleri bir araya getirdiği gün.”

 “feyegûlu mâ zâ ucibtum,”

“Allah-u Teâlâ onlara diyecek ki siz nasıl karşılandınız? İnsanlar size nasıl cevap verdiler? Yaptığınız       uyarılara uydular mı?”

 “Gâlû lâ ılme lenâ”

 “ya Rabbi bizim bu konuda bir bilgimiz yok.”

Zanları var da ama bilgileri yok. Bilgi olması için kesinlik gerekir.

“İnneke ente allâmul ğuyûb”

 “çünkü gayıpları çok iyi bilen sensin.” Bu ne demek? Şimdi, iman kişinin neresinde olur?

Katılımcı: Kalbinde.

 Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Kalp nedir?

Katılımcı: Gayb.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Kişinin gaybıdır değil mi? Bir kişinin kalbinde iman olup olmadığını bir rasul bilebilir mi? Sadece davranışlardan tahmin eder o kadar. Yine Allah-u Teâlâ Ahkaf suresinin 9. Ayetinde 46. Sure, Rasulullah SAV’e ne diyor?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Sayfa 502.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: 502. Sayfa evet.

(46/ Ahkaf  9)

“Gul mâ kuntu bid’am miner rusul”

“ De ki ben…. İlk ortaya çıkan rasul ben değilim.”

 “ve mâ edrî mâ yuf’alu bî ve lâ bikum,”

“Bana ne yapılacağını bilmem. Size de ne yapılacağını bilmem.”

Şimdi bu Rasulullah’a milleti cennete göndertiyorlar. İşte aşere-i mübeşşere falan diye. Ya ayet, ben bana ne olacağını bilmem, size de bilmem dedikten sonra, sen cennete, sen cennete nasıl der? Ha şu olur. Yaptığı bir fiil için, bak bu fiil seni cennete sokar der ama onun devamını bilmez. Yarın ne olacağını bilmez ki.

İşte Osman bin Maz’un Ra vefat ediyor. Ümmü Âlâ onu evinde barındıran hanım. Rasulullah cenazesine gelince Ümmü Âlâ diyor ki, “Allah’ın sana ikram ettiğinden eminim” diyor. Rasulullah diyor ki, “Nereden biliyorsun Allah’ın ona ikram ettiğini?” “Ya Allah kime ikram eder ya Rasulallah?” diyor. “Bak” diyor, “Ben Osman’la ilgili hayırdan başka hiçbir şey bilmiyorum. Ama ben Allah’ın Rasulu olduğum halde vallahi nasıl karşılanacağımı bilmiyorum” diyor. E şimdi… hani kızını topluyor biliyorsunuz, amcasını, yakınlarını. Benim ahirette size faydam olmaz diyor. Dolayısıyla kimin imanlı öldüğünü hangi rasul bilebilir ki? İşte la ilme lena dediği odur. Ama siz Kur’an’a bütüncül bakmazsanız anlayamazsınız bu ayetleri. Yani gayıpları bilen sensin, biz bilmiyoruz nasıl öldüklerini, nereden bileceğiz, sadece Allah bilir değil mi? Ben şeyde söylüyor ya İsa As, yanlarındayken durumlarını görüyordum ama, ben öldükten sonra şahit sen oldun diyor, ben bilemiyorum ne oldu. Evet. Tamam mı?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Salon içerisinden iki soru var. Onlarla bitirelim hocam. Sorunun biri şöyle. Ahmet Mehmet’i öldürmek istiyor. Allah Ahmet’in imtihan olarak öldüreceğini bilmezse Mehmet’in öldürüleceğini ecelinden biliyor. Mehmet’in öleceğini bilen Allah Ahmet’in öldüreceğini bilmez mi?

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Şimdi onun cevabını vereyim. Kur’an’ı Kerim… ya Al-i İmran, ya Enfal’da var.

(3/ Ali İmran 154)

“Gul lev kuntum fî buyûtikum leberazellezîne kutibe aleyhimul gatlu ilâ medâciıhim,”

“Yani siz evlerinizde de olsaydınız,” Bu Uhud savaşında şehit düşenlerle alakalı ayeti kerime.

“Evlerinizde de olsaydınız ölümü yazılı olanlar öldükleri yere gider orada ölürlerdi. Düşman  öldürmezdi ama kendileri ölürdü.”

Al-i İmran olabilir büyük bir ihtimalle. Evet, Al-i İmran olacak. Şimdi ama onlar orada düşman tarafından öldürüldükleri için şehit oldular. Evet. Dolayısıyla bunlar Cenab-ı Hak.. Yani siz Kur’an’ı Kerim’e bütüncül yaklaştığınız zaman hiçbir soru cevapsız kalmaz. Evet.

Katılımcı: Hocam sanırım o soruda ölümü yazılı olanlar doğru fakat öldüren kişinin durumu bilmez mi vardı herhalde.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: İyi. Öldüren kişi günahkâr olur. Öldürme fiilinden dolayı.

Katılımcı: Onu Allah bilmez mi? Diye herhalde soruyor.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: E tamam işte. Yani anlaşılmadı mı yani mesele? O imtihan. Öldürmeyebilirdi son ana kadar. Onun için Allah-u Teala…

Katılımcı:  O kişinin imtihanı.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Tabi o kişinin imtihanı. Allah-u Teâlâ şey yapar, öldürecek olan kişiyi son anda uyarır. Yapma! der. Ondan dolayı birçok kimseye bakarsınız ki tetiği çekemez, geri döner. Evet.

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Evet. Bu Al-i İmran suresinin 154. Ayeti.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Evet. Al-i İmran 154. Ayetmiş. Tamam mı? Bitti mi?

Yard. Doç. Dr. Fatih Orum:  Bir soru daha var. Bu gündem dışı ama önemli olabilir soran açısından. İnsanlar cemaatle kılınan namazın yirmi yedi kat daha çok sevabı var diye beş vakit namazın hepsi için camiye devam ediyor. Bunun bir dayanağı var mıdır? Demiş.

Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır: Şimdi, cami son derece önemli. Rasulullah SAV zamanında kadınlar da camiye gelirlerdi. Erkekler de gelirlerdi. Elbette ki bir farkı vardır. Yirmi yedi kat diye bir hadisi şerif var ama o hadisin sıhhati konusunda benim bilgim yok. Onu Cenab-ı Hak ne kadar verecekse onu kendisi bilir.  Yani mümkündür, çünkü kişi evinden çıkıyor gidiyor, namaz için vakit ayırıyor, tekrar geri geliyor. Yani bu ciddi bir emek sarfıdır, bundan dolayı bu mümkündür, olabilir. Zaten bir hadisi şerif daha var. Rasulullah SAV buyuruyor ki, “la salate li carril mescide illa bil mescid” … “Mescide komşu olanın mescidin dışında namazı olmaz” diye de bir hadisi şerif var. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar, ciddi bir özür yoksa namazı camide kılmak gerekir.

Şimdi bizim biliyorsunuz Süleymaniye Vakfında Kur’an Evinde geçen sene dersler verildi. Bu sene de Süleymaniye Vakfı Kur’an Evi Güz Dönemi kursları başlıyor. Hergün Arapça, tefsir, hadis ve fıkıh dersleri verilecek. Bu internette miydi? Evet. İnternette Kur’an Evi sayfasında böyle bir başvuru formu var. Arzu edenler başvururlar. Birde şey var, adı soyadı telefon numarası e mail adresi, dersler, kurstan beklentileriniz, görüş ve önerileriniz diye bir bölüm var oraya da kendi görüş ve önerilerinizi yazarsınız. İnşallah çok yakında herhalde eylül ayının ortalarında falan belki zannedersem başlar. Eylül ayının ortalarında mı başlayacak? Buraya tarih yazmamışsınız. İnşallah dersler başlayacak. Peki Allah hepinizden razı olsun.

Tüm Kur'an Sohbetleri
# İçerik Adı Yayınladığı Tarih Görüntülenme
1 İsra Suresi 58-60. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Haziran 2024
2 İsra Suresi 55-57. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Haziran 2024
3 İsra Suresi 45-52. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Mayıs 2024
4 İsra Suresi 40-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Mayıs 2024
5 İsra Suresi 36-39. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Mayıs 2024
6 İsra Suresi 34-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Mayıs 2024
7 İsra Suresi 33. Ayet | Kur’an Sohbetleri 23 Nisan 2024
8 İsra Suresi 32. Ayet | Kur’an Sohbetleri 16 Nisan 2024
9 İsra Suresi 26-31. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Nisan 2024
10 Hikmet Çalışmaları | Allah’ın Kitabına Uymayanın Hayatı Cehennem Olur 6 Nisan 2024
11 İsra Suresi 23-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Nisan 2024
12 Hikmet Çalışmaları | Dinde Kendini Merkeze Koymak 30 Mart 2024
13 İsra Suresi 18-22. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Mart 2024
14 İsra Suresi 16-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Mart 2024
15 İsra Suresi 13-15. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 12 Mart 2024
16 İsra Suresi 9-11. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Şubat 2024
17 İsra Suresi 4-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Şubat 2024
18 İsra Suresi 2-3. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Şubat 2024
19 İsra Suresi 1. Ayet | Kur’an Sohbetleri 6 Şubat 2024
20 Nahl Suresi 124-128. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Ocak 2024
21 Nahl Suresi 119-123. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 23 Ocak 2024
22 Nahl Suresi 114-118. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Ocak 2024
23 Nahl Suresi 110-113. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Ocak 2024
24 Nahl Suresi 103-109. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 2 Ocak 2024
25 Nahl Suresi 101-102. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Aralık 2023
26 Nahl Suresi 94-100. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Aralık 2023
27 Nahl Suresi 93. Ayet | Kur’an Sohbetleri 12 Aralık 2023
28 Nahl Suresi 90-93. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Aralık 2023
29 Nahl Suresi 83-89. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Kasım 2023
30 Nahl Suresi 77-82. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Kasım 2023
31 Nahl Suresi 72-76. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Kasım 2023
32 Nahl Suresi 68-71. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Kasım 2023
33 Nahl Suresi 65-67. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Ekim 2023
34 Nahl Suresi 60-64. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 24 Ekim 2023
35 Nahl Suresi 56-59. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Ekim 2023
36 Filistin-İsrail Savaşı | Kur’an Sohbetleri 10 Ekim 2023
37 Nahl Suresi 51-55. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Ekim 2023
38 Nahl Suresi 45-50. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 26 Eylül 2023
39 Nahl Suresi 41-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 19 Eylül 2023
40 Nahl Suresi 38-40. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 12 Eylül 2023
41 Nahl Suresi 35-37. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Eylül 2023
42 Nahl Suresi 30-34. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 29 Ağustos 2023
43 Nahl Suresi 24-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 22 Ağustos 2023
44 Nahl Suresi 15-23. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 15 Ağustos 2023
45 Nahl Suresi 9-14. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 8 Ağustos 2023
46 Nahl Suresi 5-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Ağustos 2023
47 Nahl Suresi 3-4. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Temmuz 2023
48 Nahl Suresi 1-2. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Temmuz 2023
49 Hicr Suresi 88-99. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Temmuz 2023
50 Hicr Suresi 85-87. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Temmuz 2023
51 Hicr Suresi 61-77. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Haziran 2023
52 Hicr Suresi 51-60. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Haziran 2023
53 Hicr Suresi 45-50. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Mayıs 2023
54 Hicr Suresi 43-44. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 23 Mayıs 2023
55 Hicr Suresi 28-42. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Mayıs 2023
56 Hicr Suresi 26-27. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Mayıs 2023
57 Hicr Suresi 19-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 2 Mayıs 2023
58 Hicr Suresi 14-18. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Nisan 2023
59 Hicr Suresi 6-13. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Nisan 2023
60 Hicr Suresi 1-5. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Nisan 2023
61 İbrahim Suresi 42-52. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Nisan 2023
62 İbrahim Suresi 35-41. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Mart 2023
63 İbrahim Suresi 28-34. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Mart 2023
64 İbrahim Suresi 22-27. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Mart 2023
65 İbrahim Suresi 18-21. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Mart 2023
66 İbrahim Suresi 9-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Şubat 2023
67 İbrahim Suresi 5-8. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Şubat 2023
68 İbrahim Suresi 1-4. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Şubat 2023
69 Rad Suresi 41-43. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Şubat 2023
70 Rad Suresi 38-40. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Ocak 2023
71 Rad Suresi 36-37. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 24 Ocak 2023
72 Rad Suresi 33-36. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Ocak 2023
73 Rad Suresi 30-32. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 10 Ocak 2023
74 Rad Suresi 26-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 3 Ocak 2023
75 Rad Suresi 19-25. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Aralık 2022
76 Rad Suresi 17-19. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Aralık 2022
77 Rad Suresi 15-16. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Aralık 2022
78 Rad Suresi 11-14. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Aralık 2022
79 Rad Suresi 6-10. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 29 Kasım 2022
80 Rad Suresi 1-5. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 22 Kasım 2022
81 Yusuf Suresi 105-111. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 15 Kasım 2022
82 Yusuf Suresi 96-104. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 8 Kasım 2022
83 Yusuf Suresi 87-95. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 1 Kasım 2022
84 Yusuf Suresi 77-86. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Ekim 2022
85 Yusuf Suresi 67-76. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 18 Ekim 2022
86 Yusuf Suresi 58-66. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Ekim 2022
87 Yusuf Suresi 43-57. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 4 Ekim 2022
88 Yusuf Suresi 36-42. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Eylül 2022
89 Yusuf Suresi 30-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 20 Eylül 2022
90 Yusuf Suresi 23-29. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 13 Eylül 2022
91 Yusuf Suresi 7-22. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 6 Eylül 2022
92 Yusuf Suresi 1-6. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 30 Ağustos 2022
93 Kur’an’da İman Esasları | Kur’an Sohbetleri 23 Ağustos 2022
94 Hud Suresi 118-123. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 16 Ağustos 2022
95 Hud Suresi 116-117. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 9 Ağustos 2022
96 Hud Suresi 114-115. Ayetler – Namazların Birleştirilmesi | Kur’an SohbetleriFgOoOm0a2AkFgOoOm0a2Ak 2 Ağustos 2022
97 Hud Suresi 109-113. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 27 Temmuz 2022
98 Hud Suresi 96-104. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 5 Temmuz 2022
99 Hud Suresi 84-95. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 28 Haziran 2022
100 Hud Suresi 69-83. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 21 Haziran 2022
101 Hud Suresi 61-68. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 14 Haziran 2022
102 Hud Suresi 50-60. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 7 Haziran 2022
103 Hud Suresi 36-49. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 31 Mayıs 2022
104 Hud Suresi 25-35. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 25 Mayıs 2022
105 Hud Suresi 18-24. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 17 Mayıs 2022
106 Hud Suresi 15-17. Ayetler | Kur’an Sohbetleri 11 Mayıs 2022
107 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 13-14. Ayetler 26 Nisan 2022
108 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 12. Ayet 20 Nisan 2022
109 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 8-11. Ayetler 13 Nisan 2022
110 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 7. Ayet 6 Nisan 2022
111 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 5-6. Ayetler 30 Mart 2022
112 Kur’an Sohbetleri | Hud Suresi 1-4. Ayetler 23 Mart 2022
113 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 107-109. Ayetler 16 Mart 2022
114 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 101-106. Ayetler 9 Mart 2022
115 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 99-100. Ayetler 2 Mart 2022
116 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 93-98. Ayetler 23 Şubat 2022
117 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 75-86. Ayet 9 Şubat 2022
118 Kur’an Sohbetleri | Yunus 71-74. Ayetler 2 Şubat 2022
119 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 65-70. Ayetler 26 Ocak 2022
120 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 61-64. Ayetler 19 Ocak 2022
121 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 59-60. Ayetler 12 Ocak 2022
122 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 54-58. Ayetler 5 Ocak 2022
123 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 45-53. Ayetler 29 Aralık 2021
124 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 41-44. Ayetler 22 Aralık 2021
125 Kur’an Sohbetleri | Yunus Suresi 38-40. Ayetler 15 Aralık 2021
126 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 37. AYET 8 Aralık 2021
127 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 31-36. AYETLER 1 Aralık 2021
128 Kur’an Sohbetleri | YUNUS 26-30. AYETLER 24 Kasım 2021
129 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 21-25. AYETLER 17 Kasım 2021
130 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 15-20. AYETLER 10 Kasım 2021
131 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 7-14. AYETLER 3 Kasım 2021
132 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 4-6. AYETLER 27 Ekim 2021
133 Kur’an Sohbetleri | YUNUS SURESİ 1-3. AYETLER 20 Ekim 2021
134 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 123-129. AYETLER 13 Ekim 2021
135 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 119-122. AYETLER 5 Ekim 2021
136 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 113-118. AYETLER 28 Eylül 2021
137 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 107-112. AYETLER 21 Eylül 2021
138 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 97-106. AYETLER 15 Eylül 2021
139 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 90-96. AYETLER 8 Eylül 2021
140 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 81-89. AYETLER 31 Ağustos 2021
141 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 74-80. AYETLER 24 Ağustos 2021
142 Kur’an Sohbetleri | SIKINTILAR VE BOLLUKLA İMTİHAN 17 Ağustos 2021
143 Kur’an Sohbetleri | RESUL VE TEBLİĞ 17 Ağustos 2021
144 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 71-73. AYETLER 4 Ağustos 2021
145 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 64-70. AYETLER 27 Temmuz 2021
146 Kur’an Sohbetleri | BÜYÜK GÜNAHLAR 20 Temmuz 2021
147 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 61-63. AYETLER 14 Temmuz 2021
148 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 58-60. AYETLER 6 Temmuz 2021
149 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 53-57. AYETLER 30 Haziran 2021
150 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 43-52. AYETLER 23 Haziran 2021
151 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 38-42. AYETLER 16 Haziran 2021
152 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 36-37. AYETLER 9 Haziran 2021
153 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 34-35. AYETLER 2 Haziran 2021
154 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 32-33. AYETLER 26 Mayıs 2021
155 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 30-31. AYETLER 19 Mayıs 2021
156 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 29. AYET (CİZYE) 12 Mayıs 2021
157 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 28. AYET (Müslüman olmayanlar Mekke’ye giremez mi?) 5 Mayıs 2021
158 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 25-27. AYETLER 28 Nisan 2021
159 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 23-24. AYETLER 21 Nisan 2021
160 Kur’an Sohbetleri | ORUÇ İLE İLGİLİ AYETLER 15 Nisan 2021
161 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 17-22. AYETLER 6 Nisan 2021
162 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 16. AYET 31 Mart 2021
163 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 9-15. AYETLER 24 Mart 2021
164 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 5-8. AYETLER 17 Mart 2021
165 Kur’an Sohbetleri | TEVBE SURESİ 1-5. AYETLER 10 Mart 2021
166 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 72-75. AYETLER 3 Mart 2021
167 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 67-71. AYETLER 25 Şubat 2021
168 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 65-66. AYETLER 17 Şubat 2021
169 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 59-64. AYETLER 10 Şubat 2021
170 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 52-58. AYETLER 5 Şubat 2021
171 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 50-51. AYETLER 27 Ocak 2021
172 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 49. AYET 21 Ocak 2021
173 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 45-48. AYETLER 14 Ocak 2021
174 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 41-44. AYETLER 6 Ocak 2021
175 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 35-40. AYETLER 30 Aralık 2020
176 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 31-34. AYETLER 23 Aralık 2020
177 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 28-30. AYETLER 16 Aralık 2020
178 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 17-23. AYETLER 2 Aralık 2020
179 Kur’an Sohbetleri | ‬ENFAL SURESİ 13-16. AYETLER 26 Kasım 2020
180 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 9-12. AYETLER 18 Kasım 2020
181 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 5-8. AYETLER 5 Kasım 2020
182 Kur’an Sohbetleri | ENFAL SURESİ 1-4. AYETLER 29 Ekim 2020
183 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 204-206. AYETLER 22 Ekim 2020
184 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 200-204. AYETLER 15 Ekim 2020
185 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 189-199. AYETLER 8 Ekim 2020
186 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 188. AYET 1 Ekim 2020
187 Kur’an Sohbetleri | SUR’A ÜFLENMESİ 24 Eylül 2020
188 Kur’an Sohbetleri | KUR’AN’DA KIYAMET SAATİ 17 Eylül 2020
189 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 184-186. AYETLER 10 Eylül 2020
190 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 180-183. AYETLER 3 Eylül 2020
191 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 179. AYET VE DEVAMI 28 Ağustos 2020
192 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 175-178. AYETLER 20 Ağustos 2020
193 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 172-174. AYETLER 13 Ağustos 2020
194 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 168-171. AYETLER 5 Ağustos 2020
195 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 163-167. AYETLER 24 Temmuz 2020
196 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 158-162. AYETLER 15 Temmuz 2020
197 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 154-157. AYETLER 8 Temmuz 2020
198 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 138-153. AYETLER 1 Temmuz 2020
199 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 127-137. AYETLER 24 Haziran 2020
200 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 103-126. AYETLER 17 Haziran 2020
201 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 100-102. AYETLER 10 Haziran 2020
202 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 94-99. AYETLER 3 Haziran 2020
203 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 85-93. AYETLER 26 Mayıs 2020
204 Kur’an Sohbetleri | KADİR GECESİ 19 Mayıs 2020
205 Kur’an Sohbetleri | A’RÂF SURESİ 73-78. AYETLER 13 Mayıs 2020
206 Kuran Sohbetleri | A’RAF SURESİ 65-72 ARASI AYETLER 6 Mayıs 2020
207 Kur’an Sohbetleri | NAMAZ VAKİTLERİNİN EVRENSEL ÖLÇÜLERİ 30 Nisan 2020
208 Kur’an Sohbetleri | ORUCA BAŞLAMA VE BİTİŞ VAKİTLERİ 23 Nisan 2020
209 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 59-64. AYETLER 16 Nisan 2020
210 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 57-58. AYETLER 9 Nisan 2020
211 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 53-56. AYETLER 2 Nisan 2020
212 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 52. AYET 26 Mart 2020
213 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 42-51. AYETLER 19 Mart 2020
214 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 37-41. AYETLER 13 Mart 2020
215 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 34-37. AYETLER 5 Mart 2020
216 Kur’an Sohbetleri | ARAF SÛRESİ 31-32. AYETLER 27 Şubat 2020
217 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 29-30. AYETLER 20 Şubat 2020
218 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 26-28. AYETLER 13 Şubat 2020
219 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 10-25. AYETLER 7 Şubat 2020
220 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 4-9. AYETLER 30 Ocak 2020
221 Kur’an Sohbetleri | ARAF SURESİ 1-3. AYETLER 23 Ocak 2020
222 Kur’an Sohbetleri | KUR’AN’A DAİR KURGULAR VE GERÇEKLER 16 Ocak 2020
223 Kur’an Sohbetleri | İSLAM VE TİCARET 10 Ocak 2020
224 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 159-165. AYETLER 3 Ocak 2020
225 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 154-157. AYETLER 26 Aralık 2019
226 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 150-153. AYETLER 19 Aralık 2019
227 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 148-150. AYETLER 12 Aralık 2019
228 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 146-147. AYETLER 6 Aralık 2019
229 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 142-145. AYETLER 28 Kasım 2019
230 Kur’an Sohbetleri | DÜNYA HAYATININ ANLAMI 21 Kasım 2019
231 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 141. AYET 14 Kasım 2019
232 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 136-140. AYETLER 7 Kasım 2019
233 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 133-135. AYETLER 31 Ekim 2019
234 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 128 – 132. AYETLER 24 Ekim 2019
235 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 122 – 127. AYETLER 17 Ekim 2019
236 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 118 – 121. AYETLER 10 Ekim 2019
237 Kur’an Sohbetleri | EN’ÂM SÛRESİ 113-117. AYETLER 3 Ekim 2019
238 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 111 VE DEVAMI AYETLER 26 Eylül 2019
239 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 108-111. AYETLER 19 Eylül 2019
240 KUR’AN SOHBETLERİ | EN’ÂM SÛRESİ 106-108. AYETLER 12 Eylül 2019
241 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 106-107 ARASI AYETLER 5 Eylül 2019
242 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 100-106 ARASI AYETLER 29 Ağustos 2019
243 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 95-99 ARASI AYETLER 22 Ağustos 2019
244 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ 93-94 ARASI AYETLER 11 Temmuz 2019
245 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (91-92 ARASI AYETLER) 4 Temmuz 2019
246 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (83-90 ARASI AYETLER) 27 Haziran 2019
247 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (74-83 ARASI AYETLER) 20 Haziran 2019
248 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (68-73 ARASI AYETLER) 14 Haziran 2019
249 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (63-67 ARASI AYETLER) 3 Mayıs 2019
250 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (61-64 ARASI AYETLER) 25 Nisan 2019
251 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (60-62 ARASI AYETLER) 18 Nisan 2019
252 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (56-59 ARASI AYETLER) 11 Nisan 2019
253 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (54-59 ARASI AYETLER) 4 Nisan 2019
254 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (50-53 ARASI AYETLER) 28 Mart 2019
255 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (42-49 ARASI AYETLER) 21 Mart 2019
256 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (37-41 ARASI AYETLER) 14 Mart 2019
257 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (32-36 ARASI AYETLER) 7 Mart 2019
258 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (19-31 ARASI AYETLER) 28 Şubat 2019
259 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (11-18 ARASI AYETLER) 21 Şubat 2019
260 KUR’AN SOHBETLERİ | ENAM SURESİ TEFSİRİ (1-11 ARASI AYETLER) 12 Şubat 2019
261 KUR’AN SOHBETLERİ | HER KÂFİR YALANCIDIR (ENAM 6/27) 5 Şubat 2019
262 KUR’AN SOHBETLERİ | KUR’AN’DAN KİMLER İSTİFADE EDER 29 Ocak 2019
263 KUR’AN SOHBETLERİ | CAİZ OLAN VE OLMAYAN VESİLELER 22 Ocak 2019
264 KURAN SOHBETLERİ | KİMSE MÜŞRİĞİM DEMEZ (ENAM 6/22-24) 15 Ocak 2019
265 KUR’AN SOHBETLERİ | İSLAM’IN EVRENSELLİĞİ (EN’AM 6/19-21) 8 Ocak 2019
266 KUR’AN SOHBETLERİ | KUR’AN’IN EVRENSELLİĞİ 1 Ocak 2019
267 Kuran Sohbetleri | İnsanı Kamil Uydurması 25 Aralık 2018
268 Allah’a Teslim Olmak (En’am 12-15. Ayetler) 18 Aralık 2018
269 Kur’an’da Yolculuk ve Amaçları (En’am 11. Ayet) 11 Aralık 2018
270 Nebimize Kur’an’dan Başka Mucize Verilmiş Midir? (En’am 7-10. Ayetler) 4 Aralık 2018
271 Allah Her Şeyi Bilir (En’am 1-6. Ayetler) 27 Kasım 2018
272 Dinin Bozulmasının Canlı Örneği: Namaz Vakitleri (En’am 3-6. Ayetler) 20 Kasım 2018
273 Ecel (En’am 2. Ayet) 13 Kasım 2018
274 Dünya Düz Mü Yuvarlak Mı? (En’am 1. Ayet) 6 Kasım 2018
275 İsa Aleyhisselam’ın Mucizeleri (Maide 109. Ayet ve Devamı) 30 Ekim 2018
276 Mahşerde Rasullerle Yüzleşme (Maide 109. Ayet) 23 Ekim 2018
277 Vasiyet ve Kadının Şahitliği (Maide 106-108. Ayetler) 16 Ekim 2018
278 Tebliğ Görevi ve Bireysel Sorumluluğumuz (Maide 103-105. Ayetler) 9 Ekim 2018
279 Soru Sorma Özgürlüğü (Maide 101 ve 102. Ayetler) 2 Ekim 2018
280 Çoğunluk Hakikatin Ölçüsü mü? (Maide 100. Ayet) 25 Eylül 2018
281 İnsanları Uyarma Görevi (Maide 77-81. Ayet) 18 Eylül 2018
282 Dinde Aşırılık (Maide 77. Ayet) 11 Eylül 2018
283 Rasul ve Tebliğ (Maide 99. Ayet) 4 Eylül 2018
284 İhramlıyken Avlanma Yasağı (Maide 94-98. Ayetler) 24 Temmuz 2018
285 Uyuşturucu Maddelerin Haramlığı (Maide 90-93. Ayetler) 17 Temmuz 2018
286 İçkinin Yasaklanması ve Tedricilik (Maide 90. Ayet) 10 Temmuz 2018
287 Yemin Keffâreti (Maide 89. Ayet) 3 Temmuz 2018
288 Ehl-i Kitaptan Mümin Olanlar (Maide 82-86. Ayetler) 19 Haziran 2018
289 Hristiyanlıktaki Teslis İnancı (Maide 72-76. Ayetler) 15 Mayıs 2018
290 Kur’an’a Yönelik Saldırılar (Maide 70 ve 71. Ayetler) 8 Mayıs 2018
291 İsrailoğulları’nın Kur’an’a Karşı Tutumları (Maide 70. Ayet) 1 Mayıs 2018
292 Ehli Kitap Ne Zaman Kafir Olur? (Maide 69. Ayet) 24 Nisan 2018
293 Müslümanın Görevi Kur’an’a Uyma (Maide 67-68. Ayetler) 17 Nisan 2018
294 Gerçek Zenginliğin Yolu (Maide 66. Ayet) 10 Nisan 2018
295 Yahudilerin Çıkmazları (Maide 64-66. Ayetler) 3 Nisan 2018
296 İslam’da Ticaret Ahlakı: Çiftlik Bank Örneği 27 Mart 2018
297 Günahta Yarışan Dindarlar (Maide 60-63. Ayetler) 20 Mart 2018
298 Ehli Kitaptan Maymunlaşan ve Domuzlaşanlar (Maide 60-63. Ayetler) 13 Mart 2018
299 Ehli Kitabın Müslümanlardan İntikamı (Maide 59. Ayet) 6 Mart 2018
300 Tasdik Bağlamında Namaz (Maide 55-57. Ayetler) 27 Şubat 2018
301 Mü’minlerin Yakın Dostu Sadece Mü’minlerdir (Maide 55-57. Ayetler) 20 Şubat 2018
302 Ehli Kitapla Savaşta Nebevi Siyaset (Maide 54-56. Ayetler) 13 Şubat 2018
303 Dinden Dönme ve Zındıklık (Maide 53-54. Ayetler) 6 Şubat 2018
304 Ehl-i Kitaptan Münafıklar (Maide 51-52. Ayetler) 30 Ocak 2018
305 Savaş Ahlakı 23 Ocak 2018
306 Yahudiler ve Hristiyanlarla İlişkiler: Cizye (Maide 51. Ayet) 16 Ocak 2018
307 Yahudi ve Hristiyanlarla İlişkiler (Maide 51. Ayet) 9 Ocak 2018
308 Ehli Kitapla İlişkiler (Maide 50-51. Ayetler) 2 Ocak 2018
309 Hadisler Vahiy Olabilir mi? (Maide 48-49. Ayetler) 26 Aralık 2017
310 Önceki Şeriatler (Maide 48. Ayet) 19 Aralık 2017
311 Muhammed Aleyhisselam ve Kur’an (Maide 48. Ayet) 12 Aralık 2017
312 İsa Aleyhisselam ve İncil (Maide 46-47. Ayet) 5 Aralık 2017
313 Kısasta Hayat Vardır (Maide 45. Ayet) 28 Kasım 2017
314 Allah’ın İndirdiğiyle Hükmetmeyenler (Maide 44. Ayet) 24 Kasım 2017
315 Tevrat Kime Verildi? (Maide 43-44. Ayetler) 14 Kasım 2017
316 Kafirlikte Yarışanlar (Maide 41-42. Ayetler) 7 Kasım 2017
317 Hırsızlık Suçu ve Cezası (Maide 38-40. Ayetler) 31 Ekim 2017
318 Küfür ve Şirk (Maide 36-37. Ayetler) 24 Ekim 2017
319 Şirke Alet Edilen Ayet (Maide 35. Ayet) 17 Ekim 2017
320 Toplumsal Güvenliği İhlal Suçu ve Cezası (Maide 32-34. Ayetler) 10 Ekim 2017
321 Kur’an’da Kuşların Dünyası (Maide 27-32. Ayetler) 3 Ekim 2017
322 Kendini Büyük Görmek (Maide 15-26. Ayetler) 28 Eylül 2017
323 İmtihanı Kaybettiren Benlik Yarışı (Maide 17,18 ve 19. Ayetler) 22 Eylül 2017
324 Allah Kime Lanet Eder? (Maide 12-13. Ayetler) 8 Eylül 2017
325 Allah’a Verilen Sözde Daima Adil Olmak (Maide 7-11. Ayetler) 5 Eylül 2017
326 Adaletten Şaşmamak (Maide 8-10. Ayetler) 22 Ağustos 2017
327 Yargısız İnfaz (Mâide 7-8. Ayetler) 23 Mayıs 2017
328 Allah’a Verilen Söz 16 Mayıs 2017
329 Abdestte Ayağa Mesh Meselesi (Maide 6. Ayet) 9 Mayıs 2017
330 Evlenmede Namuslu Olma Şartı 2 Mayıs 2017
331 Haram Kılınan Hayvansal Gıdalar (Maide 3. Ayet) 25 Nisan 2017
332 Dosta ve Düşmana Karşı Tavrımız Ne Olmalı? 18 Nisan 2017
333 Şirk Tehlikesi 11 Nisan 2017
334 Kitaplara İman’ın Anlamı Nisa 136 Ankabut 46 4 Nisan 2017
335 Miras Nisa 176.Ayet 28 Mart 2017
336 Kafir’lik Kendini Büyük Görmektir Nisa 172 ve 175.Ayetler 21 Mart 2017
337 Din’de Aşırılık Nisa 171 ve 173.Ayetler 14 Mart 2017
338 İnsanlığa Çağrı Nisa 170.Ayet 7 Mart 2017
339 Müslümanların Kur’an Karşısındaki Tavırları Nisa 167-169.Ayetler 28 Şubat 2017
340 Nebi ve Resul Nisa 163-166.Ayetler 21 Şubat 2017
341 Ehli Kitap’tan Mümin Olanlar 14 Şubat 2017
342 Her Haram Bir Mahrumiyet Doğurur Nisa 160-162. Ayetler 7 Şubat 2017
343 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa (3) 153-158.Ayetler 31 Ocak 2017
344 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa (2) 153-155.Ayetler 25 Ocak 2017
345 Ehli Kitapla İlişkiler Nisa 153-155.Ayetler 17 Ocak 2017
346 Allah İle Resul’lerinin Arasını Ayırmak Nisa-148-149 ve 150. Ayetler 3 Ocak 2017
347 Müslümanların Baş Belası Münafıklar II 27 Aralık 2016
348 Müslümanların Baş Belası Münafıklar Nisa 138 ve Devamı 20 Aralık 2016
349 İman Konusunda Verilen İmtihan Nisa 137 ve 147.Ayetler 13 Aralık 2016
350 Kafirlik Müşriklik ve Munafıklık Nisa 136.Ayet ve Devamı 6 Aralık 2016
351 İmanın Şartları Nisa 136 29 Kasım 2016
352 Takva Nisa Suresi 131 ve 135.Ayetler 22 Kasım 2016
353 Nüşuz ve Kadına Darp Nisa-128 ve 130.ayetler 15 Kasım 2016
354 Nisa suresi 125 ve 127.ayetler 8 Kasım 2016
355 Nisa suresi 122 ve 125.ayetler 2 Kasım 2016
356 Yüzü Suyu Hürmetine Dua – Nisa Suresi 117. Ayet 28 Ekim 2016
357 En Büyük Din İstismarı Şirk – Nisa Suresi 116-121. Ayetler 18 Ekim 2016
358 İcma 11 Ekim 2016
359 Peygamberlerin İsmet Sıfatı – Nisa Suresi 113. Ayet 4 Ekim 2016
360 Tevbe İstiğfar – Nisa Suresi 110-112. Ayetler 27 Eylül 2016
361 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 4 – Nisa Suresi 105. Ayet ve Devamı 20 Eylül 2016
362 Kur’an Yorumlanabilir mi? – Nisa Suresi 105. Ayet ve Devamı 6 Eylül 2016
363 Düşmanı Etkisizleştirmenin İlkeleri – Nisa Suresi 101-104. Ayetler 30 Ağustos 2016
364 Yolculukta Namaz – Nisa Suresi 101-103. Ayetler 23 Ağustos 2016
365 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 3(Tevbe Suresi Bağlamında) 16 Ağustos 2016
366 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır 2 9 Ağustos 2016
367 Müslümanın Ana Görevi Cihad – Nisa Suresi 94-100.Ayetler 31 Mayıs 2016
368 Adam Öldürmenin Cezası – Nisa Suresi 92-93. Ayetler 24 Mayıs 2016
369 Münafıklara Karşı Takınılacak Tavır – Nisa Suresi 88-91. Ayetler 18 Mayıs 2016
370 Münafıklık – Nisa Suresi 89-90. Ayetler 10 Mayıs 2016
371 Allah’a ve Ahiret Gününe İman – Nisa Suresi 86-87. Ayetler 3 Mayıs 2016
372 Şefaat İnancı – Nisa Suresi 85. Ayet 26 Nisan 2016
373 Müslüman-Gayrimüslim İlişkileri – Nisa Suresi 84. Ayet 19 Nisan 2016
374 Yetkililere İtaat – Nisa Suresi 83.Ayet 12 Nisan 2016
375 Kur’an’ı Çelişkili Olarak Gösterenler – Nisa Suresi 82.Ayet 5 Nisan 2016
376 Kitap-Resul İlişkisi – Nisa Suresi 80-82. Ayetler 29 Mart 2016
377 Bollukla ve Sıkıntı ile İmtihan 22 Mart 2016
378 Canı Pahasına İmtihanı Kazanmak 15 Mart 2016
379 Nisa Süresi 71. Ayet Ve Devamı (Allah Yolunda Cihad) 8 Mart 2016
380 Nisa Süresi 65-70. Ayetler (İntihar Eylemleri) 1 Mart 2016
381 Nisa Süresi 60-65. Ayetler (Müslümanların Kur’ân’dan Kaçışı) 23 Şubat 2016
382 Nisa Süresi 58-59. Ayetler (Halifelik Makamı 2) 16 Şubat 2016
383 Nisa Süresi 58-59. Ayetler (Halifelik Makamı) 9 Şubat 2016
384 Nisa Süresi 56-57. Ayetler (Hocaları Sorgulayan Müslüman) 2 Şubat 2016
385 Nisa Süresi 53-54. Ayetler (Hikmetsiz Kalan Müslümanların Çaresizliği) 26 Ocak 2016
386 Nisa Süresi 48-52. Ayetler (Müslümanların Kimlik Bunalımı) 19 Ocak 2016
387 Nisa Süresi 47. Ayet (Kur’ân’a Güvenmemenin Acı Sonuçları) 12 Ocak 2016
388 Nisa Süresi 44-46 Ayet (Ayetleri Tahrif) 5 Ocak 2016
389 Nisa Süresi 43. Ayet (Abdestte Çıplak Ayağa ve Çoraplara Mesh) 29 Aralık 2015
390 Nisa Süresi 41-42. Ayetler (Kafir İle Günahkarın Farkı) 22 Aralık 2015
391 Harcama Kültürü, Nisa 36.Ayet 16 Aralık 2015
392 Nisa Süresi 36. Ayet (Anne-Babaya İyi Davranmak) 8 Aralık 2015
393 Nisa Süresi 36. Ayet (Müslümanları Batıran Şirk) 1 Aralık 2015
394 Nisa Süresi 35. Ayet (Aile Hakemliği) 24 Kasım 2015
395 Nisa Süresi 34. Ayet (Kadının Dövülmesi Meselesi 2) 17 Kasım 2015
396 Nisa Süresi 34. Ayet (Kadının Dövülmesi Meselesi) 10 Kasım 2015
397 Nisa Süresi 33. Ayet (Mirasta Kadın-Erkek Dengesi ve Avliyye) 3 Kasım 2015
398 Nisa Süresi 32. Ayet (Kendimizi Keşfedelim) 27 Ekim 2015
399 Büyük Günahlar 20 Ekim 2015
400 Sorgulamayan Müslümanlar Ve İntihar Eylemleri 13 Ekim 2015
401 Nisa Süresi 29. Ayet Ve Devamı (Faizli Kredi Ekonomiyi Öldürür) 6 Ekim 2015
402 Hac’da Şeytan Taşlama 29 Eylül 2015
403 Nisa Süresi 26-28. Ayetler (Allah’ın İradesi Ve Sünnetullah) 22 Eylül 2015
404 Nisa Süresi 25. Ayet Ve Devamı (Recim Cezası Konusunda Şii-Sünni İttifakı) 15 Eylül 2015
405 Nisa Süresi 25. Ayet (Evlenmede Öncelik Sıralaması) 8 Eylül 2015
406 Nisa Süresi 24. Ayet (Muta Nikahı) 1 Eylül 2015
407 Nisa Süresi 22-23. Ayetler (Hürmet-i Müsahare) 25 Ağustos 2015
408 Mekkeli Müşrikler Bir Nebi Beklentisi İçindemiydiler 18 Ağustos 2015
409 Nisa Süresi 20-21. Ayetler “Evlenme Ve Boşanma Kolay Olmalı” 11 Ağustos 2015
410 Nisa Süresi 19. Ayet (Kadına Yönelik Şiddet) 4 Ağustos 2015
411 Nisa Süresi 17-18. Ayetleri (Tevbe) 28 Temmuz 2015
412 Nebimizin Yürüttüğü İç Politika (Son Olaylara Kur’an Penceresinden Bakış) 21 Temmuz 2015
413 Kur’ân’a Göre İftar ve İmsak Vakitleri 16 Haziran 2015
414 Nisa Süresi 15-16. Ayetler (Batı Güdümüne Giren Müslümanların Perişan Hali) 9 Haziran 2015
415 Kur’an’a Göre İmsak Vakti – 2.Bölüm 6 Haziran 2015
416 Kur’an’a Göre İmsak Vakti – 1.Bölüm 2 Haziran 2015
417 Nisa Süresi 13-14. Ayetleri (Allah’ın Koyduğu Sınırların Aşılması ve Kader) 26 Mayıs 2015
418 Nisa Süresi 12. Ayet ve Kelale 19 Mayıs 2015
419 Nisa Süresi 12. Ayet – Miras Konuları 12 Mayıs 2015
420 Miras Ayetleri Bağlamında Vasiyet – 2 5 Mayıs 2015
421 Nisa Süresi 11. Ayet – Miras Paylaşımı 29 Nisan 2015
422 Nisa Süresi 11. Ayet 21 Nisan 2015
423 Nisa Süresi 8. Ayet – Miras (Vasiyet) 14 Nisan 2015
424 Nisa Süresi 8. Ayet – Miras 7 Nisan 2015
425 Nisa Süresi 6. Ayet – Miras’da Asabelik 31 Mart 2015
426 Nisa Süresi 6. Ayet – Yetim ve Öksüz Çocuklar 24 Mart 2015
427 Nisa Süresi 3.Ayet – Çok Eşlilik 17 Mart 2015
428 Nisa Süresi 2.Ayet – Evlilik Yaşı 10 Mart 2015
429 Nisa Süresi 1. Ayeti ve Devamı – Kadın ve Erkeğin Yaratılışı 3 Mart 2015
430 Al-i İmrân Süresi 196 – Dünyalıkla İmtihan 24 Şubat 2015
431 Al-i İmrân Suresi 188. Ayet – Yaratılan Ayetlerdeki Zikir 17 Şubat 2015
432 Al-i İmrân Suresi 187. Ayet – Kur’ân’ı Anlatma Görevi 10 Şubat 2015
433 Al-i İmrân Suresi 186. Ayet – Gayrimüslimlerle İlişkiler 3 Şubat 2015
434 Al-i İmrân Suresi 183. Ayet – Geleneksel Dinin Çıkmazları 27 Ocak 2015
435 Al-i İmrân Suresi 180. Ayet – Cimrilik Eden Kendine Eder 20 Ocak 2015
436 Ali İmran Suresi 179- Ayet – Kur’an’ı Merkeze Koyma Zorunluluğu 13 Ocak 2015
437 Al-i İmrân Suresi 169-172. Ayetler – Güven ve Kararlılık 6 Ocak 2015
438 Al-i İmrân Suresi 164-168. Ayetler – Allah’ın Bilgisi ve Kader 30 Aralık 2014
439 Al-i İmrân Suresi 156-161. Ayetler – Hoşgörülü ve İlkeli Olmak 23 Aralık 2014
440 Al-i İmrân Suresi 149-154. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 3 16 Aralık 2014
441 Al-i İmrân Suresi 142-148. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 2 9 Aralık 2014
442 Al-i İmrân Suresi 140-142. Ayetler – Sabır ve Cihat İmtihanı 2 Aralık 2014
443 Al-i İmrân Suresi 137-140. Ayetler – Allah’a Güvenenler En Üstünlerdir 25 Kasım 2014
444 Al-i İmrân Suresi 137-139. Ayetler-Sünnetullah Kavramı 18 Kasım 2014
445 Al-i İmrân Suresi 132-136. Ayetler 11 Kasım 2014
446 Al-i İmrân Suresi 130-131. Ayetler – Faiz ve Ekonomi 4 Kasım 2014
447 Al-i İmrân Suresi 121-129. Ayetler 28 Ekim 2014
448 Al-i İmrân Suresi 116-120. Ayetler 21 Ekim 2014
449 Al-i İmrân Suresi 109-115. Ayetler 14 Ekim 2014
450 Kurban İbadeti ve Bayram Ahlakı 30 Eylül 2014
451 Ehl’i Kitap ile İlişkiler 23 Eylül 2014
452 Gayri Müslimler ile İlişkiler 16 Eylül 2014
453 Al-i İmrân Suresi 104-108. Ayetler 9 Eylül 2014
454 Al-i İmrân Suresi 100-105. Ayetler – Allah’ın İpine Sarılmak 2 Eylül 2014
455 Al-i İmrân Suresi 98-101. Ayetler 26 Ağustos 2014
456 Âl-i İmrân Suresi 96-97.ayetler 19 Ağustos 2014
457 Âl-i İmrân Suresi 92-93.ayetler 12 Ağustos 2014
458 Tevbe Nedir? Nasıl Yapılır? 7 Ağustos 2014
459 Yatsı Namazı ve İmsak Vakti 24 Haziran 2014
460 Esirlere Yapılması Gereken Muamele 17 Haziran 2014
461 Ali-İmran Suresi 90. Ayet 10 Haziran 2014
462 Ali-İmran Suresi 85-89. Ayetler 3 Haziran 2014
463 Ali-İmran Suresi 83-84. Ayetler 27 Mayıs 2014
464 Ali-İmran Suresi 81-82. Ayetler 20 Mayıs 2014
465 Ali-İmran Suresi 81. Ayet 13 Mayıs 2014
466 Ali-İmran Suresi 78-80. Ayetler – Nebimizin Sözleri Vahiy midir? 6 Mayıs 2014
467 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-3 Paralel Din 29 Nisan 2014
468 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-2 Paralel Din 22 Nisan 2014
469 Ali-İmran Suresi 78. Ayet – Kur’an ile Aldatanlar-1 Paralel Din 15 Nisan 2014
470 Ali-İmran Suresi 77. Ayet 8 Nisan 2014
471 Geçici Zaferi Kalıcı Hale Getirmek 1 Nisan 2014
472 Ali-İmran Suresi 70-77. Ayetler 25 Mart 2014
473 Ali-İmran Suresi 64-69. Ayetler 11 Mart 2014
474 Ali-İmran Suresi 64. Ayet – Dinler Arası Diyalog İhaneti 4 Mart 2014
475 Ali-İmran Suresi 60-64. Ayetler – Kur’an’da Mehdilik 25 Şubat 2014
476 Ali-İmran Suresi 56-59. Ayetler – İsa (a.s) ve Adem (a.s)’ın Yaratılışları 18 Şubat 2014
477 Ali-İmran Suresi 51-55. Ayetler – İsa a.s’ın İstismarı 11 Şubat 2014
478 Ali-İmran Suresi 51-55. Ayetler – İsa a.s’ın İstismarı – 2 (Şahs-i Manevi) 11 Şubat 2014
479 Ali-İmran Suresi 49-51. Ayetler – İsa a.s. Hayatı 4 Şubat 2014
480 Yahudilere Temiz Yiyeceklerin Haram Kılınması 4 Şubat 2014
481 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 4 28 Ocak 2014
482 Ali-İmran Suresi 44-48. Ayetler 28 Ocak 2014
483 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 3 21 Ocak 2014
484 Ali-İmran Suresi 38-44. Ayetler – Meryem Ana 21 Ocak 2014
485 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? – 2 14 Ocak 2014
486 Ali-İmran Suresi 33-37. Ayetler – Zekeriyya a.s. ve Meryem Ana 14 Ocak 2014
487 Adil Yargılama Nasıl Olmalıdır? 7 Ocak 2014
488 Ali-İmran Suresi 33. Ayet – Haddini Aşmak 31 Aralık 2013
489 Allah’ın Kullarını, Allah’ın Kitabına Davet 24 Aralık 2013
490 Ali-İmran Suresi 33. Ayet 17 Aralık 2013
491 Ali-İmran Suresi 30. Ayet 10 Aralık 2013
492 Ali-İmran Suresi 29. Ayet 3 Aralık 2013
493 Ali-İmran Suresi 28-30. Ayetler – Kafirleri Dost Edinmek 26 Kasım 2013
494 Ali-İmran Suresi 27. Ayet 19 Kasım 2013
495 Ali-İmran Suresi 26-27. Ayetler 12 Kasım 2013
496 Ali-İmran Suresi 19-25. Ayetler – Allah’ın Kitabına Teslim Olmak yada Olmamak 5 Kasım 2013
497 Ali-İmran Suresi 14-20. Ayetler – Müslümanların Kur’an Karşısındaki Tavırları 29 Ekim 2013
498 Dünya Sevgisi 22 Ekim 2013
499 Ali-İmran Suresi 8-12. Ayetler – Muhkem Müteşabih Ayetler – 3 8 Ekim 2013
500 Ali-İmran Suresi 7. Ayet – Muhkem Müteşabih Ayetler – 2 1 Ekim 2013
501 Muhkem ve Müteşabih Ayetler 24 Eylül 2013
502 Ali-İmran Suresi 5-6. Ayetler 17 Eylül 2013
503 Kur’an’da Furkan Kavramı 10 Eylül 2013
504 Ebubekir Sifil ve Faruk Beşer’e Cevaplar 27 Ağustos 2013
505 Kur’an’ı İkinci Sıraya Koymak 20 Ağustos 2013
506 Kur’an’ın Önceki Kitapları Tasdiki 20 Ağustos 2013
507 Ali-İmran Suresi 1-2. Ayetler 13 Ağustos 2013
508 Bakara Suresi 285-286 Ayetler 2 Temmuz 2013
509 Bakara Suresi 284-Ayet Kişinin İçinde Olanlardan Sorumluluğu 25 Haziran 2013
510 Bakara Suresi 283. Ayet – Vasiyet ve Rehin 18 Haziran 2013
511 Bakara Suresi 282. Ayet – 11 Haziran 2013
512 Kur’an’daki Musa-Hızır Kıssasının Kader Konusu ile İlgisi 4 Haziran 2013
513 Bakara Suresi 282. Ayet – Daru’ul-harpte Faiz, Borcun Zekata Sayılması ve Borcun Belgelenmesi 28 Mayıs 2013
514 Bakara Suresi 278-280. Ayetler 14 Mayıs 2013
515 Bakara Suresi 277-279. Ayetler-Kredi Sisteminin Ekonomiye Etkisi 7 Mayıs 2013
516 Bakara Suresi 275-276. Ayetler 30 Nisan 2013
517 Bakara Suresi 274. Ayet 23 Nisan 2013
518 Bakara Suresi 270-273. Ayetler – Yardımı İncitmeden Yapmak 16 Nisan 2013
519 Bakara Suresi 269. Ayet – Hikmet ve Sünnet 9 Nisan 2013
520 Bakara Suresi 267. Ayet 2 Nisan 2013
521 Bakara Suresi 262-266. Ayetler 26 Mart 2013
522 Kader İnancının Hesap Günündeki Yansımaları 19 Mart 2013
523 Kader İnancının Dini Hayata Yansımaları 12 Mart 2013
524 Allah’ın Bilgisi ile İlgili Ayetler 5 Mart 2013
525 Allah’ın Gayb Bilgisi 26 Şubat 2013
526 Doğru Allah İnancı 19 Şubat 2013
527 İnsanın Kaderi Ne Zaman Yazılır 12 Şubat 2013
528 Allah’ın İlmi ve İradesi 5 Şubat 2013
529 Bakara Suresi 261. Ayet ve Kader Konusuna Cevaplar 22 Ocak 2013
530 Kader Konusunda Yapılan Tenkitlere Cevaplar – 2 15 Ocak 2013
531 Kader Konusunda Yapılan Tenkitlere Cevaplar 8 Ocak 2013
532 Başımıza Gelenler Ne Zaman Yazılır? 1 Ocak 2013
533 Allah’ın Bilgisi ve Kader 25 Aralık 2012
534 Canlıların İlk Yaratılışı ve Yaratılışın Tekrarı 18 Aralık 2012
535 Bakara Suresi 258. Ayet – Üzeyir(a.s.) Allah’ın Oğlu mudur? 11 Aralık 2012
536 İbrahim As’ın Tağuta Karşı Tavrı 4 Aralık 2012
537 Bakara Suresi 257-258. Ayetler 27 Kasım 2012
538 İnandığı Gibi Yaşama Hürriyeti 20 Kasım 2012
539 Bakara Suresi 255. Ayet – Allah İnancı (Ayetu’l Kursi) 13 Kasım 2012
540 Bakara Suresi 254. Ayet 6 Kasım 2012
541 Resul Kavramının İçinin Boşaltılması 30 Ekim 2012
542 Kurban Bayramının Vakti ve Bayram İle İlgili Hükümler 23 Ekim 2012
543 Kur’an Sünnet Bütünlüğünde Kurban İbadeti 16 Ekim 2012
544 Bakara Suresi 246-252. Ayetler – Allah’a Güvenen Kazanır 9 Ekim 2012
545 Bakara Suresi 240-245. Ayetler 2 Ekim 2012
546 İddet Bekleyen Kadının Geçindirilmesi 2 Ekim 2012
547 Ölüm İddeti Bekleyen Kadının Evden Çıkması 2 Ekim 2012
548 Ölüm, Allaha Ait Bir Karardır 2 Ekim 2012
549 Kaza Namazı Yoktur, Korku Namazı Nedir? 25 Eylül 2012
550 Bakara Suresi 235. Ayet 18 Eylül 2012
551 Bakara Suresi 234. Ayet 11 Eylül 2012
552 Bakara Suresi 233. Ayet 4 Eylül 2012
553 Bakara Suresi 230. Ayet 28 Ağustos 2012
554 Kadir Gecesi 14 Ağustos 2012
555 Evlilik İle İlgili Mezheplerin Hataları 7 Ağustos 2012
556 Oruçla Alakalı Güncel Meseleler 31 Temmuz 2012
557 Bakara Suresi 185-187. Ayetler 24 Temmuz 2012
558 Nikahın Denetlenmesi 26 Haziran 2012
559 Bakara Suresi 230. Ayet 19 Haziran 2012
560 Kadının Boşama Hakkı İftida 3 12 Haziran 2012
561 Kadının Boşanması 5 Haziran 2012
562 Boşanma (Talak ve İftida) 29 Mayıs 2012
563 Kur’an’da Erkeğin Eşini Boşaması 22 Mayıs 2012
564 İla ve Yemin 15 Mayıs 2012
565 Bakara Suresi 222. Ayet 8 Mayıs 2012
566 Farklı Dinden Olanların Evliliği 1 Mayıs 2012
567 Yetimlerle İlgili Ayetler 24 Nisan 2012
568 Artan Malın Hepsi Verilecek mi? 17 Nisan 2012
569 Peygamberi Yanlış Algılamak 10 Nisan 2012
570 Bakara Suresi 218-219. Ayetler – İçki ve Kumar Yasağı 3 Nisan 2012
571 Bakara Suresi 214-217. Ayetler 27 Mart 2012
572 Dinlerde Süreklilik ve Allah’ın Kitabına Uyma Zorunluluğu 20 Mart 2012
573 Kafir ve Münafıkların Davranışları 13 Mart 2012
574 Şeytan Taşlama 6 Mart 2012
575 Bakara Suresi 197-202. Ayetler 28 Şubat 2012
576 Hac Farklı Zamanlarda Yapılabilir mi? 21 Şubat 2012
577 Hac Kurbanı 14 Şubat 2012
578 Faizin Ekonomiye Etkileri – Doç.Dr. Servet Bayındır 7 Şubat 2012
579 Ekonomi Krediye Değil Zekatla Gelişir 31 Ocak 2012
580 Ceza Yargılamasında Objektif Delil 24 Ocak 2012
581 Bakara Suresi 190-191. Ayetler – Savaş Hukukunun Temel Kuralı 17 Ocak 2012
582 Bakara Suresi 188. Ayet – 1 – Rüşvet 10 Ocak 2012
583 Bakara Suresi 188. Ayet – 2 – Hilal Hesapla Belirlenir 10 Ocak 2012
584 Bakara Suresi 183-187. Ayetler 3 Ocak 2012
585 Çağdaş Kölelik Sistemi – Kredi 27 Aralık 2011
586 Özel Hayatın Gizliliği 20 Aralık 2011
587 Bakara Suresi 180-183. Ayetler – Vasiyet ve Miras 13 Aralık 2011
588 Bakara Suresi 180-181. Ayetler – Mirası Paylaştırma Görevi 6 Aralık 2011
589 Bakara Suresi 178-179. Ayetler – Ölüm Cezası 29 Kasım 2011
590 Bakara Suresi 178-179. Ayetler – Kur’an’da Kısas Cezası 22 Kasım 2011
591 Bakara Suresi 177. Ayet – Allah Yolunda İyi Olanlar 15 Kasım 2011
592 Ayet ve Hadislere Göre Kurban İbadeti 1 Kasım 2011
593 Allah’ın Evliyası Kimlerdir? 25 Ekim 2011
594 Bakara Suresi 172-175. Ayetler – Helal Gıda 18 Ekim 2011
595 B. 171. Ayet – Kalp, Göz ve Kulakların Mühürlenmesi Ne Demektir? 11 Ekim 2011
596 Bakara Suresi 168-170. Ayetler – Hayvan Kesimi ve Deniz Ürünleri 4 Ekim 2011
597 Bakara Suresi 163-167. Ayetler – Allah İle İlişkiyi Koparmak 27 Eylül 2011
598 Bakara Suresi 159-162. Ayetler – Ayetleri Gizlemek Küfürdür 20 Eylül 2011
599 Bakara Suresi 158. Ayet – Geleneğin Kur’an ve Sünnet Anlayışı 13 Eylül 2011
600 Bakara Suresi 155-157. Ayetler – Sıkıntıyı Bunalıma Dönüştürmemek 6 Eylül 2011
601 Kadir Gecesi 23 Ağustos 2011
602 Sosyal ve Ekonomik Açıdan Zekat 16 Ağustos 2011
603 Kur’an ve Sünnet Işığında Teravih Namazı 9 Ağustos 2011
604 Bakara Suresi 183-186. Ayetler – Oruç 2 Ağustos 2011
605 Bakara Suresi 154. Ayet 5 Temmuz 2011
606 Kutuplara Yapılan İkinci Yolculuk 30 Haziran 2011
607 Bakara Suresi 153. Ayet – Allah’tan Başkasından Yardım İstenir mi? 14 Haziran 2011
608 Bakara Suresi 152. Ayet – Allah’ı Zikir 7 Haziran 2011
609 Bakara Suresi 152. Ayet – Kur’an’da Hikmet Kavramı 31 Mayıs 2011
610 Bakara Suresi 151-152. Ayetler – Sahabenin Kur’an Eğitimi 24 Mayıs 2011
611 Bakara Suresi 142-150. Ayetler -“Kıblenin Değişmesi” 17 Mayıs 2011
612 Bakara Suresi 142. Ayet 10 Mayıs 2011
613 Bakara Suresi 139-141. Ayetler 3 Mayıs 2011
614 Bakara Suresi 135-138. Ayetler 26 Nisan 2011
615 Kur’an’da Peygamber Algısı 19 Nisan 2011
616 Bakara Suresi 130-134. Ayetler 12 Nisan 2011
617 Bakara Suresi 124-130. Ayetler 5 Nisan 2011
618 İbrahim (A.S.)’ın Geçirdiği İmtihanlar – 2 29 Mart 2011
619 İbrahim (A.S.)’ın Geçirdiği İmtihanlar 22 Mart 2011
620 Bakara Suresi 124-128. Ayetler 15 Mart 2011
621 Bakara Suresi 122-123. Ayetler 8 Mart 2011
622 Bakara Suresi 121. Ayet 1 Mart 2011
623 Bakara Suresi 120. Ayet 22 Şubat 2011
624 Bakara Suresi 117-119. Ayetler 15 Şubat 2011
625 Bakara Suresi 116. Ayet 8 Şubat 2011
626 Kutuplarda Namaz Vaktinin Tespiti 1 Şubat 2011
627 Bakara Suresi 114-115. Ayetler 25 Ocak 2011
628 Bakara Suresi 113. Ayet 18 Ocak 2011
629 Bakara Suresi 110-112. Ayetler 11 Ocak 2011
630 Bakara Suresi 109. Ayet – “Ehl-i Kitabın Kıskançlıkları” 4 Ocak 2011
631 Bakara 108. Ayet – “Ehl-i Kitap ve Müşriklerin Peyg. İstekleri” 28 Aralık 2010
632 Bakara Suresi 105-107. Ayetler – İlahi Kitaplarda Nesh 21 Aralık 2010
633 Bakara Suresi 104. Ayet – İlahi Kitapların Tahrifi 14 Aralık 2010
634 Bakara Suresi 102-104. Ayetler 7 Aralık 2010
635 Bakara Suresi 97-102. Ayetler 30 Kasım 2010
636 Bakara Suresi 91-96. Ayetler 23 Kasım 2010
637 Hayvan Kesimi 9 Kasım 2010
638 Hayvan Kesimi – Sorular ve Cevaplar 9 Kasım 2010
639 Kurban İbadeti 2 Kasım 2010
640 Kurban İbadeti – Sorular ve Cevaplar 2 Kasım 2010
641 Konulu Kuran Sohbetleri – Hacc İbadeti 26 Ekim 2010
642 Konulu Kuran Sohbetleri – Hacc İbadeti – Sorular ve Cevaplar 26 Ekim 2010
643 Bakara Suresi 87-90. Ayetler 19 Ekim 2010
644 Bakara Suresi 84-86. Ayetler 12 Ekim 2010
645 Bakara Suresi 83. Ayet – 4. Bölüm 5 Ekim 2010
646 Bakara Suresi 83. Ayet – 3. Bölüm 28 Eylül 2010
647 Bakara Suresi 83. Ayet – 2. Bölüm 21 Eylül 2010
648 Bakara Suresi 83. Ayet 14 Eylül 2010
649 Bakara Suresi 80-82. Ayetler / Günaha Batma ve Sonuçları 31 Ağustos 2010
650 Bakara Suresi 78-79.Ayetler – Kendi Kitaplarını Kuran Gibi Gösterenler 24 Ağustos 2010
651 Bakara Suresi 74-77. Ayetler / İman ve Küfür İlişkisi 17 Ağustos 2010
652 Bakara Sûresi 183-187.Ayetler / Oruç 10 Ağustos 2010
653 Bakara Sûresi 72-73.Ayetler – Ölülerin Diriltilmesi 6 Temmuz 2010
654 Bakara Sûresi 65-71.Ayetler – Kurbanlık Boğa Olayı 29 Haziran 2010
655 Bakara Sûres 65.Ayet – Allah’a İsyanın Dünyadaki Sonuçları 22 Haziran 2010
656 Bakara Sûresi 64.Ayet – Yahudilerden Alınan Söz 15 Haziran 2010
657 Bakara Sûresi 62.Ayet – Kimler Cennete Girer 8 Haziran 2010
658 Bakara Sûresi 61.Ayet – Tarım ve Avcı Toplumu 25 Mayıs 2010
659 Bakara Suresi 60. Ayet – Mucize ve Keramet 18 Mayıs 2010
660 Bakara Sûresi 58-59 – Ehl-i Kitabın Dünya Hakimiyeti Beklentisi 11 Mayıs 2010
661 Bakara Sûresi 53-58 Ayetler – Hz. Musa’ya İnen Kitap 4 Mayıs 2010
662 Bakara Sûresi 50-52 Ayetler – Yahudilerin Denizi Geçme Mucizesi 27 Nisan 2010
663 Bakara Sûresi 47-52 Ayetler – Yahudilere Verilen Nimetler 20 Nisan 2010
664 Bakara Sûresi 40-46 Ayetler – Yahudilerin Peygamber Beklentisi 13 Nisan 2010
665 Bakara Sûresi 39.Ayet – İnsanların ve Cinlerin Ortak Sorumluluğu 6 Nisan 2010
666 Bakara Sûresi 34-39 Ayetler 30 Mart 2010
667 Bakara Sûresi 34.Ayet – Hz. Adem (as) ve Cenneti 23 Mart 2010
668 Bakara Sûresi 31.Ayet – Hz. Adem’e Eşyanın İsimlerinin Öğretilmesi 16 Mart 2010
669 Bakara Sûresi 30.Ayet – Halifelik 9 Mart 2010
670 Bakara Sûresi 29.Ayet / Göklerin ve Yerin Yaratılışı 2 Mart 2010
671 Bakara Sûresi 28.Ayet / Reenkarnasyon İddialarına Kur’an’dan Cevaplar 23 Şubat 2010
672 Bakara Sûresi 26-27 Ayetler – Allah’a Teslimiyet 16 Şubat 2010
673 Bakara Sûresi (25) Ayet / Cennet ve Cennet Nimetleri 26 Ocak 2010
674 Bakara Sûresi (24-25) Ayetler 19 Ocak 2010
675 Bakara Sûresi (23-24) Ayetler 12 Ocak 2010
676 Bakara Sûresi (21-22) Ayetler 5 Ocak 2010
677 Bakara Sûresi (7-20) Ayetler 29 Aralık 2009
678 Bakara Sûresi (5-7) -1 22 Aralık 2009
679 Bakara Sûresi (1-5) 15 Aralık 2009
680 Bakara Sûresi -1 8 Aralık 2009
681 Fatiha Sûresi -1 1 Aralık 2009
682 Bakara Sûresi (5-7 Ayetler) -1 22 Kasım 2009
683 Bakara Sûresi (1-5 Ayetler) -1 15 Kasım 2009
684 Fatiha Sûresi -1 8 Kasım 2009
685 Ehli Kitap ve Müşrikler 30 Haziran 2009
686 Nas Sûresi / Vesvese 28 Nisan 2009
687 Hased ve Nazar 21 Nisan 2009
688 Felak Sûresi / Şerden Korunma 17 Nisan 2009
689 İhlas Sûresi / Allah’ın Varlığı 7 Nisan 2009
690 Tebbet Sûresi / Beddua 31 Mart 2009
691 Nasr Sûresi / Allah’ın Yardımı 24 Mart 2009
692 Roma Ziyareti 17 Mart 2009
693 Kafirûn Sûresi / Kafirler 3 Mart 2009
694 Kevser Sûresi / Kurban 24 Şubat 2009
695 Maûn Sûresi / Dini Yalanlayanlar 17 Şubat 2009
696 Kureyş Sûresi / Kadınların Mahremsiz Yolculuğu 10 Şubat 2009
697 Fil Sûresi / Fil Olayı ve Yanardağ Patlaması 3 Şubat 2009
698 Hümeze Sûresi / Koğuculuk 27 Ocak 2009
699 Asr Sûresi / İyiliği ve Sabrı Tavsiye 20 Ocak 2009
700 Tekasür Sûresi / Çoğaltma Sevgisi ve Ölüm 13 Ocak 2009
701 Kur’anda İsrailoğulları 6 Ocak 2009
702 Karia Sûresi / Sevapların ve Günahların Tartılması 30 Aralık 2008
703 Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri 23 Aralık 2008
704 Adiyat Sûresi / Aşırı Mal Sevgisinin Tehlikesi 16 Aralık 2008
705 Ayetler ve Hadisler Işığında Kurban 2 Aralık 2008
706 Ayetler ve Hadisler Işığında Mut’a Nikahı 25 Kasım 2008
707 Hac 11 Kasım 2008
708 Zilzal Sûresi / Hesap Günü 11 Kasım 2008
709 Zilzal Sûresi / Zelzele 4 Kasım 2008
710 Beyyine Sûresi / Hanifler 27 Ekim 2008
711 Beyyine Sûresi / Kafirler ve Müşrikler 27 Ekim 2008
712 Alak Sûresi / Namaz Vakitleri 14 Ekim 2008
713 Alak Sûresi / Yaratılış Safhaları 7 Ekim 2008
714 Kadr Sûresi / Kadir Gecesi 26 Eylül 2008
715 Alak Sûresi / Okumanın Önemi 16 Eylül 2008
716 Tin Sûresi / Salih Amel 9 Eylül 2008
717 İnşirah Sûresi / Zorluk ve Kolaylık 2 Eylül 2008
718 Oruç 26 Ağustos 2008
719 Duha Sûresi / Yetimlik 19 Ağustos 2008
720 Duha Sûresi / Peygamberin Yetimliği 12 Ağustos 2008
721 Leyl Sûresi / Cömertlik ve Cimrilik 15 Temmuz 2008